GenelKıbrısManşet

Son 1 ayda rastgele yapılan tahlillerde saptanan kirlilik düzeyi yine çok yüksek

Sebze ve meyvedeki zehir sorunu aynen devam ediyor. Son 1 ayda rastgele yapılan tahlillerde saptanan kirlilik düzeyi yine çok yüksek. Pestisit ve limit üstü ilaç konusunda başı çeken Sultani üzüm, kirli ürünlerin yarısını oluşturuyor.

ÖZEL HABER

YA KONTROL EDİLMEYENLER?…KKTC’de insan sağlığına büyük tehdit oluşturan kimyasal ilaç kalıntılı sebze meyve sorunu giderek daha tehlikeli boyutlara ulaşıyor. GIYNIK Gazetesinin Tarım Bakanlığının açıkladığı verilerden derlediği bilgilere göre, son 1 ayda tarla ve bahçedeki ürünlerin yüzde 18’i kirli çıktı. Bakanlık, sadece rastgele numuneler içinde kirli çıkanların satışını önlüyor. Fakat ülkedeki ürünlerin çok azı teste tabi tutulabiliyor. Testlerdeki kirlilik oranı istatistiksel olarak, kontrol edilemeden piyasaya sürülen ürünlerin yaklaşık olarak 5’te 1’inin tehlikeli düzeyde kimyasal kalıntı içerdiğini gösteriyor.

ÜZÜM TAM BİR FELAKET…Analiz yapılan 25 Temmuz-22 Ağustos arasında toplam 100 ürün kontrol edildi. Bunların 18’i kirli çıktı. Pestisit ve ilaç kalıntılı ürün listesinde olan sebze ve meyve türleri şunlar: Sultani üzüm, verigo üzüm, domates, hıyar, molehiya, roka, marul, kapya biber ve börülce. En dikkat çekici sonuçlardan birisi zehirli ürünlerin yarısından fazlasını üzüm örneklerinin oluşturması oldu. 7 sultani, 2 verigo üzüm numunesinde, kullanımı yasak olan ilaç ya da limit üstü kalıntı saptandı. Zehirli ürünlerin bölgesel dağılımı ise şöyle: Lefkoşa, Güzelyurt, Mehmetçik, Ziyamet, Gelincik ve Yıldırım.

KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL…Kirli ürünler listesi incelendiğinde ilginç bir detay daha göze çarpıyor. Farklı zamanlarda tarlasından numune alınan bazı üreticilerin tekrar tekrar listeye girdiği görülüyor. Bu durum, bazı kişilerin devlet otoritesine aldırmadan ya da yetersiz bilgiyle üretime devam ettiğini gösteriyor. Kanser dahil pek çok hastalığın önemli nedenleri arasında sayılan pestisitlerin KKTC’de bu yaygınlıkta kullanılmasına karşı sergilenen kayıtsızlık hayretle izleniyor. İlgili kurumların ciddi adımlar atmaktan geri durması ve siyasilerle sivil toplum örgütlerinin konuya duyarsızlığı şaşkınlığa yol açıyor.

 

Diğer Haberler

Başa dön tuşu