
“Kıyamet Peygamberi” lakabıyla tanınan ve bazı çevrelerce “yeni Nostradamus” olarak görülen medyum Craig Hamilton-Parker, 2026 yılına ilişkin bir dizi endişe verici tahminde bulundu. Daha önce Kraliçe’nin ölümü ve Covid-19 pandemisi gibi gelişmeleri öngördüğünü iddia eden Hamilton-Parker, siyasi, çevresel ve sosyal kargaşaya dair ayrıntılı vizyonlarıyla dünya çapında bir takipçi kitlesi edinmişti.
Geleceği görebilme yeteneğine sahip olduğunu savunan Hamilton-Parker, eşi Jane ve çeşitli ruhani medyumlarla birlikte çalışıyor. Antik Hint Nadi metinleri de dahil olmak üzere ruhani okumalar yaptığını belirten medyum, demokratik kurumları zayıflatabilecek ve küresel ortaklıkları yeniden şekillendirebilecek çok sayıda krizin bir araya geleceğini öne sürüyor.
Irish Mirror’un haberine göre Hamilton-Parker, kendine özgü açık sözlü üslubuyla Amerikan siyasetinden doğal afetlere ve uluslararası ittifaklara kadar uzanan geniş bir yelpazede, 2026’nın çalkantılı geçeceğini düşündüğünü açıkladı.
En dikkat çeken beş tahmini ise şöyle:
Donald Trump için üçüncü dönem iddiası
Hamilton-Parker’ın YouTube kanalında bir izleyici, Donald Trump’ın üçüncü hatta dördüncü kez başkanlığa aday olup olamayacağını sordu. Trump’ın ikinci döneminde bu senaryoyu ilk kez dile getirdiğini söyleyen Hamilton-Parker, yaklaşan ABD seçimlerinin küresel krizlerle çakışabileceğini ve bunun anayasal prosedürleri uygulanamaz hale getirebileceğini iddia etti.
“Büyük bir küresel çatışma olacağını, bunun Tayvan’ı da kapsayabileceğini düşünüyordum,” diyen Parker, şunları kaydetti:
“Birçok kişi Anayasa’da üçüncü bir dönemin mümkün olmadığını söylüyor. Ancak dünyada çok şey değişti. Küresel bir çatışma yaşanırsa olağanüstü şartlar ortaya çıkabilir.”
Son dönemde yaşanan gelişmelere atıfta bulunan Parker, “Grönland’ın işgali ya da Venezuela’daki gibi bir liderin kaçırılması gibi senaryoları kim hayal edebilirdi? Dünya hızla değişiyor,” ifadelerini kullandı.
Parker, 2026’da olağanüstü hal önlemlerinin devreye sokulabileceğini ve küresel koşulların seçim yapılmasını imkânsız kılması halinde Trump’ın iktidarda kalabileceğini öne sürdü. “Mevcut kuralları altüst edecek bir gelişme yaşanabilir ve o dönem büyük bir çatışma dönemi olabilir,” dedi.
Ayrıca yıllardır üzerinde çalıştığı Hindistan’daki Nadi kahinlerine atıfta bulunan Parker, bu kadim metinlerin Çin ve Rusya’nın ABD’ye karşı bir ittifak kurabileceğine işaret ettiğini savundu. Bu ihtimali ilk kez 2015’te dile getirdiğini belirten Parker, “O dönem bu imkânsız görünüyordu. Ancak şimdi ABD ile çatışma ihtimali konuşuluyor. 2026 civarında çok sayıda çatışma görebiliriz,” dedi.
Japonya üzerinde gaz bulutu uyarısı
Hamilton-Parker, 2026’da Japonya üzerinde oluşabilecek ve yıkıcı sonuçlar doğurabilecek bir gaz bulutu konusunda da uyarıda bulundu. Bu tahmini ilk kez 2015’te yayımlanan “Evrenden Gelen Mesajlar” adlı kitabında kaleme aldığını söyledi.
“Nadi okumalarımdan birinde bir ülkenin gaz bulutuyla kaplanacağı yönünde bir uyarı vardı,” diyen Parker, daha sonra bunun Japonya olabileceğine dair işaretler aldığını ve tarihin Ağustos 2026’ya işaret ettiğini ileri sürdü.
Geleceğin değiştirilebilir olduğunu vurgulayan Parker, “Bu öngörüleri paylaşmamın nedeni, insanların olumlu düşünceler ve dualarla olumsuz etkileri azaltmasına katkı sunmak,” dedi.
Gaz bulutunun kasıtlı olarak yoğunlaştırılabileceği ihtimalini de gündeme getiren Parker, bunun gizli bir saldırı biçimi olabileceğini öne sürdü. Ayrıca aynı dönemde büyük bir siber saldırı yaşanabileceğini iddia ederek, bunun kripto para piyasalarını, sanayiyi ve yapay zekâ sektörünü etkileyebileceğini söyledi.
“Finansal dalgalanmalar yaşanabilir. Altın önce yükselebilir, sonra düşebilir. İnsanlar verilerinin yedeğini almalı, yalnızca bulut depolamaya güvenmemeli,” uyarısında bulundu.
İran’a yönelik ikinci saldırı iddiası
Orta Doğu’ya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Parker, İran’ın nükleer tesislerine yönelik ikinci bir saldırı öngördüğünü söyledi.
“Mart 2026’da liderliğe ve kalan nükleer tesislere yönelik hedefli saldırılar olabilir,” diyen Parker, bunun hızlı ve sınırlı bir askeri operasyon şeklinde gerçekleşebileceğini savundu.
Kara birliklerinin devreye girmesini beklemediğini belirten Parker, “Hava saldırıları ve hızlı operasyonlar olabilir, ardından geri çekilme yaşanabilir,” dedi.
İran halkı için umutlu olduğunu da ifade eden Parker, ülkenin uzun vadede daha özgür bir yapıya kavuşabileceğini düşündüğünü söyledi.
Grönland ve ekonomik anlaşma iddiası
Grönland’ın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Parker, meselenin askeri değil ekonomik olduğunu öne sürdü.
“Burada esas konu petrol rezervleri ve nadir toprak metalleri,” diyen Parker, ABD’nin askeri bir müdahale yerine büyük ölçekli ekonomik anlaşmalar yoluyla etki kurmaya çalışacağını savundu.
Parker, Grönland’la yapılabilecek bir anlaşmanın yüksek meblağlı ekonomik yatırımları içerebileceğini ve bunun siyasi itirazlara rağmen hayata geçirilebileceğini ileri sürdü.
NATO, Çin ve küresel güç dengesi
Hamilton-Parker, NATO’nun önümüzdeki yıllarda zayıflayabileceğini ve 2030 civarında yeni bir küresel barış gücü organizasyonunun ortaya çıkabileceğini iddia etti.
“Hiçbir ülke dünyanın polisliğini yapmak istemiyor. NATO ve BM’nin yerini daha farklı bir yapı alabilir,” diyen Parker, ABD ile Çin arasında yaşanabilecek gerilimlerin yeni bir küresel düzeni tetikleyebileceğini savundu.
Çin’deki ekonomik sorunların siyasi huzursuzluğa yol açabileceğini öne süren Parker, bunun 2026’da küresel gündemin merkezine oturabileceğini ifade etti.
Genel olarak Parker, 2026’nın siyasi, askeri ve ekonomik açıdan oldukça hareketli ve krizlerle dolu bir yıl olacağını öngördüğünü belirtti.



































