Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
KıbrısManşet

Öztabay: “Gazetecinin kamerasını susturmak, halkın haber alma hakkını susturmaktır.”

Stelios
California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

 

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dijital İletişim, Medya ve Kamuoyu Yönetimi Sekreteri Av. Ayşe Öztabay, KIB-TEK’te EL-SEN’in gerçekleştirdiği grev ve eylem sırasında görevini yapan gazeteci Ahmet Karagözlü’nün yayınının engellenmesi ve telefonunun zarar görmesiyle sonuçlanan olaya ilişkin açıklama yaptı.

 

Öztabay, basın mensuplarının kamusal nitelikteki olayları takip etmesinin, görüntülemesinin ve kamuoyuna aktarmasının demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken baskıya, fiziksel müdahaleye veya engellemeye maruz bırakılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

 

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BİR AYRICALIK DEĞİL, ANAYASAL HAKTIR”

 

Öztabay, “Gazetecinin kamerası yalnızca kendisine ait bir araç değildir; o kamera, toplumun gözü ve kulağıdır. Bir gazetecinin haber takibi sırasında yayınının fiziki müdahaleyle engellenmesi, yalnızca o gazeteciye yönelik bir davranış olarak değerlendirilemez. Bunun doğrudan sonucu, halkın haber alma hakkının engellenmesidir” dedi.

 

KKTC Anayasası’nın düşünce, söz ve anlatım özgürlüğü ile basın ve haber alma özgürlüğünü açık biçimde güvence altına aldığını hatırlatan Öztabay, devletin görevinin yalnızca bu haklara müdahale etmemek olmadığını; aynı zamanda gazetecilerin görevlerini güvenli biçimde yerine getirebilecekleri ortamı sağlamak olduğunu belirtti.

 

Öztabay şöyle devam etti:

 

“Eylemler, grevler, protestolar ve kamu kurumlarında yaşanan gerilimler tam da basının orada bulunması gereken anlardır. Kamuoyu, yaşananları ancak özgür ve bağımsız gazetecilik sayesinde öğrenebilir. Olayın taraflarının rahatsız olması, soruların zor olması veya görüntülerin kamuoyuna ulaşmasının istenmemesi, gazetecinin görevini engellemek için hukuki gerekçe oluşturmaz.”

 

“KİMİN YAPTIĞINA BAKMADAN AYNI İLKEYİ SAVUNMAK ZORUNDAYIZ”

 

TDP’nin basın özgürlüğü konusundaki tutumunun kişilere ve olayın taraflarına göre değişmeyeceğini kaydeden Öztabay, “Basın özgürlüğünü yalnızca hoşumuza giden haberler yapıldığında savunamayız. Demokrasi tam da hoşumuza gitmeyen soruların sorulabildiği, kamu yöneticilerinin denetlenebildiği ve gazetecilerin herhangi bir korku yaşamadan görev yapabildiği rejimin adıdır” ifadelerini kullandı.

 

Öztabay, KIB-TEK’te son günlerde iş sağlığı ve güvenliği, liyakat, yönetim anlayışı ve kurumun geleceğine ilişkin ciddi tartışmalar yaşandığını da belirterek, bu başlıkların üzerinin gerilim ve baskıyla örtülmesinin mümkün olmadığını söyledi.

 

“Bir KIB-TEK emekçisinin ağır şekilde yaralandığı bir iş kazasının hemen ardından iş güvenliği tartışmalarının büyüdüğü, çalışanların greve çıktığı ve kamuoyunun kurum yönetimine ilişkin cevap beklediği bir dönemde, yapılması gereken basını engellemek değil, topluma daha fazla şeffaflık sağlamaktır.”

 

“OLAY TÜM YÖNLERİYLE SORUŞTURULMALIDIR”

 

Öztabay, gazeteci Ahmet Karagözlü’nün şikâyette bulunduğunun basına yansıdığını hatırlatarak, olayın yetkili makamlarca süratle ve tarafsız biçimde soruşturulması gerektiğini belirtti.

 

“Bir hukukçu olarak özellikle altını çizmek isterim: Bir olay hakkında nihai hukuki nitelendirmeyi yapacak makam yargıdır. Ancak hukuk devletinde hiçbir kamu görevlisi veya başka bir kişi, gazetecinin görevini fiili müdahaleyle engelleme hakkını kendinde göremez. İddialar araştırılmalı, varsa sorumluluklar hukuk çerçevesinde belirlenmelidir.”

 

Öztabay, açıklamasını şöyle tamamladı:

 

“TDP olarak emeğin ve sendikal hakların yanında olduğumuz kadar, özgür basının ve halkın haber alma hakkının da tereddütsüz biçimde yanındayız. Bu iki hakkı birbirinin karşısına koymayı reddediyoruz. Emekçi hakkını arayacak, gazeteci de bunu özgürce haberleştirecektir.

 

Kamu kurumları kimsenin kapalı alanı değildir. Kamu adına görev yapan herkes eleştiriye, denetime ve gazetecilerin sorularına açık olmak zorundadır.

 

Gazetecinin kamerasını susturmak, toplumun gözünü kapatmaya çalışmaktır.

 

TDP buna dün olduğu gibi bugün de sessiz kalmayacaktır.”

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu