
Hayatın anlamsızlaştığı , kelimelerin kifayetsiz kaldığı günlerden geçiyoruz.
Türkiye’de meydana gelen deprem ve bu depremde hayatını kaybeden insanlarımız enkaz altında yaşama mücadelesi veren canlar televizyonda izlediğimiz görüntüler hepimizin canı yanıyor, nefesimiz kesilecek gibi oluyor.. Gözümüz sürekli telefonda gelişmeleri mümkün olduğu kadar yakından izlemeye çalışıyoruz. Malum bu depremle birlikte Kıbrıs’a da ateş düştü.
Türkiye’deki kardeşlerimiz bir yanda, diğer yanda Mağusa Türk Maarif Koleji yıldız kız ve erkek voleybol takımımız kaldıkları otelin depremden olumsuz etkilenmesinden dolayı enkaz altında kaldılar. İki gündür çocuklarımızı umutla inançla o enkazdan çıkarılacağına olan inancımızı, umutlarımızı koruyarak ne yerdeyiz ne gökteyiz misali onlardan gelecek iyi haberleri bekliyoruz. . Hepimiz adeta nefeslerimizi tuttuk çocuklarımıza ,öğretmenlerimize, velilerimize sarılacağımız o güzel mutlu günü ülkece bekliyoruz, Umutluyuz inançlıyız, dayanın çocuklar, nolur dayanın.
Çok çok üzgünüm, hepimiz üzgünüz..
Ve fakat çok da kızgınım. Yıllardır deprem konusunda uzman olan bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen hiçbir önlem alınmadı, bu insanlar dikkate de alınmadı. Plansız yerleşim para hırsı ve büyüme hevesi “Büyüyelim” da nasıl olursa büyüyelim anlayışının bedeli Türkiye için çok ağır sonuçlar ortaya çıkarıyor..
Umarım bundan hepimiz ders alıp, doğaya karşı değil, doğa ile yaşayabileceğimizi anlarız… Geçmiş olsun Türkiye. Tüm iyi dileklerim sizinle.






































