
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Din İşleri personeline Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) bünyesinde pedagoji eğitimi verilmesine yönelik gelişmeleri gündeme taşıdı. KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, yapılan açıklamaların kamuoyunu tatmin etmediğini belirterek, eğitimin amacı ve denetim mekanizmasının şeffaf olmadığını vurguladı.
Maviş, yaz dönemi kapsamında düzenlendiği iddia edilen pedagoji eğitimlerinin hangi yasal çerçevede, hangi programla ve hangi mekanlarda yürütüldüğünün açıklanması gerektiğini söyledi. “Bu pedagoji eğitimleri kimler için düzenleniyor? Kaç kişi kapsamdadır? Eğitimleri alanlar daha sonra nerelerde görevlendirilecektir?” gibi soruların yanıtsız bırakıldığını belirten Maviş, sürecin denetiminin kim tarafından yapıldığının ve finansmanın neden Elçilik üzerinden sağlandığının da açıklanmasını istedi.
KTÖS, AÖA ve DAÜ’nün bilimsel, laik ve kamusal eğitim kurumları olduğunu hatırlatarak, çocuklar üzerinde herhangi bir dini veya ideolojik mühendisliğe izin vermeyeceklerini duyurdu. Maviş, “Kamuoyundan gerçekleri saklayanlar bilsin ki, bizler sormaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
KTÖS, konuya ilişkin geçmiş yıllarda da Eğitim Bakanlığı’na sorular yönelttiklerini ancak yanıtsız kaldıklarını ve Ombudsman’a başvurduklarını belirterek, mevcut durumun endişe verici olduğunu kaydetti.
KTÖSTEN YAPILAN AÇIKLAM ŞÖYLE;
AÖA VE DAÜ PEDAGOJİYİ KİME, NE İÇİN VERİYOR?
Özgür Gazete’nin ortaya çıkardığı, Din İşleri personeline DAÜ ve AÖA’da pedagoji dersi aldırılmasıyla ilgili haber yalanlanmamıştır. Din İşleri, ‘Yaz Dönemi Dini Bilgiler Etkinlikleri’ kapsamında görev alacak personele yönelik olduğunu söylemiştir. Ancak asıl niyet yine karanlıkta bırakılmış, kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapılmamıştır. Dahası, eğitim giderlerinin Elçilik tarafından karşılandığı iddiasına da yanıt verilmemiştir.
KTÖS olarak yıllardır soruyoruz. Bu etkinlikler hangi yasal çerçevede, hangi programla, hangi mekanlarda, hangi denetim altında yürütülmektedir?
2022 yılından beri her yıl Eğitim Bakanlığı’na açıkça sorduk:
- Kaç kursa izin verildi?
- Bu kurslar nerede yapılıyor?
- Amaç ve programları nedir?
- Eğiticilerin niteliği nedir?
- Kim denetliyor?
- Bu konuda uzman denetmen var mı?
- Denetim raporları nerede?
Hiçbir zaman yanıt alamadık. Başvurularımız yanıtsız kaldığı için Ombudsman’a başvurduk. O başvurumuz da yanıtsız kaldı. Bugün ortaya çıkan bu yeni tablo, geçmişte sorduğumuz soruların ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha göstermektedir. Madem mesele sadece yaz kurslarında görev alacak personelin pedagojik formasyon edinmesidir, o halde kamuoyuna açıkça cevap verilmelidir:
- Bu pedagoji eğitimleri kimler için düzenlenmiştir?
- Kaç kişi bu kapsamdadır?
- Bu kişiler daha sonra nerelerde görevlendirilecektir?
- Çocuklarla hangi içerik üzerinden buluşturulacaklardır?
- Bu sürecin denetimi kim tarafından yapılacaktır?
- Bu organizasyonun finansmanı neden Elçilik üzerinden sağlanmaktadır?
AÖA da, DAÜ de bu topluma aittir. Bu kurumlar bilimsel, laik ve kamusal eğitimin parçasıdır. Hiç kimse bu kurumları, amacı açıklanmayan, denetimi belirsiz, siyasal ve ideolojik kuşku yaratan projelerin aparatı haline getiremez.
Çocuklarımız üzerinde dini ve siyasal mühendislik yapılmasına izin vermeyeceğiz. Kamuoyundan gerçekleri saklayanlar bilsinler ki, bizler sormaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Saygılarımızla.





































