İklim krizi ve yapılaşma kıskacında
Dünya Sulak Alanlar Günü'nde açıklama yapan BirdLife Cyprus, adadaki sulak alanların iklim değişikliği ve kontrolsüz yapılaşma nedeniyle "giderek artan bir baskı" altında olduğunu duyurdu. Örgüt, koruma altındaki bölgelerin bile artan çevresel stresle başa çıkmakta zorlandığı uyarısında bulundu.

Dünya Sulak Alanlar Günü’nde açıklama yapan BirdLife Cyprus, adadaki sulak alanların iklim değişikliği ve kontrolsüz yapılaşma nedeniyle “giderek artan bir baskı” altında olduğunu duyurdu. Örgüt, koruma altındaki bölgelerin bile artan çevresel stresle başa çıkmakta zorlandığı uyarısında bulundu.
Kıbrıs’ın hayati öneme sahip sulak alan ekosistemleri, bir yandan iklim krizinin getirdiği kuraklık ve aşırı hava olayları, diğer yandan ise hız kesmeyen konut ve ticari yapılaşma projeleri nedeniyle kritik bir eşiğe geldi.
2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan BirdLife Cyprus (Kıbrıs Kuşları Koruma Derneği), adadaki sulak alanların maruz kaldığı tehditlerin boyutuna dikkat çekti. Açıklamada, uzun süreli kuraklıkların ve değişen yağış rejimlerinin sulak alanların su dengesini bozduğu, ancak insan faaliyetlerinin bu süreci daha da hızlandırdığı vurgulandı.
Örgüt, özellikle koruma statüsündeki alanların dahi çevresel stresle baş etmekte zorlandığını belirterek şu noktalara dikkat çekti: Uzayan kuraklık dönemleri ve aşırı hava olayları, sulak alanların doğal döngüsünü bozuyor. Kesintisiz devam eden konut ve ticari inşaat projeleri, toprak mühürlenmesini (toprağın betonla kapanması) artırıyor ve doğal drenaj yollarını tıkıyor.
Haberde, özellikle Akrotiri sulak alanlarındaki durumun ciddiyetine atıfta bulunuldu. Yakın zamanda yapılan saha incelemelerinde, bölgedeki su akışında anormallikler, kirlilik belirtileri ve flamingo popülasyonunda tarihi düşüşler gözlemlendiği hatırlatıldı. İnşaat sahalarından yağmur suyu kanallarına yapılan kontrolsüz deşarjların, hassas ekosistemin hidrolojik dengesini tehdit ettiği belirtiliyor.
BirdLife Cyprus, yetkilileri bu “giderek artan baskı” karşısında acil önlem almaya ve ekonomik kalkınma ile ekosistem istikrarı arasındaki dengeyi yeniden kurmaya çağırdı.




































