
Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, federasyoncu kesimin bu duruma yönelik tepkilerinin çifte standart olduğunu vurgulayan Arıklı, geçmişte uluslararası aktörlerin Kıbrıs’taki siyasi sürece doğrudan müdahale ettiğini hatırlattı.
Arıklı, KKTC’de faaliyet gösteren hemşeri derneklerinin düzenlediği etkinliklere Türkiye’den misafirlerin katılmasının doğal olduğunu ifade ederek, “Bu her zaman olan bir durumdur. Gelen misafirler konuşmalarında Türkiye’nin Kıbrıs politikası hakkında görüşlerini dile getiriyorlar. Ancak seçim öncesinde bunun müdahale olarak gösterilmesi haksızlıktır” dedi.
Federasyoncu kesimin, Türkiye’den gelen misafirlerin konuşmalarını seçimlere müdahale olarak değerlendirmesinin yanı sıra, aynı kesimin sessiz kaldığı Tufan Erhürman’a da tepki gösterdiğine dikkat çeken Arıklı, “Tufan Erhürman bilerek bu tartışmaya girmiyor çünkü bizim vereceğimiz cevabı biliyor” diye konuştu.
“ANNAN PLANI SÜRECİNDE MÜDAHALENİN DANİSKASI YAPILDI”
Erhan Arıklı, geçmişteki müdahaleleri örnek göstererek, “Annan Planı’nın tartışıldığı dönemde şu an şikayet edilen müdahalenin katbekat fazlası yaşandı. O dönemde sadece Türkiye değil, ABD ve Avrupa Birliği’nin diplomatları bile miting meydanlarında aktif rol aldı” dedi.
Arıklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Örneğin, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro de Soto, süreci adeta bizzat yönetiyor ve miting alanlarını ziyaret ediyordu. ABD’nin eski büyükelçileri Michael Klosson ve Tom Weston ise federasyoncu çevrelerin orkestrasını yöneten şefler gibiydi. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in görevdeki temsilcileri sürekli açıklamalar yaparak barış yanlılarını destekliyordu.”
“AB’DEN 30 MİLYON AVRO DESTEK VERİLDİ”
Arıklı, Annan Planı döneminde Avrupa Birliği’nin sivil toplum örgütlerine yaklaşık 30 milyon avro destek sağladığını belirterek, “Geçmişinde bu kadar büyük bir müdahale ve dış destek olan bir siyasi hareketin, şimdi birkaç belediye başkanı ve bazı isimlerin hemşeri derneklerindeki konuşmalarını gerekçe göstererek müdahale diyerek yaygara koparması tam anlamıyla çifte standarttır” ifadelerini kullandı.
ÇİFTE STANDART VE DEMOKRASİ VURGUSU
Arıklı, “Müdahale kendi lehlerine yapılırsa demokratik, karşı taraf lehine yapılırsa antidemokratik oluyor. Bu kabul edilemez bir durumdur” diyerek, kendilerini eleştirecek olanların önce kendi geçmişlerine bakması gerektiğini söyledi.
Son olarak, YDP Genel Başkanı, “Kıbrıs Türk halkı artık bu çifte standartlara tahammül etmiyor. Türkiye’den gelen misafirlerin yaptığı konuşmaları seçimlere müdahale olarak gösterenlerin geçmişte yaşananlara bir bakmasını öneriyorum” dedi.






































