KıbrısManşetSiyaset

Sorun siyasetin ötesinde ahlak sorunudur

Halk nezdinde size referans olacak ve halkın size güvenmesini sağlayacak tek bir icraatınız yok. Velhasıl her işiniz yalan dolan, hikaye.. Peki böyle bir durumda utanır, yüzünüz kızarır ve bu durum istifa etmenize sebep olur mu?

Kentsel dönüşüm bugün birçok ülkede yapılıyor; bu esnada binalar elden geçiriliyor daha dayanıklı ve güçlü binalar inşa ediliyor, kısacası bu projeler hayata geçirilirken  planlı yapılanma gerçekleştiriliyor, yani hedef “yaşamı korumak” olarak belirleniyor. Ve nihayetinde alınan bütün bu tedbirler can kayıplarını önüne geçiyor. Bu konunun doğru temelde ele alınmasıyla alakalıdır elbette. Konunun bir de rant ve ahlaksızlık tarafı vardır.

Bunun örneğini Türkiye’de yaşanan Kahraman Maraş merkezli depremde kahrolarak gördük. “kentsel dönüşüm” diye binalar daha da güvensiz şekilde birçok malzemeden yoksun olarak  inşa ediliyor, Bunlar bilindiği görüldüğü halde siyasi rantın ağır basmasıyla zaman içinde inşaat  sektöründe yapılan hatalar ilgili yönetimler tarafından affediliyor, Çürük yapılar bu şekilde yaygınlaşıyor, ilgili siyasi iktidarın yandaşlarının  cepleri dolarken kendi siyasi kaygıları besleniyor. Tüm bunlar sonucunda tarifi imkansız acılar yaşanıyor. İnsanlar telafisi mümkün kayıplara uğrarken, ocaklar sönüyor, aileler parçalanıyor, acılar çoğalıyor!

Haliyle konunun gelip dayandığı nokta insan hayatını hiç çekinmeden riske atan ahlaksız anlayışın  rant düzeni oluyor!

Bizim ülkemizde de maalesef bu yönde ilerleyen bir siyasi anlayış gelişiyor.

Çıkar ilişkileri, rant düzeni almış başını gidiyor. Halk ülkeyi yönetenlere güvenmiyor, güvenemiyor! Bir dakikalığına bu ülkeyi yöneten ekibin içinde olduğunuzu düşünün.

Bir cumhurbaşkanı, bir başbakan, bir bakan, bir milletvekili olduğunuzu düşünün.

Ağzınızı her açtığınızda halkın ciddi bir tepkisiyle de karşılaştığınızı düşünün.

Böyle bir ilişki ya da iletişim içinde bu ülkeyi ne kadar sağlıklı yönetebilirsiniz?

Nitekim belli ki insanlar size güvenmiyor.

Neden güvenmiyor?

Sebebi şu ki; bugüne kadar toplumsal fayda sağlayan tek bir icraatınız yok.

Yani halk nezdinde size referans olacak ve halkın size güvenmesini sağlayacak tek bir icraatınız yok. Velhasıl her işiniz yalan dolan, hikaye.. Peki böyle bir durumda utanır, yüzünüz kızarır ve bu durum istifa etmenize sebep olur mu?

Bence olmalı ve fakat gel gelelim  bizim ülkemizde istifa mekanizması karşılık bulmuyor. Onca şaibe, tartışmalı icraatlar, rüşvet dahil birçok iddialar, ihmal, görevi kötüye kullanma vs vs.. Lakin bugüne kadar tek bir istifa görmedik duymadık. Neden?

Çünkü makamlarından aldıkları gücü bırakmak istemiyorlar. Bu makamlar sayesinde rüyalarında görmeyecekleri bir yaşantıya sahip oluyorlar. Haliyle buradaki sorun da siyasi ya da yönetme isteği olmaktan çıkıyor ve yerini ahlaki bir  sorununa bırakıyor. Nitekim bir ülkede ahlak çökmüşse ki çöktüğünü görebiliyoruz alışılagelmiş yanlışları düzeltmenin imkan ve ihtimali ortadan kalkar.

Diğer Haberler