DünyaGenelManşet

İran’daki protestolarda ölü sayısı 30 bini aşmış olabilir

İngiliz The Guardian gazetesi, İran'da devam eden rejim karşıtı protestolarda yaşanan can kaybının resmi rakamların çok ötesinde olduğunu ortaya koydu.

İngiliz The Guardian gazetesi, İran’da devam eden rejim karşıtı protestolarda yaşanan can kaybının resmi rakamların çok ötesinde olduğunu ortaya koydu. Ülke genelinde gizlice örgütlenen doktorların verilerine ve morg çalışanlarının tanıklıklarına dayandırılan haberde, cesetlerin dondurma kamyonlarıyla taşındığı, alelacele toplu mezarlara gömüldüğü ve gerçek ölü sayısının 30 bini bulabileceği belirtildi.

İran’da rejim güçlerinin protestoculara yönelik sert müdahalesi sürerken, The Guardian gazetesinin yayınladığı kapsamlı bir araştırma dosyası, devlet şiddetinin boyutlarını ve sistematik örtbas çabalarını gözler önüne serdi. Güvenlik gerekçesiyle “Dr. Ahmadi” takma adını kullanan bir doktorun öncülüğünde, ülkenin 12 farklı eyaletinden 80’den fazla tıp uzmanının oluşturduğu gizli bir ağ, hastane kayıtları ve morg verilerini birleştirerek korkunç bir tabloyu ortaya çıkardı. Resmi makamlar ölü sayısını 3 bin civarında açıklasa da, sahada çalışan doktorlar resmi kayıtların gerçeğin sadece yüzde 10’unu yansıttığını ve gerçek kaybın 30 binin üzerinde olabileceğini öne sürdü.

Haberde yer alan tanıklıklara göre, güvenlik güçleri öldürülen protestocuların sayısını gizlemek için cesetleri hastane ve adli tıp kayıtlarına geçirmeden ortadan kaldırıyor. Doktorlar ve görgü tanıkları, cesetlerin dikkat çekmemek için et ve dondurma nakliyesinde kullanılan soğutuculu kamyonlarla taşındığını ve şehirden uzak bölgelerdeki toplu mezarlara gömüldüğünü aktardı. Özellikle Tahran’ın batısındaki Karaj kentinde bulunan Behesht-e Sakineh mezarlığında çalışan görevliler, sadece iki gün içinde yüzlerce kimliği belirsiz cesedin getirildiğini ve kendilerine bu cesetleri toplu halde gömmeleri için baskı yapıldığını belirtti.

Rapordaki en sarsıcı detaylardan biri ise hastanelerde tedavi gören yaralıların infaz edildiğine dair güçlü şüpheler oldu. Adli tıp uzmanları, morglara getirilen bazı cesetlerin üzerinde hala tıbbi kateterler, sondalar ve entübasyon tüplerinin takılı olduğunu tespit etti. Normal prosedürde ölümden sonra çıkarılması gereken bu tıbbi cihazların cesetlerin üzerinde bulunması ve kurbanların yakın mesafeden başlarından vurulmuş olması, bu kişilerin hastanede aktif tedavi altındayken infaz edildiklerini işaret ediyor.

Tahranlı bir doktorun “Gördüklerim sadece kan, kan ve kandı; bu bir kitlesel cinayet” sözleriyle anlattığı süreçte, yaralı gençlerin fişlenme korkusuyla hastanelere gitmekten kaçındığı ve gizli evlerde tedavi edilmeye çalışıldığı da vurgulandı. The Guardian’a konuşan sağlık çalışanları, rejimin sadece protestoları bastırmakla kalmayıp, uyguladığı bu yöntemlerle toplumsal hafızayı da yok etmeyi amaçlayan sistematik bir politika izlediğini ifade etti.

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu