
Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, Güney Kıbrıs’ta temel gıda ürünlerinde KDV’nin sıfırlanmasının Kuzey Kıbrıs ekonomisi üzerinde yaratabileceği etkilere dikkat çekerek, KKTC’nin yeni bir ekonomik modele ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bora, “KKTC’ye sahip çıkacaksak yeni bir yol, yeni bir ekonomik modeli ele almak gerekir” dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin mevcut ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, KKTC’de yıllar içerisinde iyi ve kötü yönleriyle bir ekonomi kurulduğunu, binlerce ailenin yaşamını bu ekonomik yapı içerisinde sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
Ekonominin yönetilirken yalnızca ülke içindeki gelişmelerin değil, dünyanın ve özellikle içinde bulunulan coğrafyanın da dikkate alınması gerektiğini belirten Bora, Güney Kıbrıs’taki vergi politikalarının Kuzey Kıbrıs ekonomisi açısından oluşturabileceği sonuçlara dikkat çekti.
“EKONOMİNİN GÜNEYE KAYMASI”
Bora, Güney Kıbrıs’ta temel gıda ürünlerinde KDV’nin sıfırlanmasının genişletilmesinin, Kuzey Kıbrıs açısından yalnızca bir fiyat rekabeti meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bora, bunun Kuzey’de yaşayan vatandaşların ve yabancıların söz konusu ürünleri Güney Kıbrıs’tan satın alma eğilimini artırabileceğini belirterek, “Bu ne demektir? Kuzeydeki vatandaşlarımızın ve yabancıların ilgili ürünleri gidip Güney’den alması demektir, ekonominin daha da güneye kayması demektir” ifadelerini kullandı.
“ETKİ ANALİZİ YAPILMASI GEREKİR”
Bu tür ekonomik kararların zincirleme sonuçlar doğurabileceğini belirten Bora, olası etkileri şöyle sıraladı:
“Kuzeyde para miktarı azalacak, ilgili ürünlerin satışı azalacak. Satış azalırsa kâr azalır, bilançolar kötüleşir, işçi işten çıkarılır, bankalara borç ödemesinde zorluklar meydana gelir, devlet bu ürünlere bağlı dolaylı vergi kayıplarına uğrar.”
Ekonomik politikaların yalnızca ilk etkisinin değil, ortaya çıkarabileceği ikinci ve üçüncü aşama sonuçların da hesaplanması gerektiğini ifade eden Bora, etki analizi yapılmadan alınacak kararların ekonomik sorunları büyütebileceği uyarısında bulundu.
“SERBEST BÖLGE ADASI OLMAK DIŞINDA ALTERNATİF YOK”
KKTC’nin ekonomik yapısının yeniden ele alınması gerektiğini savunan Bora, ülkenin mevcut şartları ve içinde bulunduğu coğrafya dikkate alındığında yeni bir ekonomik model oluşturulmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Bora, “KKTC’ye sahip çıkacaksak yeni bir yol, yeni bir ekonomik modeli ele almak gerekir” diyerek, bu modelin serbest bölge yapılanması üzerine kurulabileceğini belirtti.
Bora, “Dünya ve içinde bulunduğumuz coğrafyaya bakarsak serbest bölge adası olmanın dışında başka alternatif yoktur” ifadelerini kullandı.
Bu konuda da geç kalındığını savunan Bora, ekonomik yapının sürdürülebilir olması için devletin sürekli gelişmesi ve ileriye doğru hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“DEVLETİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İÇİN GELİŞMESİ GEREKİYOR”
Serbest bölge modeline örnek olarak Dubai’yi gösteren Bora, Dubai’de 55 farklı serbest bölge uygulaması bulunduğunu ifade etti.
Bora, KKTC’nin de mevcut ekonomik yapıyı korumakla yetinmemesi, dünyadaki ekonomik modelleri inceleyerek kendisine özgü ve sürdürülebilir bir model oluşturması gerektiğini belirtti.
Bora, değerlendirmesinin sonunda Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın devlet vurgusuna ilişkin sözlerine yer verdi.
Denktaş’ın, “Biz size bir devlet bırakıyoruz. Bunu yaşatarak, bunu temel alarak yapılacak bir anlaşma sizin başarınız, gelecek nesillere sizin armağanınız olacaktır” sözlerini hatırlatan Bora, devletin ekonomik olarak da yaşatılması gerektiği mesajını verdi.
Bora, Denktaş’ın şu sözleriyle değerlendirmesini tamamladı:
“Kısa dönemde size vaat edilen rahatlatıcı ‘hediyeler’ için bu devletten vazgeçerseniz, Girit dramının son sayfasını siz yazmış olacaksınız ve tarih hiçbirimizi bağışlamayacak.”








































