
ÖZEL HABER
Dünyanın en prestijli gazetecilik ödüllerini veren kurul, KKTC’nin çıkardığı yasadan habersiz!
Meclisin çıkardığı yasanın ne kadar yanlış olduğu çok kısa sürede ortaya çıktı
BAŞKA BİR DÜNYA
KKTC’de zanlı ve sanıkların isim ve görüntülerinin yayınlanmasını yasaklayan düzenleme tartışılırken, Pulitzer Komitesi’nin ödüllendirdiği gazetecilik pratiği tamamen farklı bir tablo ortaya koyuyor. 2026 Pulitzer Ödülleri’nde Washington Post’un Donald Trump’ı da kapsayan araştırmaları ödül aldı. Trump, aynı dönemde birden fazla davada yargılanan bir siyasi figür olmasına rağmen, haberlerde açık kimliğiyle yer aldı. Bu yayınlar, isim kullanıldığı için değil, kamu gücünün kullanımını denetlediği için ödüllendirildi.
NELERE ÖDÜL VERMİŞLER
Pulitzer arşivi bu yaklaşımın istisna değil kural olduğunu gösteriyor. 2018’de Washington Post, Senato adayı Roy Moore hakkında reşit olmayanlara yönelik iddiaları ortaya koyan araştırmasıyla ödül aldı. Moore’un haberde adı açıkça yazıldı ve haber seçim süreci sürerken yayımlandı. Aynı yıl New York Times ve New Yorker’ın Harvey Weinstein dosyası, hakkında ciddi suçlamalar ve yargı süreci gündemdeyken yayımlandı ve küresel #MeToo dalgasını tetikledi. Bu haberler, isim kullanımı nedeniyle değil, kamu yararına yaptıkları katkı nedeniyle ödüllendirildi.
YASAKSIZ GAZETECİLİK
Bu örnekler, en yüksek gazetecilik standardının “isim yasağı” değil, haber dilinin sorumluluğu üzerine kurulduğunu gösteriyor. Evrensel gazetecilik uygulamalarında ve Pulitzer pratiğinde ölçüt, kimliğin gizlenmesi değil, kişinin suçlu ilan edilmemesi prensibine dayandırılıyor. KKTC’de kabul edilen düzenleme ise bu ilkeyi tersine çevirerek kimliği yasaklayan bir anlayışa dayanıyor. Uluslararası prestijli örnekler gazetecilikte sorunun isim değil, o ismin nasıl anlatıldığını önemserken, KKTC’de yasakçı zihniyetin giderek yayılması büyük endişe yaratıyor.





































