KıbrısManşet

Luricina’da 58 yıl süren esaretin bedeli!

Luricina’nın yeniden ayağa kalkabilmesi için köyde bir sınır kapısı açılmasının şart olduğuna dikkat çeken köylüler, GIYNIK gazetesine içlerini döktü.

Meyil Avcan

Luricina’da (Akıncılar) bir zamanlar 4 bin olan nüfus şu anda yaklaşık 300 civarında ve Luricina’nın yaş ortalaması ise 65…

Yıllarca Luricina’ya giriş çıkışların asker kontrolünde olması da köy nüfusunun azalmasında büyük bir etken.

3 yıl önce yeni yolun açılmasının ardından Luricina’ya gidiş gelişlerin bir nebze artış gösterdiğini anlatan köy sakinleri, kuraklık öncesinde köyde hayvancılık ve çiftçiliğin yanı sıra bahçecilik de yapıldığını hatta Luricina domatesinin o zamanlar çok meşhur olduğunu anımsattı.

Luricina’nın yeniden ayağa kalkabilmesi için köyde bir sınır kapısı açılmasının şart olduğuna dikkat çeken köylüler, GIYNIK gazetesine içlerini döktü.

Köy sakinleri, Luricina’yı bir köy olarak değil de anılarının olduğu Kıbrıs’ın eski zamanlardaki anı defteri olarak görüyor ve orayı asla kaybetmek istemiyor.

Verdikleri tüm mücadele, sınır kapısı istemelerinin tek sebebi de Luricina’nın yaşamaya devam edebilmesi için ona hayat verecek bir yol.

Luricina köylüleriyle sohbet eden GIYNIK, Luricina yani diğer adıyla Akıncılar köyünün tarihçesini ve anılarını onların ağzından dinledi:

YUSUF KIRICI: NAPACAKLAR BURDA HAPİSTE?

Yusuf Kırıcı, köye kapı açılmazsa, 20 yıl sonra köyde sadece mandıra bölgesinde inekler ve bakıcıların yaşayacağını ifade ederek, bir de göçmen evlerinde yaşayan 1-2 genç nüfusun kalacağını söyledi.

Eski toprakların ve Luricinalıların köyünün bu gidişle tarihe karışacağını üzülerek belirten Kırıcı, köyde yaşayanların çocukları büyüyünce, ekonomisini güçlendirenlerin Balıkesir’den, Lefkoşa’dan veya Gönyeli’den ev alıp, köyden gittiklerini ifade etti ve “Napacaklar burda hapiste?” dedi.

GÖKŞAN: BİR ZAMANLAR LURİCİNA DOMADEZİYNAN BİLİNİRDİ

Mehmet Gökşan, ömrünü üretimle geçirdiğini belirterek, “Mesela bu ülkeye domates geldi, gelsin. Ama sen daha ucuza yemezdin domatesi” dedi ve konuyu Luricina’nın meşhur domatesine getirdi.

“Bir zamanlar Luricina domadeziynan bilinirdi” diyen Gökşan, ithal edilen domateslerin fiyatından dolayı, yerli üretimin değer kaybettiğini aktardı.

EĞMEZ: SANKİ BİZ RUMUK DA İSTERİK GOYLUM RUM’U LURİCİNA’YA MUAMELESİ YAPILIR

Hüseyin Çatan Eğmez, Luricinalıların kapı istediklerini söylerken sanki Lefkoşalılar istediğinde başka bir anlamı, Lefkeliler istediğinde başka bir anlamı varmış gibi kendileri sınır kapısı isteyince eleştiri aldıklarını üzülerek dile getirdi.

“Bizim için yapılan yorum; sanki biz Rumuk da isterik goylum Rum’u Luricina’ya” diyen Eğmez, diğer geçiş kapılarındaki geçişler nasılsa Luricina’da da öyle olacağını fakat kendilerine neden tepki gösterildiğine anlam veremediğini ifade etti.

Bu algının değişmesi gerektiğini vurgulayan Eğmez, Luricina’nın da ekonomik olarak KKTC’ye bir kapı olduğunu ve eğer köylülere faydası olursa, KKTC’ye faydası olacağını işaret etti.

BARBAROS: BİZ YILLARDIR BUNU SÖYLERİK AMA KİMSE BİZ KAALE ALMADI

Erkan Barbaros, kapının açılmasıyla ekonomik refah seviyesini yükselebileceğini ve köyün kalkınabileceğini ifade ederek, köyde evleri olanların gelip, evlerini tamir edebilme imkânı da bulacağına inandığını söyledi.

Ekonomik canlılık olan bölgeye yabancıların hücum ettiğini söyleyen Barbaros, “biz yıllardır bunu söylerik ama kimse biz kaale almadı” dedi ve artık, bıçağın kemiğe dayandığını, hatta kemiğin bile kalmadığını vurguladı.

BELEDİYE BAŞKANI HASAN BARBAROS: LURİCİNA TERK EDİLMİŞLİĞİN BEDELİNİ ÖDÜYOR!

Akıncılar Belediye Başkanı Hasan Barbaros da köyleriyle ilgili düşünce ve endişelerini GIYNIK ile paylaşarak, Luricina’nın eski haline dönmesi için yapılması gerekenlerden bahsetti.

“Ya Kıbrıs’ta çözüm olacak ya da Güney’ye resmi bir geçiş kapısı açılacak” diyen Barbaros, köy nüfusunun 4 binden 300’e düştüğünü ve kendilerinin bugüne kadar ciddi bir girişimde bulunmadıklarını ama her dönem gidip Cumhurbaşkanı ile görüşme yaptıklarını söyledi.

Barbaros, devletin köye yatırım yapması gerektiğini eğer yapılmazsa köye insan gelmeyeceğinin altını çizerek, köyü kalkındırmanın 300 insanın yapabileceği bir şey olmadığını ifade etti.

Popülasyonlarında artış olmadığını ve köyde 16 kişinin vefat ettiğini ancak 1 nüfus artışı bile olmadığını üzülerek belirten Barbaros, gidişatın çok kötü olduğunu söyledi.

“ARTIK BUNLARIN KALKMASI LAZIM”

Barbaros, köyün 1. derece askeri yasak bölge olmasından kaynaklı çekincelerinin olduğunu belirterek, “Artık bunların kalkması lazım” dedi.

Derinya’nın da 1. derece askeri yasak bölge olduğunu ama orada insanların muvaffak olarak, sınır kapısı açmayı başardıklarını ifade eden Barbaros, kendilerinin de onlardan hiçbir farkları olmadığını vurguladı.

Barbaros, ilk defa kitlesel olarak seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirterek, İngiltere’deki Luricinalıların da kendilerine destek verdiğine değindi.

26 TEMMUZ PAZAR GÜNÜ EYLEM YAPILACAK

Belebiye Başkanı Barbaros, komite kurduklarını ve adaya dağılan tüm köylülerin de geçen gün yapılan toplantıya katıldıklarını ve yapacakları eylemlerde de kendilerine destek vereceklerini belirttiklerini vurgulayarak, oluşturdukları komitenin bu Pazar yeniden toplanacağını ve 26 Temmuz Pazar günü ilk eylemlerini gerçekleştirecekleri bilgisini verdi.

Luricina’nın terk edilmişliğin bedelini ödediğini üzülerek ifade eden Barbaros, sözlerini şöyle noktaladı:

“Eğer zamanında terk edilmeseydi bugün bu durumda olmazdı. 1974 her şeyi tam tersine döndürdü. Ya tükeneceyik, ya umuda yelken açacayık. O yüzden bir birliktelik sağladık. Bu birliktelik korunur ve güçlenirsa bunu başaracağız ve kapımızı alacağız.”

 

 

Diğer Haberler