GenelManşetYaşam
Z kuşağının beklemeye tahammülü yok
Yapılan nöropsikolojik araştırmalar, sürekli uyarana maruz kalmanın (bildirimler, kısa videolar, hızlı içerik tüketimi) beynin ödül sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Bu durum, özellikle prefrontal korteksin tam gelişmediği ergenlik döneminde başlayan alışkanlıkların kalıcı hale gelmesine neden olabiliyor.

Yapılan nöropsikolojik araştırmalar, sürekli uyarana maruz kalmanın (bildirimler, kısa videolar, hızlı içerik tüketimi) beynin ödül sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Bu durum, özellikle prefrontal korteksin tam gelişmediği ergenlik döneminde başlayan alışkanlıkların kalıcı hale gelmesine neden olabiliyor.
Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışmada, Z kuşağının dikkat süresinin önceki kuşaklara kıyasla daha kısa olduğu ve beklemeye tahammül eşiğinin belirgin şekilde düştüğü gözlemlenmiştir.
Sabırsızlık ve Hızlı Tüketim: Z kuşağı, bilgiye saniyeler içinde ulaşabildiği için uzun vadeli çaba gerektiren görevlerde motivasyon kaybı yaşayabiliyor.
Anlık Geri Bildirim İhtiyacı: Sosyal medyada “like” alma arzusu, bu kuşağın özdeğerini dışsal geri bildirimlere bağlama riskini artırıyor.
Tükenmişlik ve Odaklanma Problemleri: Sürekli uyarıcıya maruz kalma, dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluğa neden olabiliyor.






































