EkonomiKıbrısManşetSiyaset

İzaha muhtaç olanlar var

KKTC bir devletse ki iddiamız o yönde o zaman bunun gereğini de eksiksiz yerine getirmek durumundasınız

Teknecik Santrali’ne gelen geminin su derinliği ve tahliye riski güvenliği konularının dışında sorgulanması gereken çok önemli bir konu daha vardı. Belli ki bunu birçoğumuz gözden kaçırmışız. Şimdi gelin hep birlikte  çok basit bir hesap yapalım.

Teknecik santraline gelen geminin tonajı 37.582 DWT (YAZ)

Bu geminin getirdiği akaryakıt miktarına önce  13.000 TON denildi. Sonra 16’da karar kılındı. Biz 13 bin ton üzerinden ilerleyelim. Yani bu durumda söz konusu geminin ton kapasitesi 37.582 iken 13000 ton akaryakıtla adaya geliyor. Arada ise 24.582 TON kapasite farkı söz konusu.

Mesele ise şu; Diyelim ki 23 USD PER TON ve ya Metreküp değeri ile geldi bu tanker gemisi.

Normal  şartlarda bu geminin navlunu 37.000 x 23 USD PER TON /metre küp = 851.000 USD olması gerekir.

Oysa gelen 13.000 TON x23 USD = 299.000 Dolar.

Arada oluşan fark 552.000 USD.

Burada soru şu bu geminin bu şekilde zararına gelmesi mantık dışı görünüyor. Dolayısıyla hiçbir armatör ve ya acente  böyle bir kayıpla yük taşımaz. Tabi eğer babasının anasının hayrına yapmadıysa bu hizmeti! Dolayısıyla hiçbir işletme böylesi bir kayıpla iş yapmaz. O halde arada oluşan bu navlun farkını kim verdi?

Ya da bu kayıp nasıl telafi edildi?

Anlatmak istediğim şu ki. Bu tahliye ilk kez yapılmıyor Teknecik’te. Dolayısıyla bunun belli bir prosedürde kurumsallık ciddiyeti ile icra edilmesi gerekirken her şeyin böylesine bir gelişigüzellik içinde ele alınması kabul edilemez. KKTC bir devletse ki iddiamız o yönde o zaman bunun gereğini de eksiksiz yerine getirmek durumundasınız.

Bugüne kadar liyakat hariç her türlü çıkar doğrultusunda atamalar yaparak iş bilmez kadroları yetkilendirdiniz. Bu sorumsuz anlayışla lakayt ciddiyetten yoksun bir düzen yarattınız. Bu düzen içinde telafisi mümkün olmayan kayıplar verdik.

Ormanlarımız yandı, hiç bir önlem alınmadı bu kafayla daha da yanacak, denizlerimiz lağımdan girilmez halde,

Dünyanın en güzel denizini ve plajlarını kanalizasyon çukuruna çevirmeyi başaran bir ülke haline geldik. Ne çevre tanıyoruz, ne anayasaya, ne sağlık, ne de doğa…

Diğer Haberler