
Limanla sınırlı kalmayan modelde hedef; dijital ekonomi, yüksek katma değerli yatırım ve dünyaya açılan şirketler
Yazılımdan Fintech’e, oyundan uluslararası ticarete: serbest bölge modelinin ülke geneline yayılması tartışmaya açıldı
SERBEST LİMAN MODELİ ÜLKE GENELİNE YAYILABİLİR
KKTC ekonomisi için gündeme gelen yeni model, mevcut Serbest Liman ve Bölge uygulamasının yalnızca Gazimağusa ile sınırlı kalmayarak ülke geneline yayılmasını öngörüyor. Mevcut sistemde belirli şartlar altında vergi ve gümrük avantajları sağlanırken, yeni yaklaşımda bu yapının daha geniş bir yatırım ve üretim modeline dönüştürülmesi öneriliyor. Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora’nın da ortaya koyduğu öneride, “Neden sadece bir limanla sınırlı kalsın?” sorusundan hareketle KKTC’nin tamamının yeni nesil bir serbest bölge modeliyle yeniden kurgulanabileceği savunuluyor.
HEDEF SADECE VERGİ DEĞİL, YENİ EKONOMİK EKOSİSTEM
Modelin merkezinde yalnızca düşük vergi uygulaması bulunmuyor. Yazılım şirketleri, dijital oyun firmaları, fintech girişimleri, blockchain ve teknoloji şirketleri, uzaktan danışmanlık hizmetleri ile uluslararası e-ticaret ve ticaret şirketlerinin KKTC’ye çekilmesi hedefleniyor. Böylece fiziksel mal ticaretindeki sınırlılıkların yanında, internet üzerinden gerçekleştirilebilen dijital hizmet ihracatının geliştirilmesi amaçlanıyor. Öneride, vergi avantajlarının şirket kuruluşu, lisanslama, bankacılık, dijital altyapı, veri merkezleri, insan kaynağı ve uluslararası ödeme sistemleriyle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
ANDORRA’DAN SİNGAPUR’A: KÜÇÜK ÜLKE, BÜYÜK EKONOMİK HEDEF
Önerilen modelin asıl iddiası KKTC’nin ekonomik ölçeğini kendi iç pazarıyla sınırlamamak. Bu noktada Avrupa’nın merkezindeki Andorra da dikkat çeken örneklerden biri olarak gösteriliyor. Yaklaşık 80-90 bin nüfuslu Andorra, nüfusunun çok üzerinde ziyaretçiyi ülkeye çekerek turizm, ticaret ve hizmetler üzerinden ekonomik hareketlilik yaratıyor. Singapur ve Körfez ülkelerindeki serbest bölge uygulamalarının da örnek gösterildiği yaklaşımda ise mesele yalnızca “%0 vergi” değil; yatırım, üretim, teknoloji, turizm ve ihracatı aynı ekosistemde buluşturacak bir yapı kurmak. KKTC açısından önerilen model, adayı yazılım, teknoloji, Ar-Ge, fintech, danışmanlık ve diğer yüksek katma değerli sektörlerde küresel pazara hizmet veren şirketlerin faaliyet gösterebileceği bir merkeze dönüştürmeyi hedefliyor. Tartışmanın odağındaki soru ise net: KKTC, serbest bölge avantajını yalnızca bir liman alanında mı tutacak, yoksa bütün ülkeyi yeni nesil bir ekonomik merkeze mi dönüştürecek?








































