
ÖZEL HABER
Aşıkoğlu, Türkiye’nin ithalat pazarının Kktc için fırsata dönüştürülmesini önerdi
“EKONOMİK KALKINMA ‘PARAYLA’ OLMAZ”
Ekonomist Şahap Aşıkoğlu, GIYNIK’a özel yaptığı açıklamalarda, yeni hükümetin Türkiye ile imzalayacağı ekonomik protokollerde yalnızca mali kaynak talep etmek yerine, KKTC’de üretilecek ürünler için alım garantisi, kamu alımlarında kota ve üretim yatırımlarına yönelik destek istemesi gerektiğini belirtti. Yıllardır milyarlarca liralık kaynak açıklanmasına rağmen ekonomik yapının değişmediğine dikkat çeken Aşıkoğlu, ekonomik kalkınmanın alınan parayla değil, yaratılan ihracat ve istihdamla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
“TÜRKİYE BÜYÜK BİR PAZAR”
Türkiye’nin 2025 yılında yaklaşık 365 milyar dolarlık mal ithal ettiğini hatırlatan Aşıkoğlu, bu pazarın küçük bir bölümünün dahi KKTC için önemli bir fırsat yaratabileceğini ifade etti. Beş yıl içinde ihracatın 116 milyon dolardan 250 milyon dolara çıkarılmasının hedeflenebileceğini kaydeden Aşıkoğlu, Türkiye’nin hangi ürünleri, hangi ülkelerden ve hangi fiyatlarla ithal ettiğinin araştırılmasını önerdi. Hafif sanayi, işlenmiş gıda ve narenciye konsantresi gibi alanların değerlendirilmesini isteyen Aşıkoğlu, yatırım teşviklerinin somut alıcılarla ve uzun vadeli satın alma sözleşmeleriyle ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti.
“İLK 100 GÜNDE HAZIR PROGRAMLA ANKARA’YA GİDİLMELİ”
Yeni hükümetin ilk 100 gün içinde üretilebilecek ürünleri, maliyetleri, alıcıları ve yatırım ihtiyaçlarını belirleyen bir program hazırlayabileceğini söyleyen Aşıkoğlu, ekonomik protokol kaynaklarının doğrudan üretim kapasitesini artıracak yatırımlara yönlendirilmesini savundu. Kota uygulamasının tek başına yeterli olmayacağını, desteklerin gerçek üretime bağlanması gerektiğini de vurgulayan Aşıkoğlu, enerji, teknoloji ve altyapı yatırımlarının üretim maliyetlerini düşürecek biçimde planlanmasını önerdi. Aşıkoğlu, yaklaşımını “Kapıyı açmak Ankara’nın işi. İçeri girecek ürünü, alıcıyı ve maliyet tablosunu hazırlamak bizim işimiz” sözleriyle özetledi. Ekonomide farklı sonuçlar elde edebilmek için öncelikle mevcut yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Aşıkoğlu son olarak; “Değiştirmemiz gereken ilk şey, ekonomiye bakışımız ve bunu yapabilecek olan sadece biziz” sözlerini kaydetti.








































