GenelKıbrısManşet

TADİV, Türk dünyasının farklı coğrafyalarındaki katliamları anmak için program düzenledi

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) öncülüğünde, Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan katliamları anma vesilesiyle Ankara'da program düzenlendi.

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) öncülüğünde, Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan katliamları anma vesilesiyle Ankara’da program düzenlendi.

TADİV ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa, TADİV Başkanı Aygün Attar, Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcılığı Daire Başkanı Ertan Garip, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve Türk dünyası temsilcileri katıldı.

Katliamlarda hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulmasıyla başlayan programda, Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.

 “Coğrafyalar, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı”

Milletvekili Ayrım, burada yaptığı konuşmada, bugünün Türk dünyası için son derece önemli bir gün olduğunu belirterek, TADİV’in bu tür programlarla farklı coğrafyalarda yaşanan katliamların unutulmamasını sağladığını söyledi.

“Kanlı Ocak”ın yalnızca Azerbaycan’ın değil, bütün Türk dünyasının ortak acısı olduğunu vurgulayan Ayrım, “Coğrafyalar, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı. Türk’ün iradesini kırmaktı ama başaramadılar.” dedi.

Ayrım, bir milletin şehitlerini unutarak değil, onların emanetlerine sahip çıkarak yol aldığını kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcılığı Daire Başkanı Garip, Azerbaycan halkının acısını paylaşmak için burada bulunduğunu dile getirerek, Azerbaycan’ın bağımsızlığını ve egemenliğini ağır bedeller ödeyerek kazandığını, bunun Türk dünyası için gurur ve övünç kaynağı olduğunu anlattı.

Kazakistan’da, KKTC’de ve Kerkük’te yaşanan benzer katliamlarla Türk kimliğine ve bağımsızlığına olan sarsılmaz inancın hedef alındığını vurgulayan Garip, buna rağmen Azerbaycan’ın dimdik ayakta kaldığını kaydetti.

Garip, Azerbaycan’ın acısının ortak acı, mücadelesinin de ortak gurur olduğunu söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından panel düzenlendi.

 “Kanlı Ocak” sadece katliam değil, bağımsızlık yolunda verilen mücadenin adımı

Büyükelçi Memmedov da Azerbaycan’da 20 Ocak 1990’da Sovyet ordusunun Bakü ve diğer illerde yaptığı katliama ilişkin konuştu.

Azerbaycan’da sadece bir katliam olmadığını kaydeden Memmedov, aynı zamanda Azerbaycan Türkleri’nin devlet kurması için bağımsızlığa giden yolda verdiği mücadelenin sadece bir adımı olduğunun altını çizdi.

Memmedov, “Mücadelesiz, kansız, ölümsüz, şehitsiz devlet kurmak mümkün değil.” diyerek, Azerbaycan topraklarının her karışının kanla sulandığını söyledi.

100 yıl önce bağımsız bir cumhuriyetin kurulduğunu ancak daha sonra yeniden işgal edildiğini hatırlatan Memmedov, Azerbaycan’ın yılmadan mücadelesini sürdürmeye devam ettiğini kaydetti.

Memmedov, dünyanın uluslararası hukuku, siyaseti ve devlet tecrübelerini bir kenara koyduğunu, gücün ve silahın sözünün geçerli bir dönemden geçtiğini belirterek, gelecek nesillerin tarihi iyi anlaması gerektiğini ifade etti.

“Unutmak, tekrarına sessiz kalmak anlamını taşır”

Büyükelçi Korukoğlu ise Rum terör örgütü EOKA mensupları tarafından gerçekleştirilen “Kanlı Noel” katliamından bahsetti.

Katliamın Türkiye’nin yaptığı barış harekatıyla son bulduğunu hatırlatan Korukoğlu, katliamın son bulmasının bundan sonrası için dikkatli olunmayacağı anlamına gelmediğini vurguladı.

Korukoğlu, dünyanın belirsiz bir dönemden geçtiğinin altını çizerek, Türk dünyasının dört farklı yerinde yaşanan acılara karşı dayanışma gösterildiğini söyledi.

Kıbrıs’ta şiddetin 1950’lerde başladığını, EOKA’nın amacının “Enosis (Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama)” görüşünü gerçekleştirmek olduğunu vurgulayan Korukoğlu, saldırılarla Kıbrıs Türk halkının topyekün varlık mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.

Korukoğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’nın Türk kimliğinin Ada’daki varlığının güvence altına alındığı bir operasyon olduğunu hatırlattı.

Kanlı Noel’in Kıbrıs Türk halkının hafızasına “acı dönem” olarak kazındığını ifade eden Korukoğlu, “Unutmak, tekrarına sessiz kalmak anlamını taşır.” dedi.

“Türkmenler bu yaşanan acıyı unutmadı”

ITC Başkanı Ağa da Irak’ın Kerkük kentinde 1959’da yapılan katliamın nedenlerini anlattı.

Kerkük’ün hem petrol hem de Türk memleketi olması nedeniyle gözlerin oraya dikildiğini söyleyen Ağa, katliam sonrası yüzlerce Türkmen’in Türkiye’ye ve Irak’ın Bağdat kentine sığındığını belirtti.

Ağa, arazi sahiplerinin Kerkük’ü terk etmek zorunda bırakıldığını ve yerine başka milletlerin iskan edildiğini hatırlattı.

Katliamlarda yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini bildiren Ağa, “Türkmenler bu yaşanan acıyı unutmadı.” dedi.

 “Türk milli kimliğini ortaya koyan, korkmadan cesaret gösteren bir ateş”

TADİV Başkanı Attar da Kazakistan’ın bağımsızlığına giden yolda önemli rol oynayan, yaklaşık 170’ten fazla kişinin hayatını kaybettiği “Jeltoksan Olayları (Aralık Olayları)” hakkında konuştu.

Katliamlarda silahsız öğrencilerin katledildiğini, çoban bir öğrencinin bu katliamların sembolü olduğunu kaydeden Attar, yıllar sonra milli kahraman olarak anıtının yapıldığını söyledi.

Attar, Aralık Olayları’nın Azerbaycan başta olmak üzere emperyalizme karşı Türk milli kimliğini ortaya koyan, korkmadan cesaret gösteren bir ateş olduğunu kaydetti.

Bu olayların bilinmesinin önemine değinen Attar, Kazakistan’da yaşanan bu olayla bir destan yaratıldığını anlattı.

Attar, katliamların anılması ve unutulmaması için düzenlenen programa katılanlara teşekkür etti.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu