
Kamuda memur ve öğretmen sendikalarıyla başlayan eylemler işçi sendikalarının da katılımıyla genişliyor
Ülkedeki sendikalardan, “yolsuzluk ve yoksulluğa karşı” büyük ittifak
Sendikalar, hükümetin ekonomi ve vergi politikalarını “adaletsiz” olarak nitelendiriyor
EYLEM, YÜRÜYÜŞLE BAŞLADI
Kamuda bir süredir devam eden gerginlik, sendikaların güç birliği kararı ve sokak eylemleriyle yeni bir boyuta taşındı. Başbakanlıktan sonra sendikaların dünkü eylem adresi Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı oldu. Kamuda yetkili beş büyük sendikanın öncülük ettiği yürüyüşe, işçi sendikalarının da destek vermesiyle çalışma hayatında geniş çaplı bir mutabakat oluştu. KTAMS, KAMUSEN, KAMU-İŞ, KTÖS ve KTOEÖS yetkililerinin eyleminde, “Yolsuzluğa, Yoksulluğa ve Yok Oluşa Hayır” pankartı taşındı. Yürüyüşle başlayan Eylemde hükümet aleyhine sloganlar atılırken, asgari ücrete yapılan yetersiz artış da dövizlerle protesto edildi. El-Sen’in de destek verdiği eylemde bakanlık önünde ateş yakıldı.
“TOPLUMSAL VAROLUŞ”
Sendikacılar mevcut idari yapıyı liyakatten uzak, “partizan ve organize bir sömürü düzeni” olarak tanımlıyor. Eylem alanında sendika temsilcileri tarafından yapılan açıklamalarda, çalışanların alım gücünün bilinçli bir şekilde geriletildiği ve kamu kaynaklarının belirli kesimlere “peşkeş çekildiği” savunuluyor. Hükümetin eleştirilere karşı takındığı üslubu reddeden sendikacılar, liyakatsiz atamalar ve şeffaf olmayan harcamalar karşısında geri adım atmayacaklarını vurguluyor. Sendikalara yönelik itibarsızlaştırma çabalarına karşı omuz omuza durma kararı alan örgütler, bu sürecin sadece bir hak arayışı değil, toplumsal bir varoluş mücadelesi olduğunu savunuyor. Sendikalar, hükümet istifa edene veya somut adımlar atılana dek sokakta olacaklarının altını çiziyor.
EYLEMLER GİDEREK ARTACAK
Kamuda yetkili sendikaların öncülüğünde başlayan protestolar, yalnızca belirli bakanlıkları ya da uygulamaları değil, yönetim anlayışının bütününü hedef alan bir çizgiye evrilmiş durumda. İşçi ve memur kanadının “birlikte hareket etme” kararıyla birlikte, önümüzdeki günlerde grev ve yürüyüşlerin kamunun tüm noktalarına yayılması bekleniyor. Sendikalar, “baskı ve tehditlere” rağmen geri adım atılmayacağını, hukuki ve demokratik tüm yolların birlikte kullanılacağını vurguluyor. Genel tablo, sendikaların yalnızca ücret artışlarına değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararı ekseninde şekillenen daha kapsamlı bir mücadele hattı kurduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde eylemlerin hem kapsam hem de sertlik açısından artması, sendika-hükümet geriliminin yeni bir safhaya taşınması beklentiler arasında.





































