
Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Kıbrıs ile Lübnan arasında kurulması planlanan denizaltı elektrik bağlantısına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, projenin Türkiye’nin deniz yetki alanı olarak kabul ettiği bölgelerden geçmesi halinde Ankara’nın onayının gerekli olduğunu söyledi.
Cyprus Mail’e konuşan Taçoy, Doğu Akdeniz’de yapılacak araştırma, inceleme veya kablo döşeme gibi faaliyetlerin Türkiye’nin yetki alanına girmesi durumunda Türkiye’nin izni olmadan gerçekleştirilemeyeceğini savundu.
“Son söz Türkiye’nin”
Taçoy, “Mavi Vatan’da araştırma, inceleme, kablo döşenmesi veya başka bir deniz faaliyeti planlanıyorsa, Türkiye Cumhuriyeti’nin son sözü olmadan hiçbir çalışma gerçekleştirilemez” dedi.
Bu tür faaliyetlerde NAVTEX ilanlarının önemine işaret eden Taçoy, Türkiye’nin kendi yetki alanı olarak değerlendirdiği bölgelerde gerekli denizcilik duyurularını Ankara’nın yaptığını belirtti.
Büyük Deniz Bağlantısı örneğini verdi
Taçoy, benzer bir tartışmanın Kıbrıs ile Girit arasındaki Büyük Deniz Bağlantısı projesinde de yaşandığını hatırlatarak, Türkiye’nin kendi yetki alanı olarak gördüğü bölgelerde izinsiz araştırmalara karşı egemenlik hakları çerçevesinde müdahalede bulunduğunu söyledi.
Planlanan hattın Lübnan’a veya İsrail’e uzanmasının temel durumu değiştirmeyeceğini savunan Taçoy, güzergâh Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçerse Ankara’nın onayının gerekli olacağını yineledi.
Doğu Akdeniz’de yetki alanı tartışması
Konu, Doğu Akdeniz’de uzun süredir devam eden deniz yetki alanı görüş ayrılıklarıyla da bağlantılı bulunuyor.
Yunanistan ile Kıbrıs’ın güneyi, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde adaların münhasır ekonomik bölge oluşturabileceğini savunurken, sözleşmeye taraf olmayan Türkiye bu yaklaşımı kabul etmiyor.
Bu nedenle Kıbrıs-Lübnan arasında planlanan denizaltı elektrik bağlantısının izleyeceği güzergâhın, bölgedeki mevcut deniz yetki alanı tartışmaları açısından önem taşıması bekleniyor.





































