GenelKıbrısManşetSiyaset

Arsa, arazi, vatandaşlık dağıtımı istihdam furyasıyla buluştu

Hükümetin attığı adımlar, muhalefetin “seçim öncesi partizanlık” eleştirilerini ateşledi

ÖZEL HABER

Hükümetin attığı adımlar, muhalefetin “seçim öncesi partizanlık” eleştirilerini ateşledi

19 Ekim’e giden süreçte, seçim güvenliği ve devlet imkanlarının kullanımına dair tartışmalar daha da alevlenecek

Muhalefet çevreleri: “Bu uygulamalar, seçim yasaklarının ruhunu ihlal eden birer seçim rüşvetidir”

SEÇİMİN RUHU İHLAL Mİ EDİLDİ?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 19 Ekim’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin resmi yasakları dün başladı. Ancak, özellikle Temmuz’un ikinci yarısında başlatılan ve yasakların başlangıcına kadar süren, olağanüstü tempodaki “istidamlar, arsa ve vatandaşlık dağıtımları, büyük vaatler ve üst düzey ziyaretler” büyük dikkat çekti. Muhalefet çevreleri, son haftalardaki faaliyetleri eleştirirken, “devlet eliyle partizanlık, seçime müdahale” gibi iddialı suçlamaları gündeme taşıdı. Muhalif kaynaklar, yüzlerce vatandaş yapıldığına, onlarca kişinin son dakika “kadroya” geçirildiğine veya  “işe” alındığına, sosyal konut projesi ve arazi dağıtım törenleriyle “oy karşılığı vaatlerde” bulunulduğuna, binlerce “T” (Taksi) ile “Z” (kiralık araç) izni verildiğine işaret ediyor.

SULAR İYİCE BULANDI

Muhalefet çevreleri, yaptıkları açıklamalarla, “Bu uygulamalar, seçim yasaklarının ruhunu ihlal eden birer seçim rüşvetidir” ifadelerini kullanıyor. Ülkede son dönemlerde birden çok kurumda ortaya atılan “yolsuzluk ve partizanlık” iddiaları karşısında “sessizliği” tercih eden hükümet temsilcileri ise seçim geçene kadar tüm “eleştirileri duymama ve sorunları dondurma” yöntemini kullanıyor. Ancak, özellikle UBP içindeki bazı gelişmeler saklanamayacak boyutta. Seçim arifesinde bakan-müsteşar kavgasını bakanın kaybetmesi dikkat çekici bir gelişme oldu. Ayrıca, son dönemdeki arsa, arazi, vatandaşlık dağıtımı ile istihdam furyasından “yararlanamayan” bazı partililerin “şartlı istifaları” parti içinde suları bulandırmaya devam ediyor.

TARTIŞMALI ZİYARET

Hükümet çevreleri suçlamaları görmezlikten gelme ve iddialara cevap vermeme alışkanlığı içinde seçime konsantre olurken, dikkat çeken bir diğer gelişme ise 22-23 Ağustos’ta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın “ani” ziyareti oldu. E-Devlet mobil uygulamasının tanıtıldığı, Yenierenköy’de halkla buluşmaların yapıldığı programda hükümet üyeleri de yer aldı. Yılmaz’ın “ziyaretin resmi programında yer alan” Cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar ile yaptığı görüşmelerdeki “pozitif vurgular, Ankara’dan açık destek” mesajı olarak yorumlandı. Bu, “mesaj” muhalefet tarafından eleştirilirken, koalisyon hükümeti temsilcileri ve Tatar taraftarları tarafından “çok övüldü.” Başka deyişle, muhalefet çevreleri Yılmaz’ın bu ziyaretini “seçime müdahale” olarak nitelendirirken, hükümet ve Tatar tarafı “kurumsal iş birliği ve kalkınma desteği” vurgusu üzerinde duruyor.

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu