
1994 yılıydı. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu eski başkanı Ahmed (Ahmet değil) Sami Bey (Topcan) Selen Otopark’lı ve de ahşap merdiven çıkışlı ofisi önündeydim. Tam da saatinde karşımıza kurulmuş ve bizi içeri buyur’etmişti.
Sağolsun tezle ilgili sorulamızı belgelerle cevapladı “Ya ağam” diye diye. Tanıyanlar bilir, Ahmed Sami Bey arşiv disiplini olan çok engin ve de aydın bir beyfendiydi. Görüşme sonrası ilettiği dökümandaki Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) serüveni özetle şöyle: KOP kuruluşundan hemen sonra 1934-35 sezonunda ilk resmi lig maçlarına başlar. Bu arada, 1935’te başlayan ligler, 1945’teki İkinci Dünya Savaşı hasebiyle bir süre ara verilir. Bu arada KOP 1948 yılında FIFA’ya, 1962 yılında da UEFA’ya üye oldu. Çetinkaya’nın ise Kıbrıs futbolunda yer alması 1949 yılında gerçekleşti. 1949 yılında Lefkoşa Türk Spor Kulübü ile Çetinkaya Türk Spor Esnaf Ocağı birleşerek Çetinkaya Türk Spor Birliği adı ile Kıbrıs futbolundaki yerini aldı. Lefkoşa Türk Spor Kulübü 1934 yılında KOP’un kurucu üyesi olduğu için, Çetinkaya Türk Spor Birliği de otomatik KOP üyesi olarak kabul edildi.
Neyse, Kıbrıslı Rumların (KOP) 1948’de FIFA’ya ama özellikle de 1962 yılında UEFA’ya üye olması karşısında 21 Haziran 1963’de KTFF Başkanı Ahmed Sami Topcan, FIFA Başkanı Sir. Stanley Rous’a KTFF’nin üye kabul edilmesi için yeniden yazdığı mektupa yanıt alamayınca FIFA dışında kalmaya devam etti.
86’ya gelinmişti. Ahmed Sami Bey o dönem genç bir avukat olan Mustafa Asena’yla birlikte soğuk bir aralık günü Zürih’e uçuldu. Neden mi? E o günlerde FIFA’nın gündeminde ‘Kıbrıs’ta Futbol Sorunu’ konulu bir rapor vardı. Oraya gidildiğinde bir de bakıldı ki ilgili gündem maddesi yayımdan kaldırılmış. Eee, o zamanlarda yoktu şimdiki gibi ışık hızı şeklindeki enformasyon bombardımanı.
Ahmed Sami Bey yakından tanıştığı dönemin FIFA Başkanı Havelange ve FIFA Genel Sekreteri Blatter’le “Tek ülke, tek temsiliyet” konusu zemininde Grand Hotel lobisinde gayrı resmi görüşmeler yaptı ama sonuç alınamadı. O dönem FIFA Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Çobanlı’nın da dürtmesiyle Türkiye gazeteleri Ahmed Sami Bey’i birçok suçlayıcı yazılar yazdı. Neymiş? Sanki de bizim delegasyon Türkiye aleyhine hareket ediyormuş. Hâlbuki o güne kadar Ahmed Sami Bey bilgi ve tecrübesiyle Türkiye delegasyonunda hep yer almış ve liderlik etmiş bir vatanperverdi. Dönüşte de başka bir konuda futbolumuzun yargıya havalesiyle ‘iylikten maraz’ modunda değerli başkan istifasını çakmıştı.
İşte, FIFA hakemliğinde o dönem KOP’taki Kıbrıslı Türk haklarının tekrardan elde edilmesiyle ilgili bir süreç başladı. Sertoğlu Yönetimi genel kurulun istemiyle “sürece devam” dedi bildik ve bu çerçevede geçen ay FIFA Genel Sekreteri Valcke’ye bir ‘Taahüt mektubu’ çaktı yine/yeni/yeniden!
Sonuç mu? ‘İyi niyet mektubu’muzla büyük resimde Kıbrıslı Türk bebelerin spor yapma istemi varsa adres belli. Son durum mu? Elde var sıfır.





































