GenelKıbrıs

Atmosferde karbondioksit seviyesindeki artış son 70 yılın zirvesinde

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2023-2024 arasında, atmosferdeki karbondioksit seviyesinin ölçümlerin başladığı 1957’den bu yana en büyük artışı gösterdiğini açıkladı. WMO’ya göre fosil yakıt kullanımı ve yangınlar artışı hızlandırdı, okyanuslar ve toprak ise emilimi azalttı

WMO Perşembe günü yaptığı açıklamada, 2023 ile 2024 yılları arasında Dünya atmosferindeki karbondioksit (CO₂) seviyesinin kayıtlara geçen en büyük artışı gösterdiğini bildirdi.

 

İnsan faaliyetleri —özellikle enerji üretiminde kömür, petrol ve gazın yakılması— yarım yüzyılı aşkın süredir karbondioksit yoğunluğunu artırıyor. Bu durum, CO₂ ve diğer sera gazlarının Güneş’ten gelen enerjiyi gezegenin yüzeyi yakınında hapsetmesiyle Dünya’yı hızla ısıttı. Geçen yıl, kayıtlı tarihin en sıcak yılı oldu.

 

WMO’ya göre insan kaynaklı emisyonlar, 1957’de modern ölçümlerin başlamasından bu yana görülen en büyük artışın temel nedeni olmaya devam etti. Ancak orman yangınlarından kaynaklanan emisyonlardaki artışın yanı sıra, kara parçalarının ve okyanusların karbondioksiti emme kapasitesindeki azalma da muhtemelen bu artışta rol oynadı.

 

Şiddetli kuraklıklar ve orman yangınları, toprak ve bitkilerin atmosferden karbondioksit çekme yeteneğini zayıflatabiliyor. Aynı şekilde, artan deniz sıcaklıkları da deniz suyunun bu gazı tutma kapasitesini azaltıyor.

 

Kara veya deniz tarafından emilmeyen karbondioksit, yüzyıllar boyunca atmosferde kalabiliyor ve ilk salınımından çok sonra bile iklim üzerinde etkisini sürdürebiliyor.

 

“EMİSYONLARIN AZALTILMASI HAYATİ ÖNEMDE”

WMO Genel Sekreter Yardımcısı Ko Barrett yaptığı açıklamada, “CO₂ ve diğer sera gazları tarafından hapsolan ısı, iklimimizi aşırı şekilde etkiliyor ve daha uç hava olaylarına yol açıyor. Emisyonların azaltılması, sadece iklimimiz değil, ekonomik güvenliğimiz ve toplumsal refahımız için de hayati önemde” dedi.

 

İnsanlık, 1960’tan bu yana atmosfere yaklaşık 500 milyar ton karbon saldı. Günümüzde Çin dünyanın en büyük emisyon kaynağı konumunda olsa da, sanayi devriminden bu yana toplam emisyonlarda ABD ilk sırada yer alıyor.

 

TRUMP’IN YENİ DÖNEMİNDE EMİSYON HEDEFLERİ YOK OLDU, İŞLER TERSİNE DÖNDÜ

Ancak Başkan Donald Trump yönetimi altında, ülke emisyon ölçümü ve raporlama faaliyetlerinden geri çekiliyor. Nisan ayında Çevre Koruma Ajansı (EPA), Birleşmiş Milletler’e küresel ısınmaya neden olan kirlilik verilerini sunmak için belirlenen yıllık son tarihi kaçırdı. Eylül ayında ajans, binlerce kirletici tesisin atmosfere saldığı sera gazı miktarını rapor etme zorunluluğunu kaldıracağını açıkladı. Aynı ay Trump, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında iklim değişikliği tehlikesini küçümseyerek müttefik ülkelere saldırdı.

 

Trump’ın önerdiği bütçe, Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ile NASA tarafından işletilen karbondioksit izleme istasyonlarını ve uydularını kapatmayı içeriyor. Haziran ayında, Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), birçok Amerikan kentinde yürütülen büyük bir emisyon izleme projesinin hibe fonlarını iptal etti.

 

Trump yönetimi ayrıca, sera gazlarının halk sağlığını tehdit ettiğini bilimsel olarak ortaya koyan ve kirletici şirketlerin düzenlenmesine temel oluşturan “tehlike tespiti” kararını yürürlükten kaldırmak için de adımlar attı.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu