GenelKıbrıs

Otizmli oğluyla elektriksiz konteynerde, geceleri ise plaj otoparkında yaşam savaşı

DEVRİM DEMİR
17 yıldır Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan yabancı uyruklu anne Yulıa Sergıou, aile içi şiddet sonrası başlayan hukuk mücadelesinin kendisini ve otizmli oğlunu evsizliğe sürüklediğini öne sürdü. Elektriği olmayan bir konteynerde yaşamaya çalıştığını belirten anne, gündüzleri kavurucu sıcaktan korunmak için denize sığındıklarını, geceleri ise Yeniboğaziçi halk plajı otoparkında araç içinde uyuduklarını anlattı. GIYNIK Gazetesine konuşan çaresiz anne elinin kolunun bağlı olduğunu ifade ederek, “Arabada iki ceset bulunursa sesimizi duyacaklar” dedi.

“BEN YARDIM İSTEDİĞİM İÇİN CEZALANDIRILDIM”
On yedi yıldır Kuzey Kıbrıs’ta yaşadığını söyleyen anne, yıllarca çalıştığını, vergilerini ödediğini ve bu ülkeyi evi olarak gördüğünü ifade etti. Bir Kıbrıs vatandaşıyla evlendikten sonra aile içi şiddet yaşamaya başladığını iddia eden kadın, defalarca polis ve mahkemeye başvurduğunu ancak süreç sonunda korunmak yerine mağdur edildiğini savundu. Vatandaşlık başvurusunun reddedildiğini belirten anne, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Beni koruması gereken sistem beni cezalandırdı. Bugün kendimi suç işlediğim için değil, yardım istediğim için cezalandırılmış gibi hissediyorum.”

OTİZİMLİ OĞLUYLA YAŞAMI TAMAMEN DEĞİŞTİ
Anne, üç yaşında otizm tanısı alan oğlu Adrianu’nun günün 24 saati gözetim altında tutulması gerektiğini söyledi. Çocuğunun özel eğitim, tedavi ve sürekli bakıma ihtiyaç duyduğunu belirten anne, bu nedenle çalışmasının mümkün olmadığını ifade etti. Devlet tarafından çocuğu için sağlanan maddi desteğin yalnızca özel eğitim, tedavi, bez ve diğer ihtiyaçlara ayrıldığını söyleyen kadın, bu parayla kira ödeyemediğini, kendi geçimini sağlayamadığını dile getirdi.

ELEKTRİKSİZ KONTEYNER ARDINDAN PLAJ OTOPARKI
Anne, oğlunun güvenliği nedeniyle mevcut evden ayrılmak zorunda kaldığını, kendilerine tahsis edilen konteynerin ise yaşanabilir durumda olmadığını öne sürdü. İddiasına göre konteynerde elektrik bulunmuyor, uzun süre su da yoktu. Çevresi açık olduğu için otizmli çocuğu her an yola çıkma riskiyle karşı karşıya kaldı. Yaz sıcaklarının 50 dereceye ulaştığını söyleyen anne, klima çalıştıramadıkları için konteynerde kalmanın imkânsız hâle geldiğini belirtti.

 

“EVİMİZ PLAJ OTOPARKI OLDU”
Çaresizlik içinde halk plajı otoparkına sığındıklarını anlatan anne, günlerce araçta yaşadıklarını söyledi. Gündüzleri sıcaktan korunmak için denizde ya da aracın içinde zaman geçirdiklerini, geceleri ise otomobilde uyumaya çalıştıklarını belirten kadın, yaşadıkları koşulların hem kendisini hem de oğlunu fiziksel olarak tükettiğini ifade etti. Ayağından ciddi şekilde yaralandığını söyleyen anne, yalnızca üç günlüğüne bir bungalov kiralayabildiğini, bunu ise tatil için değil oğlunun birkaç gece güvenli bir ortamda uyuyabilmesi amacıyla yaptığını dile getirdi.

“İKİ AYDIR YARDIM BEKLİYORUM”
Anne Yulia, iki aydan uzun süredir ilgili kurumlara başvuruda bulunduğunu ancak verilen sözlerin yerine getirilmediğini iddia etti. Bugün hâlâ konteynerde elektrik olmadığını, güvenlik çitinin yapılmadığını ve oğluna yemek pişirecek bir mutfağının bulunmadığını söyleyen anne, hazır yemek almak zorunda kaldığını ve bunun da çocuğunun eğitimine ayrılması gereken bütçeyi tükettiğini belirtti.

“EN ACISI YOKSULLUK DEĞİL YALNIZ BIRAKILMAK”
Yıllarca bu ülkede çalıştığını, vergi ödediğini ve çocuklarını burada büyüttüğünü söyleyen anne, en zor günlerinde yalnız bırakıldığını savundu. “Şiddete uğradığımda korunmadım. Oğluma otizm tanısı konulduğunda yeterli desteği alamadım. Evsiz kaldığımda bana güvenli bir yaşam alanı sağlanmadı.” sözleriyle yaşadığı süreci özetledi.

“ARABADA İKİ CESET BULUNUNCA MI HAREKETE GEÇİLECEK?”
“Kimse anne ve çocuğun hayatını umursamıyor. En kötüsü de bu kayıtsızlık. Tam 24 saat sonra yine o yoğun sıcağın altında olacağız. Sanırım ancak bu sıcakta bir arabanın içinde iki ceset bulunduğunda tepki verecekler. Artık mücadele edecek gücüm kalmadı” ifadelerini kullanan anne, fark edilmek istediklerini söyledi.
Merhamet ya da ayrıcalık istemediklerini dile getiren anne, “Ben ve otizmli oğlum için temel insan haklarımızın sağlanmasını istiyorum. Güvenli bir ev, sağlık hizmetlerine erişim ve korkmadan yaşayabileceğimiz bir hayat istiyorum.”

Diğer Haberler

Başa dön tuşu