
Değer kaybı, bir yandan enflasyonu artırırken bir yandan da alım gücünü erozyona uğratıyor
Ekonomistler değer kaybının, genellikle gelir dağılımındaki eşitsizliği artırdığına dikkati çekiyor
ARTUN ÇAĞA
YARI YARIYA ERİDİ… Türk Lirası’ndaki derin değer kaybı sürerken, dünkü verilere göre yılbaşından bu yana
TL karşısında dolar yüzde 10.7; Euro yüzde 8.9 ve sterlin de %10.5 oranında değer kazandı. Yaptığımız
hesaplamayan göre 1 Ocak 2024 tarihinden 15 Mart 2024 tarihine kadarki 75 günlük sürede ise “Vatandaşın
1,000 (bin) TL’si dövizler karşısında 903 TL’ye kadar geriledi. Bir yıllık süreçte ise 1,000 TL neredeyse yarı
yarıya eriyerek 556 TL’ye indi. Söz konusu kayıplar, ülkede gelirlerin artış miktarından daha fazla olduğu için bu
durum fakirleşmeyi beraberinde getiriyor.
ENFLASYONU DA KÖRÜKLÜYOR… Türk Lirası’ndaki yüksek oranlı değer kaybı, durman bilmezken,
ekonomistler bunun enflasyonu da tetiklediğine işaret ediyor. Değer kaybıyla birlikte, ithal edilen mal ve
hizmetlerin maliyetinin arttığını hatırlatan ekonomi çevreleri, bunun da iç piyasada fiyatların yükselmesine ve
alım gücünün azalmasına yol açtığına işaret ediyor. Başka deyişle halk, aynı miktarda para ile daha az mal ve
hizmet satın alabiliyor. Bu da yaşam standartlarının düşmesine ve ekonomik zorlukların artmasını beraberinde
getiriyor.
GELİR DAĞILIMINDAKİ EŞİTSİZLİK… Ekonomistler değer kaybının, genellikle gelir dağılımındaki
eşitsizliği artırdığına da dikkati çekiyor. Ülkede daha düşük gelire sahip olan vatandaşlar, aşırı yüksek seviyede
olan fiyatlar nedeniyle mal ve hizmetlere gelirleriyle orantılı bir şekilde ulaşamıyor. Düşük gelirli vatandaşlar
fiyatlarla başa çıkmakta çok fazla zorlanırken, daha yüksek gelire sahip olanlar bu durumdan çok az etkileniyor.
Bu durum çoğu zaman ekonomik dengesizliği beraberinde getirirken, toplumsal huzursuzluğu da yol açabiliyor.







































