GenelKıbrıs

Tatar, TDT Zirvesi sonrası açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’daki TDT 12. Zirvesi sonrası yaptığı açıklamada, KKTC’nin Türk dünyasında tam üyelik yolunda ilerlediğini ve Doğu Akdeniz’de stratejik bir Türk devleti olarak konumlandığını vurguladı. Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine dayalı çözüm vizyonuna destek çağrısı yaparak, Türk devletleriyle ekonomik, kültürel ve eğitim alanlarında daha güçlü iş birliği hedeflediklerini belirtti.

 

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 12. Zirvesinin ardından ülkeye dönüşünde açıklamalarda bulundu. Tatar, KKTC’nin Türk dünyasında gördüğü kabulün ve desteğin güçlenerek devam ettiğini, bu temasların hem diplomatik hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, 2022 yılında Semerkant’ta alınan oy birliği kararıyla KKTC’nin TDT’ye gözlemci üye olarak kabul edildiğini hatırlatarak, zirvede KKTC’nin bayrağıyla temsil edildiğini ve bu durumun Kıbrıs Türk halkı için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

TÜRK DÜNYASININ DOĞU AKDENİZ’DEKİ KALESİYİZ

TDT üyesi ülkelerin KKTC’nin tam üyeliğine desteğini yinelediklerini belirten Tatar, Türkmenistan, Macaristan ve Azerbaycan’ın bu konudaki olumlu tutumlarını açıkça dile getirdiklerini söyledi. Tatar, “Azerbaycan Cumhurbaşkanı bizlere son 3 yıldır TDT’nin gözlemci üyesi olarak gösterdiği yakınlığı tekrar etmiş ve devletin resmi sitelerinde KKTC’nin haklı mücadelesinde her zaman bizlerin yanında olduklarını ve bu mücadelemizi sürdürmemiz gerektiğini açık ve net ifade etmiştir. Bizleri TDT gözlemci üyesi olarak diğer ülke toplantılarında da görmek istediklerini hem Türkmenistan hem Macaristan ve KKTC gözlemci olarak bizlerin tam üyeliğe geçmesini desteklediklerini ifade etti.  Yapılan değerlendirmelerde Türk dünyasının birer temsilcileri olarak Türk dünyasının bu değişen küresel dengelerin de etkisi ve yaşanan gelişmeleri ile TDT dünyada birlik ve beraberliğin sağlanması ile bir güç haline geldi.  Potansiyel olarak kendi halklarına verecekleri çok önemli bir takım refah ve gelecekte farklı ekonomik vaatler ile bu TDT’nin arasındaki tarihten gelen gönül birliği ve zenginliği aynı soydan gelen devletlerin alfabe birliği gibi gerek ekonomik ticari ve kültürel faaliyetlerin arttırılması ifade edilmiştir” dedi.

KIBRIS TÜRK HALKI YALNIZ DEĞİLDİR

Cumhurbaşkanı Tatar, konuşmasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da zirvede KKTC’ye doğrudan atıfta bulunduğunu ve iki devletli çözüm vizyonunun Türk dünyası tarafından sahiplenilmesi gerektiğini vurguladığını ifade etti. “Kıbrıs Türk halkı asla yalnız değildir” diyen Erdoğan’ın desteğinin, KKTC’nin uluslararası arenadaki meşruiyet mücadelesine güç kattığını belirterek, “Bizler için bu üyeliğin değerli olduğunu Kıbrıs Türk halkının bağımsız, özgür kendi egemenliği ile Kıbrıs’taki yaşamını sürdürürken elbette Kıbrıs’ta Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi egemen eşitlik ve eşit uluslararası bir statü ile bir müzakere sürecine geçebileceğimizi Kıbrıs türkü en az Rumlar kadar egemen ve hak sahibi bizlerin egemenliğinin tanınmasının bizler için fevkalede önemli olduğunu orada ifade ettim.  Zaten konuyu biliyorlar ancak TDT üzerinden bir kez daha tüm dünyaya vereceğimiz mesaj çok kıymetli ve değerlidir. Tüm Türk devletleri ve başkanları ile aynı masayı paylaştık ve çok sayıda farklı projelerde birlik ve beraberlik mesajları verilmiştir” ifadelerini kullandı.

RUM YÖNETİMİNİN AMBARGO GİRİŞİMLERİNE KARŞI TATAR’DAN TÜRK DÜNYASINA ÇAĞRI

Tatar, Rum tarafının uluslararası platformlarda KKTC’ye uyguladığı izolasyonlara dikkat çekerek, yükseköğretimden turizme, hellim ticaretinden öğrenci akışına kadar birçok alanda baskı uygulandığını kaydetti. Bu ambargoların kırılması için Türk devletlerine iş birliği çağrısı yapan Tatar, “İpekyolu’nun tekrar canlandırılmasına yönelik bir takım projelerle Türk dünyası daha da entegre  olarak ekonomik ve ticari potansiyelin yakalanmasında adım adım ileri gitmektedir. Dolayısıyla  biz de kendimizi en Güney’deki Türk devleti olarak konumlandırmaktayız. Türkiye’nin de desteği ile önümüzdeki süreçte KKTC’nin limanlarının hava üssü ve lojistik bir takım hizmetleri ile tüm Türk dünyasının da bir kazanımıdır. Biz tüm Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki bir kalesi olarak kendimizi gördüğümüzü ve bizlerin Türk dünyasının kopmaz bir parçası olarak Kıbrıs Türk halkının tüm bu mücadelesinde Türk dünyasının desteğinin bizler için fevkalede olduğunu belirttik.  Rum tarafı AB’yi arkalarına alarak tüm bu bize yaptıkları saldırılarda bizlere acımazsızca ambargo ve izolasyonların şiddetini arttırarak bizlere büyük haksızlıklar yapmaktadır buna karşın Türk devletleri nihai bir çözüme kadar her türlü ekonomik, siyasi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi…  Rum tarafının gerek üniversitelerimize gelen öğrencilerin gelmemesi için uluslararası camia ile yaptığı temaslar gerek turizmde yaptığı engellemeler hellimimizin bile bir takım ülkeler tarafından satın alınmaması için yaptığı girişimlerle bizlere ekonomik abluka uygulayarak ideolojilerini sürdürmektedir. Buna karşın bizlerin Türk dünyasından beklediğimiz bizim  her türlü ürünümüzün Türk devletlerine hacimler artırılarak pazarların açılabilmesi. Türkiye’nin de desteği ve ticari anlaşmalar ile ürünlerimizi Türk dünyasına ihraç edebilmek en büyük temennimizdir” dedi.

KKTC’de şu anda Türk devletlerinden yaklaşık 5 bin öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı, bu sayının en az 10 bine çıkarılması gerektiğini vurguladı. Aliyev ile görüşmesinde de Azerbaycan’dan daha fazla öğrenci beklediklerini dile getiren Tatar, “Bu toplantıda KKTC’nin daha fazla kabul görmekte olduğu ve KKTC’nin haklı mücadelesi konusunda farkındalık yaratıldığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin samimi desteği, Erdoğan’ın yaptığı konuşmada bize atıfta bulunarak iki devletli siyasetimizin doğru bir siyaset olduğunu ve Türk dünyasının bu iki devletli siyasete sahip çıkması gerektiğini, Kıbrıs Türk halkının hiçbir zaman yalnız olmadığını ve beni de orada tekrar kendi bayrağımızla görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir böyle temasların değeri çok büyük ve kıymetlidir” diyerek başta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve diğer Türk Devlet Başkanları’na teşekkür etti.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu