
Olgun, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin yıllardır “hegemonik” ve “irredentist” yaklaşımlarını sürdürdüğünü belirterek, federasyon tezinin aslında Kıbrıslı Türklere sınırlı haklar tanıma aracı olarak kullanıldığını söyledi. “Rum tarafının asıl hedefi, federasyon görüntüsü altında tüm adayı Helen Cumhuriyeti’ne dönüştürmek” dedi.
ANASTASİADİS ÖRNEĞİ
Olgun, Kıbrıs’ta her iki toplumun da 1963’ten beri kendi yönetimlerini oluşturduğunu hatırlatarak, Rum tarafının zorunlu kalmadıkça eşitliğe dayalı ortaklık istemediğini ifade etti. “Anastasiadis, iki ayrı devlet modelinden söz ettiğinde kendi çevresi tarafından siyasi linçe uğradı. Çünkü hâlâ tüm adaya sahip olabileceklerine inanıyorlar” diye konuştu.
“FEDERAL ÇÖZÜM STATÜKOYU BESLER”
Federal çözüm söyleminin Rum tarafına zaman kazandırdığına dikkat çeken Olgun, bu yaklaşımın mevcut statükoyu güçlendirdiğini vurguladı:
“Rumlar geçmişte olduğu gibi masayı, kendi hedeflerine ulaşmak için istismar eder. Egemen eşitlik temelinde bir vizyon geliştirmek Kıbrıs Türk halkı için hayati önemdedir.”
“EGEMEN EŞİTLİK VİZYONU İZ BIRAKTI”
Olgun, 2020’de Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu ve Türkiye’nin de desteklediği “egemen eşitlik ve iki devletin iş birliği” vizyonunun, açıkça dillendirilmese de Rum tarafında ciddi bir etki yarattığını söyledi. Bu yaklaşımın, adada hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir çözüm için önemli olduğunu belirtti.
SEÇİM SÜRECİ İÇİN UYARI
Yaklaşan seçimlere de değinen Olgun, federasyon tezini savunan adayların Rum tarafının stratejisine istemeden de olsa hizmet edebileceğini söyledi. Ayrıca, Tatar’ın ortaya koyduğu vizyonun kalıcı olabilmesi için sürekliliğin şart olduğunu vurguladı.






































