
İstatistik Kurumu’nun hayat pahalılığı sepetinin güncelliğini yitirdiğini, kaydeden eylemciler, kapıya “vatandaşın sepetini” astı
HEM PATATES HEM SEPET
Başbakanlık önünde eylem yapan 21 sendika, hayat pahalılığı hesaplama yöntemi ve Toplu İş Sözleşmesi’nde yapılmak istenen değişikliği protesto etti. Sendika yetkililerinin katıldığı eylemde, açıklamaların ardından Başbakanlığa patates atıldı. İstatistik Kurumu’nun hayat pahalılığını belirlediği sepetin güncelliğini yitirdiğini, değiştirilmesi gerektiğini kaydeden eylemciler, Başbakanlık kapısına “vatandaşın sepetini” de astı.
“BU BİR MANİFESTODUR”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş eylemde yaptığı konuşmada, “Geçim derdimiz var” diyerek, böyle devam etmesi durumunda hükümetin, yeni grev ve eylemlerle karşı karşıya kalacağını söyledi. “Pahalılık bu ülkede önlenemiyor” diyen Maviş, doların bir yıllık enflasyon ilerlemesinin %20, yıllık enflasyonun ise %56 olduğunu ifade etti. Maviş, “Bu bir manifestodur” diyerek, Başbakan’ın, yapılmak istenen değişikliklerden geri adım atmasıyla ülkede kaosun biraz önleneceğini belirtti. Maviş, “Bu memleket sahipsiz değildir” dedi.
“SOKAKLARDAN DÖNÜŞ YOK”
Hayat pahalılığı ve Toplu İş Sözleşmesiyle ilgili yapılmak istenenin bu ülkeye ihanet olduğunu savunan KAMUSEN Başkanı Metin Atan hükümetin, fakirleşme, yoksullaşma adına adımlar attığını anlattı. Atan, Kasım ayı hayat pahalılığı oranının %0.78 olarak açıklandığını belirterek, “Bir bile değil… İnsanların sinir uçlarıyla oynuyorlar” dedi. Atan, ülkenin bitirilmek istendiğini kaydederek, “Biz artık sokaklara indik, geri dönüşü de yoktur. Başbakanın duyarlılık göstermesini temenni ederiz, ok yaydan çıktı” dedi.
“GOLLİFA GİBİ YURTTAŞLIK”
KTAMS Başkanı Güven Bengihan da Anayasa’nın 54’üncü maddesine göre, Toplu İş Sözleşmesinin işverenle (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı), çalışanları temsilen sendikalar arasında olduğunu hatırlatarak, Maliye Bakanı’nın onayına gitmesi için değişiklik yapılmak istendiğini anlattı. Bengihan, İstatistik Kurumu’nun hayat pahalılığını belirlediği sepetin 2015’ten kalma olduğunu belirterek, “10 sene önce belirlenen kalıplara göre hesaplamanın doğru çıkması mümkün değil” dedi. Toplumun üretimden koparılarak, kimliksiz, kültürsüz bırakılarak, yok edilmek istendiğini vurgulayan Bengihan, “golifa” gibi yurttaşlık dağıtıldığına da işaret etti. Bengihan, “Bu ülke için dirhem gaile çekmeyenler, bu ülkeye kendini ait hissetmeyenler benim kaderim için oy verecek” eleştirisinde bulundu.






































