
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum: Türkiye Cumhuriyeti devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Yazar Cengiz Aytmatov’un, “Gün olur asra bedel” ifadesinin ete kemiğe büründüğü döneme şahitlik edildiğini dile getiren Erdoğan, 2. Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından belirlenen kurallar ve kurumlar üzerine bina edilen küresel sistem ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla çatırdarken yerine neyin konulacağının, neyin geleceğinin belirsizliğini koruduğunu ifade etti.
İnsanlığın kendisine çıkış ve kurtuluş yolu aradığının altını çizen Erdoğan, bu yolun ufukta belirdiğinin henüz söylenemediğini ifade etti.
Erdoğan, insanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özleminin, kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından dinamitlendiğini, bunun en son örneğinin 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi uçurumun eşiğine getiren hukuksuz savaş olduğunu kaydetti.
Savaşı kimin istediğinin, kimin tahrik ettiğinin, kimlerin bundan rant ve menfaat devşirdiğinin aradan geçen sürede ortaya çıktığını, savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptıkları tespitin haklılığının zamanla anlaşıldığını belirten Erdoğan, çatışmaların 40’ıncı gününde Pakistanlıların takdire şayan gayretleriyle 15 günlük ateşkes ilan edildiğini, böylece haftalardır yüreği ağzında yaşayan bölge halklarıyla birlikte tüm insanlığın 40 gün sonra ilk kez rahat bir nefes aldığını söyledi.
Erdoğan, geçici ateşkesten dolayı memnuniyetlerini dile getirdiklerini fakat İsrail Hükümeti’nin, Lübnan’a yönelik saldırılarını devam ettirmesinin barış umutlarına ilk darbeyi vurduğunu ifade etti.
– “Hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar”
Pakistan’ın ev sahipliğinde hafta sonu gerçekleştirilen görüşmelerden de beklenen haberlerin gelmediğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Tarafların açıklamaları, masa devrilmese bile müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede bir tümseğe gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Daha önce söylediğim gibi sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail Hükümeti’nin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. Bir defa şunu artık herkes anlamak zorundadır, şayet bölgemizde barış olacaksa bu siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vadedilmiş topraklar hezeyanıyla hareket eden İsrail Hükümeti’ne rağmen sağlanacak. Kana bulanan coğrafyamıza huzur gelecekse bu aynı şekilde güvenliğini başkalarının güvensizlik içinde olmasına bağlayan İsrail’e rağmen olacak.”
Erdoğan, İsrail’in, en küçük barış umudu belirdiğinde, daha önce defalarca yaptığı gibi, bunu sabote etmek için her yolu deneyeceğini belirtti.
İnsanlık cephesinin bölgedeki yangını söndürmek için uğraştıkça, katliam şebekesinin ateşe daha fazla odun taşıyacağını aktaran Erdoğan, İsrail’in, Türkiye ve İspanya başta olmak üzere, barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya devam edeceğini dile getirdi. Erdoğan, “Tetikçi kalemleriyle, medyalarıyla, aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar. Buradan, Gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netanyahu’nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez’i canıgönülden tebrik ediyorum.” diye konuştu.
İspanya halkını kutlayan Erdoğan, soykırım şebekesinin köpürttüğü nefret, husumet, gerilim ve kavga diline teslim olmayacaklarını vurguladı.
– “Zalime ‘zalim’, hayduda ‘haydut’, katile ‘katil’ demeye devam edeceğiz”
Erdoğan, vakarla, onurla, tarihten tevarüs eden asalet ve cesaretle en zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zalime ‘zalim’, hayduda ‘haydut’, katile ‘katil’ demeye devam edeceğiz. Gazzeli masum yavruların haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz. Batı Şeria’da toprakları işgal edilen kardeşlerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan’da yataklarında uyurken katledilen yavruların davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gizlenmek istenen tehdit ve zorbalıkla, üstü örtülmek istenen hakikatleri birilerinin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Coğrafyamızdaki mevcudiyetlerini birilerinin 100 sene önce yaptığı ihsana borçlu olanların aksine biz, bu topraklardaki bin yıllık tecrübemizin ışığında sorumluluk duygusuyla hareket etmeye devam edeceğiz. Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum: Türkiye Cumhuriyeti devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz.”
Yumuşak başlı ve sağduyulu olmalarını, “uysal koyun oldukları” şeklinde kimsenin yorumlamaması gerektiğini belirten Erdoğan, toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa, gerektiğinde, toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak gördüklerini vurguladı.






































