GenelKıbrısManşet

Medya Etik Kurulu, basın özgürlüğüne zarar verecek hale geldi

Bilbay Eminoğlu: “Yolsuzluk haberlerinin geçiştirilmesiyle değil; bu tür haberleri manşetten duyuran gazeteyle derdi olan bir yapı bizim açımızdan yok hükmündedir”

Bilbay Eminoğlu: “Yolsuzluk haberlerinin geçiştirilmesiyle değil; bu tür haberleri manşetten duyuran gazeteyle derdi olan bir yapı bizim açımızdan yok hükmündedir”

 “KURUL” ŞAŞIRTMADI

Medya Etik Kurulu yönetimi, skandal açıklamalarına bir yenisini ekledi. Bundan önce asılsız duyumlardan hareketle GIYNIK Gazetesini hiç yayınlamadığı görüntüleri yayınladığı iddiasıyla “kınayan” ve bu durum ortaya çıktığı halde özür dilemeyen, ayrıca yanıt hakkı tanımadan etik açıdan hiçbir ihlal içermeyen haberleri kusurlu ilan eden Kurul, GIYNIK’a yönelik sistematik karalamalarını dün de sürdürdü. Haber konusuyla hiçbir ilgisi olmayan bir fotoğraftaki mikrofon detayından hareketle “kınama” kararı açıklayan Kurul, evrensel etik ilkeleri ayaklar altına aldı.

“YOK HÜKÜMÜNDE”

Medya Etik Kurulu Başkanı Aysu Basri Akter’e yazı gönderen GIYNIK Genel Yayın Yönetmeni Bilbay Eminoğlu, “Yolsuzluk haberlerinin geçiştirilmesiyle değil; bu tür haberleri manşetten duyuran gazeteyle derdi olan bir yapı bizim açımızdan yok hükmündedir” ifadesini kullandı. Eminoğlu, Kurulun son dönemde etik kuralları değerlendirme ve yorumlama yeterliliğinden uzak, nesnellikten, ciddiyetten ve adaletten yoksun kararlar alarak basın özgürlüğüne zarar verdiğini belirtti. Eminoğlu, Kurulun GIYNIK gazetesine karşı sistematik bir karalama tutumu sergilediğini de vurguladı.

GIYNIK Genel Yayın Yönetmeni Bilbay Eminoğlu’nun Medya Etik Kurulu’na gönderdiği yazı özetle şöyle:

“Halkın bilgi edinme hakkını gözeten, objektif ve haklara saygılı bir gazetecilik performansı sergileyen ve gücünü sadece büyük takipçi kitlesinden alan gazetemizin itibarını her seferinde yüzeysel ve dayanaksız biçimde kaleme alınmış; bilgiden, muhakemeden ve tutarlılıktan yoksun kararlarla zedelemeye girişmeniz tahammül sınırlarını aşmış durumdadır.

“Kararınız” baştan aşağıya uydurma ilişkilendirmelerle bezelidir. Sadece birkaç tanesine değinmekle yetineceğim:

-“Bu müdahale basın etiği açısından son derece ciddi bir sorun teşkil etmektedir” diyorsunuz. Hangi maddeye göre? Sizin varsayımlarınız, tahminleriniz ya da vargılarınız ne zamandan beri “evrensel ilke” mertebesinde kabul görmektedir?

-“Bir medya kuruluşunun, başka bir medya organının adını bilinçli bir şekilde kapatması, basın rekabetinde etik dışı bir yöntemdir” diyorsunuz. Bu hüküm nerede yazıyor? Hangi ilke metninin, kaçıncı maddesi?

-“Gazeteciliğin temel ilkelerinden biri olan doğruluk ve şeffaflık, bu olayda açıkça ihlal edilmiştir” diyorsunuz. “Doğruluk ve şeffaflık ilkesinin” gerçekten bu olaya bağlanabilecek bir madde mi olduğunu düşünüyorsunuz? “Açıkça” vurgunuzun kanıtı nedir?

-“Bir medya kuruluşunun, haberi takip eden bir başka basın kuruluşunu bilinçli bir şekilde gizlemesi medya güvenilirliğine zarar verebilmektedir” diyorsunuz. Haberi takip eden gazeteciyle, kendisinin yapmadığı haber ve kendisine ait olmayan fotoğraf arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Manşete konu olan açıklama bir siyasi parti tarafından fotoğrafıyla birlikte servis edilmiş ve bizim tarafımızdan da bu yolla elde edilmişken, mikrofonun üzerinde adı yazan gazeteyi haberin içeriğine ortak etme çabanızın mantığı nedir?

-“Özgür ve bağımsız basının varlığı, farklı kaynakların özgürce haber yapabilmesi ve bu haberlerin sansüre uğramadan kamuoyuna ulaştırılmasıyla mümkündür” diyorsunuz. Birisinin herhangi bir yayınına fotoğraftaki mikrofondan adını silerek engel olduğumuzu mu düşünüyorsunuz? Haberin neresinde sansür var? Bir parti başkanı tarafından dile getirilen yolsuzluk iddiaları, gazetemiz tarafından ciddiye alınıp, başka kaynaklarla zenginleştirilip manşete taşınmışken, sansürü nerede yapmışız? Buradaki konu mikrofon mu gerçekten? Örneğin yolsuzluk iddialarını görmezden gelen ve hiç yayınlamayan gazeteleri de, en azından sırf şikayetçi gazetenin mikrofonunu yayınlamadıkları için cezalandıracak mısınız?

-“Bir medya organının adını ve varlığını yok sayarak sansür uygulamak, gazeteciliğin etik kurallarına ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkına açıkça aykırıdır” diyorsunuz. Halk, mikrofondaki ismi görmeyince hangi bilgiye ulaşamamış olmaktadır? Haberimizin içeriğiyle mikrofon arasındaki ilişki sıfır düzeyindeyken, bu neyin zorlamasıdır? Uzun karar metninizin esasen tek unsuru olan “mikrofon”, bu haberin içeriğinin neresindedir ki, mikrofon çıkınca haber eksilmiş olsun?

-“Bir medya kuruluşunun, başka bir medya organının adını bilinçli bir şekilde kapatması, basın rekabetinde etik dışı bir yöntemdir. Söz konusu dijital müdahale, okurların haberin gerçek bağlamını eksik ya da yanlış anlamasına neden olacak niteliktedir” diyorsunuz. Bu kanaate nasıl ulaştınız? Haberin bağlamıyla mikrofon arasındaki ilişki nedir? Okurumuzdan haberin hangi bağlamını gizlemiş olduk? Şikayetçinin mikrofondaki adı görünmeyince, bu haberin neresi eksilmiş ve kamuoyu hangi yönden yanıltılmıştır? Size ait bu cümleyi okuduğunuzda size de tuhaf gelmiyor mu?

Kurulunuz bundan kısa süre önce cevap hakkı bile tanımadan gazetemiz hakkında olumsuz kararlar üretmişti. Bu kez 24 saat süre verdiğinizi belirtiyorsunuz. 24 saatin makul ve yeterli olduğu sonucuna nasıl ulaştığınızı, bunun nerede yazdığını ya da hangi kurala dayalı olduğunu sorgulayacak değiliz. Herhangi bir resmi yazınızın tarafımıza ulaşmamış olmasını da sorun edecek değiliz. Çünkü kurulunuz bizim için inandırıcılığını, güvenilirliğini ve bu alanda otorite sayılma yeterliliğini tamamen yitirmiş durumdadır. Yolsuzluk haberlerinin geçiştirilmesiyle değil; bu tür haberleri manşetten duyuran gazeteyle derdi olan bir yapı bizim açımızdan yok hükmündedir.

Gıynık Gazetesi, düzgün, dürüst ve özgür gazetecilik yapmaya devam edecektir. Sorumluluğumuz sadece okurumuza ve halkımıza karşıdır. Kuruluş yılımız itibarıyla kurulunuzun kuruluş aşamasında yayınlanan deklarasyonda imzamız bulunmamaktadır. Etkili ve ilkeli gazetecilikle basın özgürlüğünün gelişmesine katkı yapmaktan uzak, yetersiz, ön yargılı, peşin hükümlü ve gayri adil tutumunuzdan dolayı kurulunuzun hiçbir kararı bundan böyle bizim için bağlayıcı değildir.

Bundan sonra gazetemizin kurumsal itibarının ve marka değerinin sarsılmasına yol açabilecek her türlü açıklamanızın tarafımızca hukuki bir sorun olarak değerlendirileceğini ve yargıya taşınacağını tarafınıza bildirmek isterim.

Bilbay Eminoğlu’nun Medya Etik Kurulu’na gönderdiği yazının tam metni www.giynikgazetesi.com’da okunabilir.

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu