KıbrısManşet

Öğüç: Kamuoyu, her gün yaşanan şiddetin minik bir örneğini gördü

Basın-Sen Dış ilişkiler Sekreteri Çağdaş Ögüç Kıbrıs Medya Grubu ile ilgili yaşananları 'içerden bir göz' olarak değerlendirdi

Basın-Sen Dış ilişkiler Sekreteri Çağdaş Ögüç Kıbrıs Medya Grubu ile ilgili yaşananları ‘içerden bir göz’ olarak değerlendirdi. Eski bir Kıbrıs Medya Grubu çalışanı olan Öğüç, çalışanların maruz kaldığı mobbing ve şiddetin bir örneğinin sergilendiğini ifade etti.

Önemli iddialar ortaya koyan Çağdaş Öğüç’ün sosyal medya paylaşımı şöyle:

“Bilinmesi için not düşmekte fayda var. Nur Nadir’in söylemleri ile ilgili tarafıma “he he deyip geçin. Dikkate almaya gerek yok. Popüler ediyorsunuz kadını” şeklinde yorumlar yapılıyor. Normal koşullarda “evet” diyebilirdim. Ancak durum, bundan çok daha fazlası…

“İlk kez kamuoyu önünde tartışılan bu kadının, her gün benzer söylem ve saldırıları çalışanlarına yaptığını bir düşünün. İşini kaybedeceği korkusuyla, sesini çıkaramadan, her türlü anlamsız ve tehditlerle dolu “emirleri” yerine getirmek zorunda kaldıklarını…

Önceki gün verilen “emri” yerine getiren işçinin, ertesi gün o işi neden yaptığı ile ilgili hakaretlere maruz kaldığını…

Kıbrıs Medya Grubu’nda haftalık izin günü olduğu halde (haftada 1 gün) işe çağrılan ve uzakta olduğu için işine gelemeyen bir işçinin, o gün içerisinde işten durdurulduğunu biliyor musunuz? Ya da eski yönetim tarafından işe alınan ve sırf Nur Hanım eski yönetimle kavgalı olduğu için mobbinge maruz kalan işçileri? Kaç tanesinin istifa ettiğini ya da işten atıldığını hatırlamıyorum bile…

Devam edelim…

Personelin mesai sırasında “hava almaması” için, acil çıkış kapılarının çivilerle kapatıldığını, iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlike arz eden bu durumla alakalı kimselerin herhangi bir işlem yapmadığını biliyor musunuz? Ya da tek elden çıkan istifa mektuplarıyla tüm üyelerin zoraki bir şekilde bir sendikadan istifa ettirildiklerini? Maaşlarından, hiçbir yasal dayanağı olmadan yüzde 30 oranında kesinti yapıldığını?

Dolayısıyla “he he” deyip geçebileceğimiz bir durumdan çok daha fazlası bu yaşananlar… Kamuoyu, her gün yaşanan şiddetin minik bir örneğini gördü sadece…

İşin üzücü tarafı ise, her daim yanında kendisine “hizmet” edecek meslektaşlarımın olması… Bu kişiler de bir gün gelip kurumdan atıldığı zaman; -ki atılacaklarına eminim- yine dönüp dolaşıp sendikaya geliyorlar. Hani şu anda nefret kustukları o sendikaya… Gelsinler ama! Sendikanın kapısı herkese açık. Bugün sendikadan nefret edenlere bile…

Son not: Bahsi geçen kurumdan 2019 Ocak ayında ayrıldım. Halen yatırım eksikliklerim bulunuyor.”

Diğer Haberler