
Sol Hareket Dış İlişkiler Sekreteri Yazar Dr. Abdullah Korkmazhan, 10-11 Ekim tarihlerinde Akropolis Parkı’nda gerçekleştirilen Lefkoşa Kitap Festivali’ne konuk oldu. Korkmazhan, 10 Ekim Cumartesi gün boyunca kitapları ile birlikte yazarlar standında yer aldı ve okurlar ile bir araya gelerek kitaplarını imzaladı.
11 Ekim Pazar günü sabah saat 11.00’de festival kapsamında, Korkmazhan’ın yazdığı “Vretçalı Hoca Özker Özgür” kitabının Yunanca baskısı için tanıtım ve söyleşi etkinliği düzenlendi. Festivalin Spilies Salonu’nda gerçekleşen tanıtım ve söyleşi etkinliğinde, Kıbrıs Üniversitesi akademisyenleri Profesör Charis Psaltis ve Dr Maria Siakalli konuşmacı olarak yer aldı.
Kıbrıs Üniversitesi Türkiye ve Ortadoğu Çalışmaları Anabilim Dalı öğretim üyesi
Dr. Maria Siakalli, etkinlikte yaptığı konuşmada, Korkmazhan’ın kitabının Yunanca baskısının aynı zamanda çok önemli bir barış ve toplumlararası yakınlaşma çalışması olduğunu belirterek, kitabın Kıbrıslı Türk sol siyasi mücadele tarihini Kıbrıslı Rum okur ile buluşturduğunu ve bu bağlamda çok değerli bir işlev yerine getirdiğini kaydetti.
Kıbrıs Üniversitesi Sosyal ve Gelişim Psikolojisi Profesörü Charis Psaltis ise konuşmasında Korkmazhan tarafından kaleme alınan kitabın yalnızca bir siyasetçi hakkında yazılmış bir kitap olmadığını, bütün bir siyasi kültürü, bir ahlaki dünyayı ve aynı zamanda Kıbrıs için henüz tamamen kaybolmamış tarihsel bir olasılığı anlatan bir kitap olduğunu kaydetti. Kitabın aynı zamanda Kıbrıslı Rum okurları, kendi kamusal alanlarında çoğu zaman görünmez kalan Kıbrıslı Türk siyasi dünyasının içine girmeye davet ettiğini, Kıbrıslı Türk toplumunun hiçbir zaman siyasi açıdan homojen olmadığını gösterdiğini aktaran Psaltis, kitabın Kıbrıslı Türklerin kendi iç çatışmalarını, ideolojik geleneklerini, demokratlarını, sosyalistlerini, federalistlerini, muhaliflerini, yaralarını ve fedakârlıklarını okuyucu ile buluşturduğuna dikkat çekti.
Kitabın en az üç nedenle önemli olduğunu söyleyen Psaltis, bunları sırasıyla şöyle aktardı: “Birincisi hafızayı koruyor. Her iki toplumda da daha çok tanınması gereken önemli bir Kıbrıslı Türk demokrat ve solcunun yaşamını canlı tutuyor. İkincisi, tarihi daha karmaşık ve daha gerçekçi hâle getiriyor. Bize Kıbrıs tarihinin yalnızca birbiriyle çatışan iki ulusal toplumun tarihi olmadığını hatırlatıyor. Bu tarih aynı zamanda iç içe geçmiş mücadelelerin tarihidir: Sol ve Sağ, demokrasi ve otoriterlik, federasyon ve bölünme, birlikte yaşam ve korku arasındaki mücadelelerin tarihi. Üçüncüsü, bugüne sesleniyor. Vazgeçmişliğin, sinizmin ve bölünmeye yönelik kayıtsızlığın çoğu zaman umuttan daha güçlü göründüğü bir dönemde, Özker Özgür’ün yaşamı bize siyasi tahayyülün de bir direniş biçimi olduğunu söylüyor”.








































