400 yıllık “vampir” mezarının sırrı çözülüyor
Polonya'da 2022 yılında bulunan sıra dışı bir mezarla ilgili dört yıldır süren araştırmanın sonuçları yayımlandı. 17. yüzyılda ölen genç bir kadın, boynunun üzerine keskin tarafı boğazına dönük bir orak ve sol ayak başparmağına takılmış üçgen bir asma kilitle gömülmüştü. Bilim insanlarına göre bu önlemlerin amacı, tehlikeli olduğuna inanılan genç kadının mezardan “geri dönmesini” engellemekti. Ancak yeni bulgular hikâyeyi daha da gizemli hale getirdi: “Zosia” adı verilen genç kadın yoksul veya dışlanmış biri değil, toplumun seçkinlerinden, hatta bir soylu olabilir.

Polonya’nın Pień kentinde 2022 yılında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda bulunan 75 numaralı mezar, Avrupa’nın geçmişte ölüm ve doğaüstü güçlere ilişkin inanışlarını ortaya koyan en sıra dışı buluntulardan birine dönüştü.
Mezarda 17. yüzyılın ortalarında, henüz genç yaşta öldüğü düşünülen bir kadının iskeleti bulundu.
Ancak arkeologları şaşırtan kadının kendisinden çok, bedenine uygulanan sıra dışı önlemlerdi.
Kadının boynunun üzerine büyük bir demir orak yerleştirilmişti. Üstelik orağın keskin tarafı doğrudan boğazına bakıyordu.
Sol ayak başparmağına ise üçgen biçimli bir asma kilit takılmıştı.
Polonya’daki Nicolaus Copernicus Üniversitesi’nden arkeolog Dariusz Poliński liderliğindeki ekip, son dört yıldır bu iki nesnenin neden mezara konulduğunu ve genç kadının kim olduğunu araştırıyordu.
Çalışmanın sonuçları Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayımlandı.

ONU ÖLDÜKTEN SONRA BİLE TEHLİKELİ GÖRDÜLER
Araştırmacıların ulaştığı sonuçlara göre yerel halk, bugün “Zosia” adı verilen genç kadını ölümünden sonra bile bir tehdit olarak görmüş olabilir.
- yüzyıl Avrupa’sında salgın hastalıklar, kıtlıklar ve açıklanamayan felaketler zaman zaman doğaüstü güçlerle ilişkilendiriliyordu. Toplumun dışına itilmiş veya şüpheyle bakılan bazı kişilerin öldükten sonra geri dönerek yaşayanlara zarar verebileceğine inanılıyordu.
Zosia’nın mezarındaki iki ayrı önlem de bu korkuyla bağlantılı görünüyor.
Poliński, CNN’e yaptığı değerlendirmede aynı iskelet üzerinde iki farklı yöntemin kullanılmasının sıra dışı olduğuna dikkat çekerek bunun bedenin yeniden canlanmasına ilişkin korkunun daha güçlü olduğuna işaret edebileceğini söyledi.
Ancak araştırmanın ortaya çıkardığı en çarpıcı ayrıntılardan biri, kilit ile orağın muhtemelen aynı anda yerleştirilmemiş olması.

MEZARINA GERİ DÖNDÜLER
Araştırmacıların incelemelerine göre Zosia ilk gömüldüğünde ayak parmağına asma kilit takılmış olabilir.
Fakat daha sonra mezarın yeniden açıldığı ve boynunun üzerine orağın sonradan yerleştirildiği düşünülüyor.
Bu ihtimal doğruysa genç kadına yönelik korku cenaze töreniyle sona ermedi.
Onu gömenler bir süre sonra mezarına geri dönmüş ve geri dönmesini engellemek için ikinci bir önlem alma ihtiyacı hissetmiş olabilir.
Araştırmacılara göre kilit, ölünün mezarda kalmasını sembolik olarak güvence altına alırken, keskin tarafı boyna dönük orak da bedenin ayağa kalkmaya çalışması durumunda onu durduracak bir araç olarak düşünülmüş olabilir.
AĞZINDA ÜÇ AYRI METALİN İZİ BULUNDU
Yeni araştırmada ortaya çıkan başka bir bulgu ise gizemi daha da artırdı.
Arkeologlar Zosia’nın damak bölgesinde bakır, manganez ve altın izlerine rastladı.
Bu metallerin kaynağı henüz belirlenemedi.
Araştırmacılar, ölümünden sonra genç kadının ağzına veya burnuna bugün artık mevcut olmayan başka bir nesne yerleştirilmiş olabileceğini değerlendiriyor.
Eğer bu ihtimal doğrulanırsa, Zosia’nın mezarında kilit ve orağın yanı sıra üçüncü bir koruyucu uygulama daha yapılmış olabilir.
GERÇEKTEN “VAMPİR” MİYDİ?
Zosia’nın mezarı 2022’de ortaya çıkarıldığında dünya basını onu kısa sürede “Polonyalı vampir” olarak tanımladı.
Ancak araştırmacılar bu ifadeye mesafeli.
Çünkü bugün bildiğimiz anlamıyla “vampir” kavramı Avrupa’da esas olarak 18. yüzyılda yaygınlaştı. Zosia ise bundan yaklaşık bir yüzyıl önce yaşamıştı.
Yeni araştırmanın yazarlarına göre bu tür mezarlar için kullanılan “anti-vampirik” tanımlaması yerine, dönemin daha geniş “şeytani veya tehlikeli varlık” inanışlarından söz etmek daha doğru.
- yüzyılda toplumun yabancı gördüğü kişiler, dini sapkın olarak değerlendirilenler veya yetimler bu tür inanışların hedefi olabiliyordu.
İntihar edenler, boğularak ölenler, doğum sırasında hayatını kaybedenler veya başka trajik koşullarda ölen kişiler de ölümden sonra şüpheyle karşılanabiliyordu.
YOKSUL DEĞİL, BELKİ DE SOYLUYDU
Ancak Zosia’yı diğer sıra dışı mezarlardan ayıran önemli bir ayrıntı var.
Genç kadın görünüşe göre toplumun yoksul veya tamamen dışlanmış bir üyesi değildi.
Araştırmacılar kafatasının çevresinde ipek kumaş ile altın ipliklerle dokunmuş pahalı bir başlık veya süslemenin izlerini tespit etti.
Bu tür aksesuarların 17. yüzyılda sıradan insanlar tarafından kullanılması kolay değildi.
Araştırma ekibi bu nedenle Zosia’nın toplumun elit kesimine mensup, hatta soylu bir genç kadın olabileceğini düşünüyor.
Bu bulgu ise yaklaşık 400 yıllık hikâyenin en büyük sorularından birini ortaya çıkarıyor:
Henüz genç yaşta olan, yüksek sosyal statüye sahip bir kadından insanlar neden bu kadar korkuyordu?
“İNTİKAMINDAN KORKMUŞ OLABİLİRLER”
Araştırmacıların henüz kesin bir cevabı yok.
Poliński’nin daha önce dile getirdiği hipotezlerden biri, Zosia’nın yaşamı sırasında büyük bir trajedi veya haksızlık yaşamış olabileceği yönünde.
Böyle bir durumda çevresindeki insanların genç kadının ölümünden sonra geri dönerek kendilerinden intikam alacağından korkmuş olmaları mümkün.
Bir başka ihtimal ise Zosia’nın görünüşünün veya davranışlarının dönemin insanlarında korku yaratmış olması.
Ancak araştırmacılar bunların henüz yalnızca olasılık olduğunu özellikle vurguluyor.
Zosia’nın ölüm nedeni bile halen bilinmiyor.
MEZARLIKTA YALNIZ DEĞİLDİ
Pień’deki kazılar Zosia’nın bu şekilde gömülen tek kişi olmadığını da ortaya çıkardı.
Aynı mezarlıkta arkeologlar yüzüstü gömülmüş ve ayağının altında asma kilit bulunan bir çocuğun kalıntılarını keşfetti.
Başka bazı iskeletlerin üzerine ise ağır kayalar yerleştirilmişti.
Şimdiye kadar incelenen 101 mezardan 12’den fazlası sıra dışı defin olarak sınıflandırılabilecek özellikler taşıyor.
Bu yüksek oran nedeniyle araştırmacılar Pień’deki mezarlığın sıradan bir mezarlık olmayabileceğini düşünüyor.
Alan bir kilise veya şapelin dışında bulunuyor. Bu nedenle kutsanmamış bir mezarlık olarak kullanılmış; toplumun yoksul, dışlanmış veya gözden düşmüş üyeleri buraya gömülmüş olabilir.
Zosia’nın pahalı giysileri ise onun bu ikinci gruba, yani toplumdaki konumunu veya itibarını kaybetmiş bir aileye mensup olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
400 YIL SONRA YÜZÜNÜ YENİDEN YAPTILAR
Zosia’nın hikâyesinin en dikkat çekici bölümlerinden biri de ölümünden yaklaşık dört yüzyıl sonra gerçekleşti.
Heykeltıraş ve adli yüz rekonstrüksiyonu uzmanı Oscar D. Nilsson, 2024 yılında Zosia’nın kafatasının ayrıntılı ölçümlerini kullanarak genç kadının yüzünü yeniden oluşturdu.
Yaşı, kilosu ve sağlık durumuna ilişkin iskelet bulgularından da yararlanan Nilsson, Zosia’nın hayattayken nasıl görünmüş olabileceğini gösteren üç boyutlu bir model hazırladı.

Ortaya mavi gözlü, açık kahverengi saçlı, genç bir kadın çıktı.
Nilsson, çalışmasını tamamladığında Reuters’a yaptığı açıklamada hikâyedeki ironiyi şu sözlerle anlatmıştı:
“Onu gömenler ölümden geri dönmesini engellemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Biz ise onu hayata geri döndürmek için elimizden gelen her şeyi yaptık.”
EN BÜYÜK SIR HÂLÂ ÇÖZÜLMEDİ
Dört yıllık araştırma Zosia’nın sıra dışı mezarındaki bazı işaretleri açıklığa kavuşturdu, ancak hikâyenin en önemli soruları hâlâ cevapsız.
Genç kadın neden öldü?
Pień’de mi büyüdü, yoksa buraya başka bir yerden mi geldi?
Ve en önemlisi:
Yaşadığı toplum ondan neden ölümünden sonra bile bu kadar korkuyordu?
Araştırmacılar şimdi Zosia’nın kalıntıları ile Pień’deki diğer sıra dışı mezarlar üzerinde çalışmayı sürdürüyor.
Yaklaşık 400 yıl önce onu gömenler mezardan geri dönmesini engellemek için ayağını kilitlemiş ve boynunun üzerine keskin bir orak yerleştirmişti.
Dört yüzyıl sonra ise bilim insanları, genç kadının kim olduğunu ve neden böylesine korkulan birine dönüştüğünü anlamaya çalışıyor.




































