
Travma sonrası stres bozukluğu kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağan dışı ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşen olayların tetiklediği bir ruhsal travma ya da ruh sağlığı durumudur. Bu olayların kişinin kendisinde veya bir yakınında ölüme yol açması ya da yaralanma tehlikesi yaratması durumunda ortaya korku, dehşet ve çaresizlik hisleri çıkabilir. Her yaştan insanda travma sonrası stres bozukluğu olabilir.
Deprem, sel, ve yangın gibi doğal afetler, işkence, savaş, şiddete uğrama, cinsel taciz, veya tecavüz gibi insan kaynaklı travmalar, kazalar, ciddi ve ölümcül hastalıklar, ya da beklenmedik ölümler gibi travmatik olayları yaşayan, gören veya öğrenen bireylerin travma sonrası stres bozukluğu geliştirmesi mümkündür.
Tıp uzmanları bazı bireylerin travma sonrası stres bozukluğunun neden dolayı geliştiğinden kesin emin değildirler. Çoğu akıl sağlığı probleminde olduğu gibi, travma sonrası stres bozukluğunun da muhtemelen çeşitli farklı öğelerin karışımından dolayı ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu öğeler arasında bireyin hayatında boyunca yaşadığı stresli deneyimler, yaşadığı travmaların miktarı ve ciddiyeti, ailesinde anksiyete ve depresyon geçmişi gibi kalıtsal ruh sağlığı riskleri, mizaç yani kalıtımsal kişilik özellikleri, ve bireyin beyni ile vücudunun strese yanıt olarak saldığı kimyasallar ve hormonları düzenleme şekli bulunur.
Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireyde; Uykusuzluk, kabus görme, olayla ilgili anıların sık sık rahatsız edici şekilde hatırlanması, sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusu ve bu nedenle diken üstünde hissetme, kolay irkilme, çabuk sinirlenme, gelecekle ilgili plan yapmama, yabancılaşma, Olayı hatırlatan durumlarda huzursuz olma ve bu durumlardan kaçınma görülür.
Çoğu kişide, travmayı izleyen günlerde görülen ve genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelen bu belirtiler, bazı kişilerde aylarca hatta yıllarca sürebilir. Aynı zamanda belirtiler bazen travmatik olaydan aylar sonra da başlayabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu kişinin hayatını, sosyal aktivitelerini, dünyayı algılayış şeklini etkileyen çeşitli alanlarda sorunlar yaşamasına neden olan ciddi bir hastalıktır. Bununla birlikte çeşitli tedavi yöntemlerinin bu hastalığın tedavisinde oldukça başarılı olduğu bilinmektedir.
Travmatik bir olaydan her kişinin aynı oranda etkilenmediği göz önüne alındığında, kişinin ihtiyaçlarına uygun olan tedavi planının hazırlanması gerekmektedir.Travma etkilerini şiddetli bir şekilde yaşayan kişilere uygun bir antidepresan tedavisi başlanabilir. Tedavide kullanılan ilaçlar kişinin duygu durumunu düzenleme, aşırı uyarılmayı azaltma, öfke kontrolünü sağlama, düşünce içeriklerini düzenleme gibi bir çok semptomla ilişkili alanda yarar sağlamaktadır. Tedavi süresi hekim tarafından belirlenir.






































