GenelKıbrısManşet

Ülkeye yabancı “öğrenci” vizesiyle gelip suç ağlarına bulaşıyorlar

Kıbrıs’ın kuzeyinde son yıllarda hızla büyüyen yükseköğretim sektörü, artık yalnızca ekonomik katkılarla değil, beraberinde getirdiği güvenlik sorunlarıyla da tartışılıyor.

DEVRİM DEMİR

GÜVENLİK TARTIŞILIYOR

Kıbrıs’ın kuzeyinde son yıllarda hızla büyüyen yükseköğretim sektörü, artık yalnızca ekonomik katkılarla değil, beraberinde getirdiği güvenlik sorunlarıyla da tartışılıyor.

Özellikle üçüncü dünya ülkelerinden “öğrenci” statüsüyle ülkeye gelen bazı yabancı uyruklu şahısların uyuşturucu, trafik suçları, şiddet olayları ve yasa dışı faaliyetlere karışması, toplumda ciddi endişe yaratıyor.

Bir dönem “eğitim adası” olarak pazarlanan Kıbrıs’ın kuzeyinde bugün hem üniversite sistemi hem de öğrenci denetim mekanizmaları sorgulanıyor. Mahkeme kayıtlarına yansıyan olaylar ise buzdağının yalnızca görünen kısmı mı sorusunu gündeme getiriyor.

ÜNİVERSİTELER KONTROLSÜZ GEÇİŞ KAPISI MI?

Ülkede faaliyet gösteren çok sayıdaki üniversite, yıllardır özellikle Afrika, Orta Doğu ve Asya ülkelerinden binlerce öğrenci kabul ediyor. Ancak son dönemde yaşanan suç olayları, “öğrenci” olarak kayıt yaptıran herkesin gerçekten eğitim amacıyla mı ülkeye geldiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Resmi kayıtlara göre birçok yabancı öğrenci kısa süre içerisinde okuldan kopuyor, devamsızlığa düşüyor ya da kayıtlarını donduruyor. Buna rağmen ülkede yaşamaya devam eden bazı şahısların suç örgütleriyle bağlantılı faaliyetlere karıştığı iddiaları güvenlik birimlerinin raporlarına da yansıyor.

Özellikle uyuşturucu operasyonlarında yakalanan zanlıların önemli bir bölümünün öğrenci statüsünde olması dikkat çekiyor.

GİRNE’DE KOKAİN DAVASI ENDİŞELERİ BÜYÜTTÜ

Son olarak Girne Kaza Mahkemesi’nde görüşülen uyuşturucu davası, yaşanan tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Yemen uyruklu iki öğrencinin “kokain alma ve tasarruf” suçlarından tutuklanması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Mahkemede ortaya çıkan detaylar ise daha da çarpıcıydı. Zanlılardan birinin okul kaydının dondurulduğu öğrenilirken, her iki öğrencinin de daha önce benzer suçlardan açık davalarının bulunduğu belirtildi.

Bu durum, “Ülkede suç geçmişi bulunan yabancı öğrenciler neden hâlâ kontrol altında tutulamıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

ÖLÜMLE SONUÇLANAN KAZADA YİNE ‘ÖĞRENCİ’

Yakın zamanda yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybettiği trafik faciasında da benzer bir tablo ortaya çıktı.

Kazanın ardından olay yerinden kaçan ve daha sonra polis tarafından tespit edilerek tutuklanan Fas uyruklu şahsın da ülkede öğrenci statüsünde bulunduğu belirlendi.

Yapılan testlerde zanlının kanında hem uyuşturucu hem de alkol tespit edilmesi toplumdaki endişeyi daha da artırdı.

CEZAEVİ YABANCI ÖĞRENCİ DOLU

Son yıllarda uyuşturucu suçları, darp olayları, sahte belge düzenleme, trafik suçları ve kaçak yaşam nedeniyle cezaevine gönderilen yabancı öğrenci sayısında ciddi artış var. Birçok öğrenci eğitim hayatını tamamlayamadan ya cezaevine giriyor ya da yargı sürecinin ardından deport edilerek ülkeden gönderiliyor.

Özellikle narkotik suçlarında bazı yabancı öğrencilerin yalnızca kullanıcı değil, aynı zamanda dağıtıcı konumunda.

Güvenlik kaynakları, öğrenci vizesinin bazı çevreler tarafından “kolay giriş yöntemi” olarak kullanıldığı görüşünde birleşiyor.

ÜNİVERSİTE SAYISI ARTTI DENETİM AYNI ORANDA ARTMADI

Uzun yıllardır yükseköğretim sektörü ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri olarak görülüyor. Ancak hızlı büyüme beraberinde ciddi denetim eksikliklerini de gündeme taşıyor.

Uzmanlara göre bazı üniversiteler kontenjan kaygısıyla hareket ederken, öğrencilerin akademik devamlılığı ve sosyal denetimi yeterince sağlanamıyor.

Kayıt yaptırıp aylarca okula gitmeyen öğrencilerin nasıl ülkede kalmaya devam ettiği ise hâlâ net şekilde açıklanabilmiş değil. Bu noktada gözler yeniden İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na çevrildi.

EĞİTİM ADASI İMAJI ZEDELENİYOR

Yaşanan olayların yalnızca güvenlik boyutu değil, ülkenin uluslararası itibarı açısından da ciddi sonuçlar doğuruyor. Bir dönem yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olarak görülen Kuzey Kıbrıs’ta artık öğrenci sayılarında ciddi düşüş yaşandığı ifade ediliyor.

Özellikle ailelerin güvenlik endişeleri nedeniyle farklı ülkelere yöneldiği konuşuluyor. Sürekli gündeme gelen uyuşturucu operasyonları, şiddet olayları ve trafik faciaları, “eğitim adası” imajını derinden sarsıyor.

TOPLUM RAHATSIZ: GERÇEK ÖĞRENCİ İLE SUÇLU AYIRT EDİLMELİ

Yaşanan gelişmeler ülkede eğitim gören binlerce yabancı öğrenciyi de zan altında bırakıyor. Çünkü gerçekten eğitim almak için gelen öğrenciler de oluşan olumsuz algıdan etkileniyor.

Toplumun ortak beklentisi ise gerçek öğrencilerin korunması, suçla bağlantılı kişilerin ise çok daha sıkı şekilde denetlenmesi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu