GenelKıbrısManşetSiyasetToplumTürkiye

Katiller ‘bu acıda’ boğulmalı!

Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias Davası’nın ikinci gününde müştekilerin beyanları gözyaşları ile dinlendi…

Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias Davası’nın ikinci gününde müştekilerin beyanları gözyaşları ile dinlendi…

Oğuz: Mal sahipleri keşke orada olsaydılar. Ailelerin acılarını paylaşabilseydiler, bir kapı açabilseydiler. Dün söylenenlerin hepsi yalan

Çavuşoğlu: Mal sahibi oralarda olduğunu söylüyor, tamamen yalan. Ne geldiler ne yardım ettiler ne de utandılar. Bu insanlar katildir, katillikten yargılanmalıdırlar

Akın: 5 Şubat sabahı ben Kahramanmaraş’a hareket ettim ve iki aslan parçamı odada son kez gördüm… Bina yıkıldı, benim dünyam yıkıldı

Akın: İsias bir kum yığınıydı… Aileler olarak kovalar bulduk, ellerimizle kazıdık, ellerimizdeki taş kum yığınına dönüyordu”

“Yataklarından kalkamamış canlarla karşılaştık”

“Babamı değil en yakın arkadaşımı kaybettim”

“Ben emekliliği düşünüyordum, kızım rehber olup bana buraları o gezdirecekti”

Aydoğdu: Kıbrıslılar olmasaydı benim çocuğumu çıkarmazlardı

Baytekin: Ayağımın bastığı yer kayıyordu. İsias Otel’de elle tutulacak kaliteli bir şey yoktu

Bilgen: 6 Şubat’ta hayatımız bitti, biz nefes alamıyoruz

Bulut: Ahmet Bozkurt neden oradaydı, sadece otelde olan kasanın çıkarılmasını bekledi

Arslan: Biz dün çok yalan dinledik. Kaçak kat çıktıkları çok belli. Biz yatak çıktığında korkuyorduk, çünkü her yatak çıktığında bir cenaze çıkıyordu

Akın: 3 gün boyunca orada insan ve çocuk sesi yoktu… Her moloz parçasının altından kum çıktı

Uluçay: Bir cinayetle karşı karşıya kaldık. Kum yığını haline gelen bu bina olmasaydı, bizim çocuklarımız hayatta olacaktı

Çetiner: Bir insanın anne, babanın görmemesi gereken şeyleri gördüm. Çocuğumun yüzü gözümün önündedir. Sanıklar karşımıza geçip pişkin pişkin yalan söylüyor

“Yalan dolanlarla yarattıkları cehennem keşke kendi başlarına çökseydi, inşallah hapiste çürüsünler”

Aktuğralı: Bu sanıkların tamamı gözümüze baka baka yalan söyledi. Benim ve hepimizin hayatını bitirdiler. Deprem öldürmedi bizi, siz öldürdünüz. Katilsiniz

Çevik: Kardeşim karanlıktan korktuğu için mezarına ışık koydum. Nehir’imin ve hiçbirinin göremediği gökyüzünü hiçbir sanık göremesin

Dağlı: Sanıklar ömür boyu hapiste kalsalar bile bizden daha iyi yaşayacaklar. Biz her gün boğuluyoruz, 11 aydır yatağımda yatamadım. Keşke idam cezası olsa da idam edilseler

Efe: Biz hastanede ararken, benim çocuğumu Kıbrıs grubu çıkarıp temizlemişler ve teşhis etmişler

Ekiz: Çocuklarıma daha çok zaman ayırmak, insan gibi yaşamak için berberliği bıraktım ama bu ahlaksızlar, katiller benim çocuğumu aldı

Kumsal: Ben kızımın cesedini göremedim, lohusalığımı yaşayamadım. İki çocuğumun arasında kaldım. Sanıklar istiyorum ki karşıma gelip yüzüme baksınlar

Gökçen: Ben evladımı evlendirmeyi torun sahibi olmayı beklerken, kendimi hangi mezar taşını yaptırayım diye düşünürken buldum

Can: Kıbrıs’a gittim, tek tek annelere gittim mezarlara tek tek çiçek ektim. Çocuğum bana enkaz altından mesaj yazdı, 3 ay sonra gördüm mesajını. Ses kayıtlarını şimdi öğreniyorum

İçme: ‘Donarak öldüler’ diyen Bozkurt var ya, çocuklarımızdan hiç ses yoktu. Siz çocuk katilisiniz

İpekçioğlu: Ben her gün mezara gidip kızımın saçını okşar gibi toprağını okşuyorum

İsrafiloğlu: Bizim çok güzel hayallerimiz vardı. Sanıklar bizim hayallerimizi çaldı

İş: Benim oğlumu deprem öldürmedi vicdansızlıklarla yapılan İsias öldürdü

Kale: Oğlumu hayalleriyle toprağın altına gömdük

Karakaya: Bizim çocuklarımızın hepsi şehit ilan edildi. Bu hesap görülecek

Karakaya: Ben Selin’imin saçının teline zarar gelmesin diye uğraşırken, çocuğum kumların altında nefes alamadan can verdi

Karasel: Her şeyimizi İsias enkazında bıraktık… Hiç kimse böyle bir ölümü hak etmiyor. Hiçbirimiz yaşadıklarımızı hak etmedik

Kılıç: Teşhis için çağırdıklarında yüzüne bakamadım, kabullenmek istemedim. Annesini çağırdım. Annesi çığlık atıp yere düştü. Ben sonra bakabildim”

Koç: Oğlumu kaybettiğimden beri terapilerle ayakta duruyorum

Konuklu: Cesetlerin yüzlerinde korkuyu gördüm, hepsini ezim ezim ezdiniz

Öz: Çok zor şartlarda okuttum çocuklarımı… Kıbrıslılar olmasaydı oğlumun cenazesini bulamayacaktık

Nurluöz: Davanın emsal olması beklentisi içindeyiz. Görülmemiş bir cezayla sonuçlanacağından eminiz

Özberkman: Diğer çocukların anneleri orada yok, üzülmesinler diye kızımı son kez öpemedim

Sabancı: Bilimle dalga geçilmesine şahit olduk… Evladı, torunu olan sıkı sıkı sarılsın çünkü bazen sabahı olmayabiliyor

Tabarlı: Ben inşaatçıyım, çocuk mu kandırıyorlar… Binayı sakat ettiler

Tan: Vefat etmiş birini özlemek dünyanın en zor, en çaresiz şeyi, adalet istiyoruz

Topukçuoğlu: Ben çocuğumu ayaklarından teşhis ettim. Eşime ‘oğlumuzu buldum, tek parça ve tanınabilir haldedir’ dedim

Tülek: Bu enkazda en ufak kusurum olduğunu düşünsem o enkazın önünde hayatımı sonlandırırdım dedi. Yapmak için neyi bekliyorsun

Yeniçier: Bize dün bir tiyatro oynadılar. Bizim yaşadığımız çaresizliğin tonlarcasını onlar yaşayacak. Buna inanıyorum

Yılmaz: Orada üşümekten utandığım anlar oldu. Sonu kötü olacaksa bir an önce canını al diye dua ettim. Bina denen şeyle oradaki canlara işkence ettiler

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu