GenelKıbrısManşetSiyaset

Öztürkler: AB varil siyasetinin arkasına saklanmasın, verdiği sözleri tutsun

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’yi adada işgalci olarak göstermesini eleştirdi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’yi adada işgalci olarak göstermesini eleştirdi.

BRT’de katıldığı Manşet Artı programında Aziz Karaaziz’in sorularını yanıtlayan Öztürkler, Hristodulidis’in 2026’nın ilk yarısında üstlenecekleri AB Dönem Başkanlığı’nın önceliklerini açıkladığı konuşmaya değinerek, “İşgal altında bulunan tek AB üyesi ülke Kıbrıs” sözlerine yanıt verdi.

Öztürkler, Hristodulidis’in tarihi gerçekleri çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir yaklaşım içerisinde olduğunu söyledi.

Öztürkler, adanın asli unsurlarından birinin Kıbrıslı Türkler olduğunu vurgulayarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal eden, darbe yapan ve Kıbrıslı Türkleri katleden taraf Rumlardır. Dolayısıyla bu söylemi kendisine iade ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin AB sürecinin Kıbrıs meselesiyle bağdaştırılamayacağını belirten Öztürkler, Hristodulidis’in iddia ettiği gibi Kıbrıs meselesinin AB’nin sorunu olmadığını, aynı zamanda Brüksel’in de Rumlardan yana taraf olduğunu söyledi.

Öztürkler, AB’nin bu süreçte rol almak istiyorsa, 2004 Annan Planı döneminde verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğini de hatırlattı.

Öztürkler, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ev sahipliğinde Limasol’da düzenlenen Avrupa Konseyi çalışma toplantısına katılmak üzere adaya gelişi ve Lefkoşa’da Nikos Hristodulidis ile görüşmesini de değerlendirdi.

Öztürkler, AB liderlerine “Varil siyaseti”ni bırakmaları tavsiyesinde bulunarak, Kıbrıs Türk halkının iradesini görmezden gelen tek taraflı yaklaşımların çözüm üretmeyeceğini vurguladı.

AB liderlerine KKTC’ye geçme daveti…

Öztürkler, AB liderlerini sınır kapılarından yürüyerek KKTC’ye geçmeye davet etti.

Kuzey Kıbrıs’ta, önyargıların ötesinde, barışçıl ve çağdaş bir halkın dostane yaklaşımıyla karşılaşacaklarını kaydeden Öztürkler, Kıbrıslı Türklerin dünyaya açık olduklarını, AB’nin de bu gerçeği yerinde görmesi gerektiğini ifade etti.

Öztürkler, Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasında artarak devam eden üçlü ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, Doğu Akdeniz’de kurulan bu eksenin Kıbrıs Türk halkını yok sayan ve Türkiye’yi dışlamaya çalışan bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi.

Öztürkler, bölgedeki enerji ve güvenlik politikalarının tek taraflı ittifaklarla değil, kapsayıcı iş birlikleriyle şekillenmesi gerektiğini belirterek, eğer tek taraflılıkta ısrar edilirse, bölgedeki gerilimin artacağını, oysa kendilerinin karşılıklı saygı ve işbirliği temelinde herkesin kazanacağı bir düzenin kurulmasını savunduklarını kaydetti.

Öztürkler, son günlerde kamuoyunda tartışılan güvenlik algısına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. KKTC’nin güvenli bir ülke olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Bunun altına imzamı atarım” dedi.

Öztürkler, dünyada suç çeşitliliğinin arttığı bir dönemde tüm ülkelerin güvenlik politikalarını güncellediğini belirterek, “Çağa uyum sağlamak zorundayız. KKTC’de güvensizlik algısı yaratmaya çalışanlar, istatistikleri Güney Kıbrıs, Fransa ve diğer AB ülkeleriyle kıyaslasın. Her ülkenin kendine özgü güvenlik dinamikleri vardır” ifadelerini kullandı.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis Teşkilatı’nın özveriyle çalıştığını ifade eden Öztürkler, son dönemde bazı galerilere yönelik saldırılar üzerinden tüm ülkenin güvensiz ilan edilmesini “tehlikeli bir yaklaşım” olarak nitelendirdi.

Başbakan Ünal Üstel hükümetinin polis teşkilatına ciddi personel takviyesi yaptığını ve teknolojik altyapıyı güçlendirdiğini hatırlatan Öztürkler, riskli grupların adaya girişlerinde daha sıkı denetimler yapıldığını, sınırların kontrol altında tutulduğunu ve tespit kameralarının yaygınlaştırılmasıyla güvenlik konusunun daha da ileri taşındığını kaydetti.

Kayıtsız para akışına da dikkat çeken Öztürkler, “Bu paranın kaynağı ve ülkeye giriş şekli mutlaka araştırılmalı, gerekli adımlar atılmalıdır. Polisimiz bu tür olaylarla ilgili üzerine düşeni yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

Siyasi tartışmaların güvenlik çalışmalarını gölgelememesi gerektiğini vurgulayan Öztürkler, “Bu ülke için yapılan onca güzel iş konuşulmazken, olumsuzlukların büyütülmesi doğru değildir. Güvenlik gibi hayati bir konuyu siyaset ve popülizm uğruna harcamamak gerekir. Herkesin bu bilinçte olması şarttır” şeklinde konuştu.

Başkan Öztürkler, YPG yandaşlarının Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırısını değerlendirerek, bu tür provokasyonların bölgedeki barış ve istikrarı hedef aldığını vurguladı.

Bayrağa yapılan saldırı…

Öztürkler, “Bayrağa yapılan saldırı yalnızca Türkiye’ye değil, aynı zamanda ortak değerlerimize yönelmiş bir saygısızlıktır. Kıbrıs Türk halkı olarak biz, her türlü terör girişimini reddediyor ve güvenliğin hâkim olması gerektiğini savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Öztürkler Türkiye’nin bu saldırıya gerekli şekilde cevap vereceğini belirterek, “Türkiye’nin kararlılığı ve gücü, bu tür provokasyonların sonuçsuz kalmasını sağlayacaktır. Bizler de Kıbrıs Türk halkı olarak bu duruşu destekliyor, bölgemizde barış ve güvenliğin tesis edilmesi için dayanışmamızı sürdürüyoruz” dedi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu