GenelKıbrısManşet

Faiz Camgöz: “Eğitimin esas sorunları belliyken yetkililerin sessizliği kabul edilemez”

İş insanı Faiz Camgöz, eğitimin esas sorunlarının eksik öğretmen kadroları, çökme riski taşıyan binalar ve çağdaşlıktan uzak müfredat olduğunu belirterek, bunlar görmezden gelinerek toplumun ayrıştırılmak istenmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Faiz Camgöz, ülkedeki sorunların giderek derinleştiğini belirterek, hükümete sert eleştiriler yöneltti.

Ekonominin ve eğitimin çöktüğünü belirten Camgöz, yetkililerin halkın sıkıntılarına kulak tıkadığını kaydetti.

Halkın uzun süredir sorunlarına çare beklediğini anlatan Camgöz, yöneticilerin tek derdinin koltuklarını korumak olduğunu ifade etti.

Ülkede son dönemde yaşananlarla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Camgöz şunları kaydetti:

“Kıbrıs Türk halkı uzun zamandır sorunlarına çözüm bekliyor. Ancak hükümet, bu sorunları çözmek bir yana, her geçen gün daha da derinleştiriyor.

Ekonomi çökmüş, enflasyon yükselmiş, halk her geçen gün daha da fakirleşirken, yöneticilerin tek derdi koltuklarını korumak olmuş durumda. Temel meselelere dair tek bir somut adım atmayan, halkın sıkıntılarına kulaklarını tıkayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.

Son yaşanan olaylar, bu yönetimsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. 18 yaşından küçük bir kız öğrencinin başörtüsüyle okula girmesi meselesi, eğitim sistemimizin çürümüşlüğünü ve hükümetin beceriksizliğini açıkça ortaya koydu.

Eğitimin esas sorunları belliyken – eksik öğretmen kadroları, çökme riski taşıyan binalar, çağdaş eğitimden uzak müfredat – yetkililerin sessizliği ve çözüm üretememesi kabul edilemez. Öğretmenlerin ve eğitimcilerin talepleri ortadayken, hükümet bu sese kulaklarını tıkamaya devam ediyor.

KUTUPLAŞTIRICI TAVIRLAR

Din adamlarının toplumu birleştirmesi beklenirken, Hamitköy Camii imamının açıklamaları toplumda daha fazla kutuplaşmaya yol açtı. Sosyal medya üzerinden tehditler savuran, insanları cenaze namazlarını kılmamakla tehdit eden bir imamın görevde kalması kabul edilemez. Devletin ilgili kurumları bu tür nefret söylemleri karşısında sessiz kalmamalıdır. Ancak ne yazık ki, yetkili makamlardan herhangi bir açıklama dahi yapılmamıştır.
Bu olayın ardından konuyu eleştiren kişiler sosyal medyada tehdit edilmeye başlandı, farklı görüşteki insanlar hedef gösterildi ve toplumdaki ayrışma daha da derinleşti. Yetkililerin sessizliği, bu tehditleri cesaretlendirmiş ve kutuplaşmayı artırmıştır. Toplumun bir kesimini dışlayan, tehdit eden bir zihniyete karşı durulması gerekirken, yöneticilerin sessiz kalması büyük bir zafiyettir.

İMAM BU HALE GELDİYSE

Bugün imamların dahi insanları inançları ve düşünceleri üzerinden ayrıştırdığı, tehdit ettiği bir noktaya gelmişsek, bunun en büyük sorumlusu, bu tür olaylara göz yuman ve sessiz kalarak meşruiyet kazandıran yönetimdir. Kıbrıs Türk halkı böyle bir yönetimsizliği hak etmiyor. Yetkililerin, toplumdaki bölünmeyi önlemek adına adım atması ve nefret söylemlerine karşı net bir tavır sergilemesi gerekiyor. Sessizlik, bu tür ayrıştırıcı ve tehditkâr söylemlere onay vermek anlamına gelir.

YÖNETİM ZAFİYETİ

Ekonomik kriz giderek derinleşirken, hükümetin yönetim zafiyeti artık açıkça görülüyor. Maaşlar eriyor, pahalılık artıyor, gençler ülkeden umudunu kesiyor, eğitim sistemi çökerken siyasetçiler sosyal medya kavgalarıyla vakit harcıyor. Halk, hükümetin işlevsizliğine isyan ederken, yöneticilerin tek derdi koltuklarını sağlamlaştırmak. Ancak unutulmamalıdır ki, halkın sabrı tükeniyor.

Bu ülke sahipsiz değil. Kıbrıs Türk halkı, baskılara boyun eğmeden, haklarını savunarak, çağdaş, laik ve bilimsel eğitimi koruyarak mücadelesine devam edecektir. Yönetenlerin sorumluluğu, krizleri derinleştirmek değil, çözüm üretmektir. Eğer bunu yapamıyorlarsa, o koltukları işgal etmelerinin hiçbir anlamı yoktur.”

Diğer Haberler

Başa dön tuşu