
ÖZEL HABER
Eczacı Ülker Pozan Cihangir, son dönemde özellikle kamu sağlık kurumlarında uygulanan ilaç dağıtım sistemiyle ilgili önemli uyarılarda bulundu.
GIYNIK’a açıklamada bulunan Cihangir, reçetelerin doktorlar tarafından yazıldığını ancak hastaların ilacı çoğu zaman eczacı danışmanlığı olmadan aldığını belirtti.
Cihangir’in aktardığına göre; doktorlar reçeteyi elektronik sistem üzerinden yazıyor, hastalara yalnızca reçete numarası veriliyor. Hastanelerde veya sağlık ocaklarında ise eczacı bulunmaması nedeniyle ilaçlar, eczacılık eğitimi olmayan kişiler tarafından dağıtılıyor. Bu süreçte hastalara ilacın ne işe yaradığı, hangi dozda ve nasıl kullanılması gerektiği konusunda yeterli bilgilendirme yapılmıyor.
Özellikle kronik hastaların büyük risk altında olduğunu vurgulayan Cihangir, birçok hastanın kullandığı ilacın adını, etken maddesini ya da dozunu bilmediğini, hatta aynı etken maddeyi içeren farklı ticari isimlerdeki ilaçları aynı anda kullanan hastalarla sıkça karşılaştıklarını ifade etti.
“Her gün eczanelere poşet dolusu ilaçla gelen ve ‘Bunlar ne ilacı, hangisini ne zaman içeceğim?’ diye soran hastalarla karşılaşıyoruz” diyen Cihangir, bazı vatandaşların ise hiçbir bilgi almadan ilaçları gelişigüzel kullandığını söyledi.
Cihangir ayrıca, Fasıl 254 Eczacılık ve Zehirler Yasası’na dikkat çekerek, eczacı olmayan kişilerin ilaç verme veya satma yetkisi olmadığını hatırlattı. Yıllardır devlet eliyle bu yasanın ihlal edildiğini savunan Cihangir, bunun yalnızca mesleki bir sorun değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir mesele olduğunu vurguladı.
Çalışma Bakanlığı’nın başlattığı reçete soruşturmasının ardından, vatandaşların üzerine ek mali yük binmemesi için daha fazla kalem ilacın devlet tarafından temin edilip dağıtıldığını belirten Cihangir, “Vatandaş ilacı ücretsiz aldığı için memnun olabilir ancak doğru ilacı, doğru dozda kullanıp kullanmadığı ciddi bir soru işaretidir” dedi.
Cihangir, “Sağlık zincirinin son halkası olan eczacılar görmezden gelinse de şunu hatırlatmak isterim: Her zaman, her koşulda en yakın sağlık danışmanınız eczacınızdır” ifadelerini kullandı.
Eczacılar, gelinen noktada devletin fiilen “eczacılık hizmeti” verdiğini ve bu uygulamayla eczacılık mesleğinin devre dışı bırakıldığını savunuyor. Sağlık ocakları ve hastanelerde, eczacı istihdam edilmeden ilaç dağıtımı yapılmasının, eczacının bilgi, denetim ve danışmanlık rolünü yok saydığı ifade ediliyor. Eczacılara göre bu durum yalnızca mesleki bir alan ihlali değil; ilacın doğru kullanımı, hasta takibi ve güvenliği açısından eczacılık mesleğinin önüne geçilmeye çalışıldığının açık bir göstergesi. Devlet eliyle yürütülen bu uygulamanın, eczacıyı sağlık sisteminin dışına iterek ilacı yalnızca “dağıtılan bir ürün” hâline getirdiği vurgulanıyor.


































