
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili iddiaların soruşturulması amacıyla Polis Genel Müdürlüğüne (PGM) dilekçe sundu ve basın açıklaması yaptı.
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel ve sendika yetkilileri, avukat Cansu Nazlı eşliğinde sunduğu dilekçe hakkında kamuoyuna bilgi verdi.
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, Milli Eğitim Bakanı ve bakanlığın, usulsüz işlemler yaptığını savunarak, yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Eylem, Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili basında yer alan iddialar doğrultusunda PGM’ye ihbarda bulunduklarını ve belirledikleri konularla ilgili suç soruşturması yapılması yönünde dilekçe vererek, talepte bulunduklarını kaydetti.
Eylem, ülkeyi etkileyen savaşı da kınadı, tüm dünya ülkeleri adına barış için çağrı yaptı.
Türkiye’de öğretmenlerin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını da belirten Eylem, Türkiye’deki öğretmenlere destek belirtti, yaşamını yitiren öğretmeni andı, bilimsel laik eğitim için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel de, ülkede sistemin bu şekilde devam edemeyeceğini belirtti ve ülkede “ahlaki çöküş” yaşandığını söyledi.
Türkiye’deki öğretmenlere yönelik saldırıları da anımsatan ve başsağlığı dileyen Gökçebel, ülkede eğitimin politik ideolojik yönetildiğini savundu.
Gökçebel, eğitim sistemine yönelik uygulamaları eleştirerek, devlet yönetiminde şeffaf hesap verebilir olmanın önemine vurgu yaptı.
Sahte diploma, eğitim, sağlık ve diğer alanlarda kimsenin hesap vermediğini işaret eden Gökçebel, suçun hep mesleklere atıldığını ancak hesap vermek zorunda olanın siyasiler yöneticiler olduğunu işaret etti.
Ülkede “örgütlü suç” yaşandığını ve kurumların yönetildiğini iddia eden Gökçebel, Milli Eğitim Bakanına karşı kinle hareket etmediklerini, sadece sorumluluk almasını beklediklerini, hesap vermeleri için de mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Avukat Cansu Nazlı da, soruşturma talep eden dilekçe ile ilgili bilgi verdi.
Nazlı, yolsuzluk gibi şikayetlerin basında yer almasının ardından bunun adli ihbar kabul edilip araştırılması gerektiğini düşündüklerini ifade etti.
Şaibelerin ihbar kabul edilmesi ve üst düzeye varan tüm kamu görevlilileri ile ilgili şirketlerin araştırılması gerektiğini belirten Nazlı, Polise görev düştüğünü söyledi.
Nazlı, dilekçede, burslar ve DAÜ ile ilgili iddialar, İnsan ticareti ile bağlantılı eğitim kurumları konusundaki iddialar, Muhaceret ile ilgili sahte evraklarla ilgili iddialar, güzellik ve eğitim merkezinde fuhuş iddiaları, sahte diploma, geçici öğretmen istihdamları, konteyner sınıflar, taşımacılık, kantinler, kurslar ile ilgili iddiaların araştırılması talebinin yer aldığını kaydetti.




































