Nazım BURGUL
Söz
Birkaç milyon Dolarlık erkek saati markası Richard Mille’nin marka yüzü ve de City ile
şampiyonluk yaşamış premium teknik direktörlerden biri olan Roberto Mancini bir
röportajında;
“Maçtan önce birlikte çok fazla zaman geçiririz. Hafta boyunca maça
hazırlanmak için her gün çalışmanız gerekir. Genelde maçtan önce en fazla 10 dakika
konuşurum. Maç günü daha fazlasına ihtiyaçları olduğunu düşünmüyorum çünkü iyi bir
teknik adamsanız zaten her şeyi hafta boyunca antrenman sahasında anlatırsınız” demişti.
Usta haklı; hafta içi zaten bol bol taktikle ilgili konuşan bir teknik insan maçın hemen öncesi
sporcularını gereksiz gevezelikle yormaz. Maça hazırlanırken teknik adamlardan biri de,
oyuncuların yüksek performans sergilemesi için doğru düşünce yapısına sahip olmalarına yardım
etmesi gerekir.
Mâlum; ‘Hazırlık kişiseldir ve herşeydir’. Efsâne İngiliz futbolcu Glenn
Hoddle, futbolculuğunda dış dünyayla bağlantısını koparıp, müzik dinleyerek ve zihinsel
canlandırma tekniklerini kullanarak hazırlanırdı(mış). Bu arada arabayla stada giderken maçta
nasıl oynayacağını hayal edermiş. Haa bu arada, maç öncesi kamplar artık tarihe karıştı. Tüm
profesyonel sporcular kendine çok iyi bakmak ve de ilgili maça hazır olmak zorundalar.
Sporcular artık sabah kahvaltısı, öğle ve de akşam yemekleri yanında tüm dinlenme faaliyetlerini
kendi evlerinde aileleriyle geçirmekte. E bu süreçte teknik heyet n’apıyor? Teknik heyet de bu
süreçte sporcuya takımdaki avantaj ve dezavantajları yanında ona takım içi rolünü anlatma ve de
sürekli olarak olumlu düşünmesini sağlamaya yardımcı olur. Hoddle; “Olumlu şeyler
düşünmek zorundaydım. Sporcu olarak kötü performans sergilediğimde işlerin kötü gittiği
durumunu analiz ederim. İşte bu süreçte geleceğe ilişkin korku, kaygı ve de stres
başgösterir. Böyle olunca da kötü performansım daha da kötüleşir” demişti bir
konuşmasında.
İşte, “Olumlu düşün, olumlu olsun” dedikleri de bu’dur! Olumsuz düşününce
baskı artar ve baskı arttıkça da süreç daha da kötüye gider. O yüzden başarı için beynimizde hep
iyiyi kurgulamalı ve hatalarımızdan ders çıkarmalıyız.
Hani şu bir zamanlar Levent Yüksel’in seslendirdiği Tuana adlı şarkıda; “Sana söz yine baharlar gelecek; Sana söz ışık sönmeyecek; Ölüm yok ki Tuana uyan; Şimdi yaşanacak…” hâlleri var ya, işte buna benzer bir enerjiyle
hayata sarılmak lâzım!






































