DünyaManşetSpor

Ölümsüz Anka Kuşu

Futbol hayatta tutunacak başka şeyleri olamayan şehir sakinlerinin tutkusudur. Hiçbir Amerikalının anlayamayacağı kadar, hiçbir paranın satın alamayacağı kadar önemli bir kitle sporu

Liverpool FC; Kulübün kontrolü 2007 yılının şubat ayında George N. Gillett ve Thomas Ollis Hicks adlı iki Amerikalı iş insanına geçmiş. Bir gecede 218,9 milyon Pound karşılığında futbol devinin sahipleri Amerikanlar oluvermişlerdi.  Liverpool Kulübü Yönetim Kurulu 2017’de yaptığı açıklamada, kulübün satışı ile ilgili ABD’ninnin ünlü beyzbol kulübü Boston Red Sox’un sahibi de olan NESV şirketiyle anlaştıklarını bildirmişlerdi.

Liverpool Kulübü Başkanı Martin Broughton, kulübün satışını başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri için çok memnun olduğunu belirterek, “NESV’in teklifi, kulübün yeni sahibi için belirlediğimiz tüm kriterleri karşılıyor. NESV’in felsefesi, hep kazanmak üzerine kurulu ve bunu Red Sox’ta göstermişlerdir. Bu nedenle yönetimimiz, kulübü NESV şirketine satmaya karar vermiştir” ifadesini kullamıştı. Mâlum, artık alıştığımız “Arapların Premier League’ye çökme hadisesi” gibi endüstriyel bir futbol alışverişi bu. Arkasından da tribünlerde açılan pankart gündem oldu; “Liverpool FC – Bulit by Shanks – Ruined by Yanks! (Liverpool FC – Shankly yarattı – Yankee harap etti!)” diyerek futbol dünyasına günül vermiş Amerikanlara çaktılar.

Neyse, Liverpool FC; Kuruluşu 1892 senesine dayanan, futbolun beşiğinde 18 şampiyonluk yaşamış, 70 ve 80’li yıllarda Avrupa futbolunda esmiş kükremiş, Şampiyon Kulüpler Kupası’nı beş kez, UEFA Kupası’nı üç kez, Şampiyonlar Ligi’ni de bir kez kazanmış, dünya futbolunda nam salmış bir kulüp. Liverpool geldiğimiz çağın paraya satıldığı zamana karşın, en azından tarihindeki vahşi kapitalizme karşı dik duruş göstermiş liman işçilerinin ve de “asla yalnız yürümeyenlerin” takımı. Gerry And The Pacemakers’in “Ferry Cross The Mersey” şarkısına ilham kaynağı olmuş; Mersey nehrinin kıyısında yer alan, Beatles grubunun doğduğu ve efsaneleştiği, bir zamanların önemli bir liman kenti iken, tersanelerin kapanması ve liman işçiliğinin tarihe karışması sonucu yoksulluk girdabına kapılmış 820 bin nüfuslu o tarihi şehrin efsane takımı bu aralar 26 maçlık yenilmezlik serisiyle yeniden uçmakta.

Futbol hayatta tutunacak başka şeyleri olamayan şehir sakinlerinin tutkusudur. Hiçbir Amerikalının anlayamayacağı kadar, hiçbir paranın satın alamayacağı kadar önemli bir kitle sporu. 29 Eylül 1981 tarihinde, 68 yaşında aramızdan ayrılmış ama asla unutulmamış futbol dâhisi Bill Shankly’i özler o şehrin sâkinleri. Hemen hemen her maçta onun adına söylenen şarkılar yankılanır tribünlerde. Zira “Futbol asla sadece hayat memat meselesi değildir, ondan çok ama çok daha önemlidir” demişti efsane Shankly. O tarihi şehrin, o tarihi takımına, o futbol dâhisi hayat vermiştir. O yüzden o futbol mabedi Anfield Road Stadı kapısında onun heykeli selamlar futbolseveri. The Reds (Kırmızılar) de artık efsane olmuştur.

Liverpool şehrinin sembolü ‘Liver Bird (Ölümsüz Anka Kuşu)’, şehrin kim bilir kaç zamandır ayakta kalmış tarihi saat kulesinin üzerinde şehrine koruyuculuk yapar. Aynı zamanda Liverpool FC’nin amblemi olan bu dev kuşun kanatları altında nice zaferler kazanmıştır o takım. Nice futbol yıldızlarının yeşil sahalardaki yükselişine şahit olmuştur; Grobbelaar, Highway, Keegan, Souness, Lee, Dalglish, Toshack, Rush, Beardsley, Barnes ve Gerrard sadece bi’kaç örnek. Şimdilerde de Premier bir kupa kaldırma arifesinde.“Fırtınada yürürken başını hep dik tut ve karanlıktan sakın korkma, çünkü sonunda altın rengi bir gökyüzü ve mutluluğun gümüşten şarkısını bulacaksın ve de asla yalnız yürümeyeceksin” diyen taraftar grubu şölene hazır.  Hakediş bu’dur.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu