GenelKıbrıs

“Otizmli oğluma polisten çağ dışı müdahale”

Ayşegül Ersoy, 28 Kasım tarihinde Mağusa’da 16 yaşındaki otizmli oğlunun sinir krizi geçirmesi üzerine çaresiz kalarak polisi aradığını, ancak beklediği desteği göremediğini söyledi.

Ayşegül Ersoy, 28 Kasım tarihinde Mağusa’da 16 yaşındaki otizmli oğlunun sinir krizi geçirmesi üzerine çaresiz kalarak polisi aradığını, ancak beklediği desteği göremediğini söyledi.

Ersoy, polis ekipleri olay yerine geldiklerinde araçtan iner inmez “Biz ne yapabiliriz ki” ifadelerini kullandı ve müdahaleden çekindi” dedi ve oğlunun sakinleştirilmesi için Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne götürülmesi gerektiğini dile getirdiğini belirten Ersoy, polisin 16 yaşındaki otizmli bir çocuğa müdahale etmekten kaçındığını ve Lefkoşa’ya götürmek istemediğini ifade etti.

Ersoy, hastanede 16 yaşındaki bir gence sakinleştirici yapılamayacağının söylendiğini, bu nedenle Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilmesi gerektiğini polise aktardığını ancak buna rağmen polisin yardımcı olmaktan uzak bir tavır sergilediğini dile getirdi.

Acil servisin önünde sinir krizleri devam eden oğlunun, yaşanan arbede sırasında bir polisin burnunu kırdığını aktaran Ersoy, bunun ardından çocuğunun yüzüstü yatırılarak ters kelepçelendiğini ve polis aracının kafesli bölümünde suçlu gibi götürüldüğünü söyledi.

Ayşegül Ersoy, olayın açık alanda yaşandığını ve çevrede bulunan vatandaşların duruma tepki gösterdiğini de belirtti.

Ersoy, 25 Ocak günü saat 22.00 sıralarında oğlunun yeniden bir nöbet geçirdiğini ve yine aynı polis ekibinin müdahaleye geldiğini ve yaşananları Gıynık’a anlattı. Ersoy, bu kez kendilerine şu sözlerin söylendiğini aktardı:

“Biz Barış Ruh ve Sinir’e götürelim dediğimizde istemeyen siz değil miydiniz? Biz şimdi çocuğu alacağız Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları’na götüreceğiz ya da nezarette tutacağız. Hafta sonundan sonra Sosyal Hizmetler gelecek. Sen çocuğunu başından atmak istiyorsun.”

Bu sözlerin otizmli oğlunun yanında söylendiğini vurgulayan Ersoy, “Otizmli çocuğum tüm bunları duydu. Şimdi annesinin onu istemediğini düşünüyor” dedi.

Oğlunun hem o gün hem de sonrasında kendisine zarar verdiğini belirten Ersoy, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Çocuğum bana zarar verdi ama ben önemli değilim. Bu para pulla çözülecek bir şey de değil. Ben polisten destek isterken yaşadıklarıma bakın. Ben nelerle mücadele ediyorum. Benim başkaları gibi sıradan bir hayatım yok. Ama beni, çocuğumu başımdan atmakla suçluyorlar. O güm çocuğumu Barış Ruh ve Sinir’e götürün diye ben söyledim. Uğraşmak istemediler. Polis arkadaşlarından birinin burnu kırılınca oğlumu bir suçlu gibi götürdüler.”

 

Diğer Haberler

Başa dön tuşu