
Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, siyasete girme nedenlerini ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Tanpınar, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan birçok sorunun temelinde kurumsal zaafiyet ve liyakatten uzak yönetim anlayışı bulunduğunu belirterek, “Devlet kişilere göre değil, kurallara göre işlemelidir. Temiz bir toplum ve güçlü bir devlet yapısı için mücadele edeceğiz” dedi.
Uzun yıllara dayanan medya, akademi ve özel sektör deneyiminin ardından aktif siyasete adım atan Tanpınar, siyasetin, can kulağı ile halkı dinleyen ve sorunları doğru analiz eden bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“Siyasete makam için değil, sorumluluk için girdim”
Siyaseti kişisel bir kariyer basamağı olarak değil, toplumsal sorumluluk alanı olarak gördüğünü belirten Tanpınar, herhangi bir makam beklentisiyle değil, ülkeye katkı sağlamak amacıyla siyasete girdiğini söyledi.
“38 yıllık kesintisiz bir çalışma hayatım oldu. Gazetecilik yaptım, savaş bölgelerini takip ettim, televizyon sektöründe yöneticilik yaptım. Ülkeye döndükten sonra yükseköğretim alanında ve telekomünikasyon sektöründe üst düzey görevler üstlendim. Şimdi bu birikimi ülkenin geleceği için siyasette değerlendireceğim ve ülkeme olan bu sorumluluğumu da yerine getireceğim. Bu ortamda seyirci kalmam mümkün olamazdı.”
Tanpınar, Halkın Partisi’ni tercih etme nedeninin parti ilkeleriyle kendi düşüncelerinin örtüşmesi olduğunu belirterek, “Halkın Partisi temiz siyaset hedefiyle bir araya gelmiş insanların oluşturduğu bir hareket. Bu mücadelenin parçası olmaktan gurur duyuyorum” dedi.
“Ülkenin üç temel ihtiyacı: kurumsallaşma, liyakat ve güçlü devlet”
KKTC’de yaşanan birçok sorunun kökeninde kurumsal zaafiyet bulunduğunu savunan Tanpınar, kurumların kişilere göre değil kurallara göre işlemesi gerektiğini söyledi.
“Devlet yönetiminde kurallar işlemiyorsa sistem sürdürülebilir olmaz. Kurumsallaşma olmadan güçlü bir devlet düzeni kurulamaz.”
Kurumsallaşmanın temel şartının ise liyakat olduğunu vurgulayan Tanpınar şöyle konuştu:
“Doğru, kifayetli insanları doğru görevlere getirmezseniz hiçbir sistem çalışmaz. Liyakat yoksa güven de yoktur.”
Tanpınar, özellikle gençlerin ülkeden uzaklaşmasının arkasında da bu sorunun bulunduğunu belirterek, yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye dönmesinin ancak güven veren bir liyakat sisteminin kurulmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Tanpınar ayrıca şu değerlendirmeyi yaptı:
“KKTC’de sorun kaynak eksikliği değil, yönetim kalitesi sorunudur.”
Sağlık ve eğitim politikalarına eleştiri
Sağlık alanında yapılan bazı düzenlemeleri de eleştiren Tanpınar, özellikle tıp ve diş hekimliği alanında uzmanlık sınavının kaldırılmasına yönelik girişimlerin ciddi riskler barındırdığını söyledi.
“Tıp eğitimi ve uzmanlık süreçleri son derece ciddi bir planlama gerektirir. Bu alanlarda atılacak yanlış adımlar sağlık sisteminin niteliğini domino etkisi yaratarak zincirleme bozar, doğrudan etkiler.”
“Devlet vatandaş memnuniyeti üretmek zorundadır”
Devlet yönetiminin merkezinde vatandaş memnuniyetinin yer alması gerektiğini vurgulayan Tanpınar, kamu yönetiminde hizmet anlayışının değişmesi gerektiğini söyledi.
“Devlet-vatandaş ilişkisini yeniden düşünmek zorundayız. Devlet vatandaşın ihtiyaçlarını öngören, hızlı çözüm üreten ve güven veren bir yapı haline gelmelidir.”
Tanpınar, Japonya’da “omotenashi” olarak bilinen hizmet anlayışına dikkat çekerek, devlet yönetiminde vatandaş odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Bölgesel gelişmeler ve güvenlik
Ortadoğu’da artan gerilimin Kıbrıs’ı doğrudan etkileyebileceğini belirten Tanpınar, özellikle sivil savunma ve kriz hazırlığı konularında toplumun daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bölgesel gelişmeler Kıbrıs’ı doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sığınaklar ve kriz planları konusunda toplumun bilinçlendirilmesi önemlidir.”
“Diploma yolsuzluğu toplumsal güveni yıkıyor”
Son dönemde gündeme gelen diploma yolsuzluğu iddialarının toplumda ciddi bir güven kaybına yol açtığını belirten Tanpınar, bu tür olayların yalnızca hukuki değil aynı zamanda ahlaki bir sorun olduğunu söyledi.
“Bir üniversiteyi bitirmek, tez yazmak, doktora yapmak yıllar süren emek gerektirir. Buna rağmen bazı insanların kısa yoldan diploma elde edebilmesi toplumsal vicdanı yaralıyor.”
“Temiz siyaset mümkündür”
Tanpınar, ülkede yaşanan sorunların çözümü için temiz siyaset anlayışına ihtiyaç olduğunu belirterek Halkın Partisi’nin bu mücadeleyi verecek kadrolara sahip olduğunu söyledi.
“Kurumsallaşma, liyakat ve güçlü devlet temelinde yeni bir sayfa açılması gerekiyor. Bu da ancak toplumun tüm kesimlerinin ortak çabasıyla mümkün olur.”
Tanpınar, Halkın Partisi’nin erken ya da yerel seçimlere tüm kadrosu ile hazır olduğunu da sözlerine ekledi.





































