Bakanlar Kurulu’nun sabit bıraktığı vergi dilimleri dar gelirliyi “zengin” gibi vergilendirecek
Çalışanı enflasyon altında ezecek bir vergi yükü yaratıldığı iddia ediliyor. Bakanlar Kurulu’nun sabit bıraktığı vergi dilimleri dar gelirliyi “zengin” gibi vergilendirecek. Yetkililer, “çok kazanandan çok, az kazanandan az” demişti, neredeyse tam tersi oldu.

ARTUN ÇAĞA
Vergi dilimlerinin değiştirilmeden 2025’teki gibi bırakılması orta ve düşük gelirliyi fena vuracak . Çalışanı enflasyon altında ezecek bir vergi yükü yaratıldığı iddia ediliyor. Bakanlar Kurulu’nun sabit bıraktığı vergi dilimleri dar gelirliyi “zengin” gibi vergilendirecek. Yetkililer, “çok kazanandan çok, az kazanandan az” demişti, neredeyse tam tersi oldu.
ÖRTÜK VERGİ ARTIŞI… KKTC’de 2025’teki miktarlarda sabit bırakılan matrahlar dar gelirliyi bile “zengin” gibi vergilendiriyor. Vergi uygulamaları KKTC’de, oranlardan çok “dilimlerin darlığı” nedeniyle tam bir çıkmaza dönüşmüş durumda. 28 Ocak 2026 tarihli ve 16 sayılı Resmi Gazete’te yayımlanan Bakanlar Kurulu kararında “Kişisel İndirim Miktarı 655 bin TL” olarak belirlenerek, kamuoyunda bir “iyileştirme” imajı çizilmeye çalışıldı. Ancak, ekonomistlere göre, “madalyonun arka yüzü tam bir mali yıkım barındırıyor” Vergi matrah dilimleri ve oranlarının 45 bin TL’den başlayan haliyle bırakılması, ekonomistler tarafından “örtük vergi artışı” olarak değerlendiriliyor.
YETERSİZ GELİRE YÜKSEK VERGİ… Ekonomistlere göre, “Yüksek enflasyon ve nominal gelir artışına rağmen dilimlerin güncellenmemesi, çalışanların daha yüksek oranlı vergi dilimlerine daha hızlı girmesine yol açıyor. Bu durum, reel gelir artmadan vergi yükünün büyümesi anlamına geliyor”. Vergi basamaklarının 45 bin TL’den başlamasını yorumlayan ekonomistler bunun; maliyenin vergi toplama stratejisini “üretim ve servet” yerine “bordrolu çalışanın” üzerine kurduğu anlamına geldiğini vurguluyor. “Gelir dağılımındaki adaletsiz makas açılıyor, gelir dağılımındaki uçurumun artık sürdürülemez bir noktada” diyen ekonomistler, “Bu düzenleme, az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alarak sosyal patlamaya davetiye çıkarmaktır” uyarısında bulunuyor.
ORTA SINIFIN TASFİYESİ… Sendikalar 2026 yılındaki vergi uygulamalarının, “KKTC ekonomisinin bel kemiği olan orta sınıfın resmen tasfiyesi anlamına geldiğini” iddia ediyor. Uygulamayı değerlendiren bir sendikacının yorumu şöyle; “Vergi matrah dilimlerinin 2025 rakamlarında çakılı bırakılması, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında maaşı güncellenen her çalışanın, daha ilk aylarda %37’lik en üst vergi dilimine toslamasına neden olacak. Bu ‘matrah tuzağı’, asgari ücretin biraz üzerinde kazanan özel sektör çalışanını bile kâğıt üzerinde ‘zengin’ gösterip, reel gelirini vergi dairesine aktaran gizli bir mekanizmaya dönüştü durumda. 2026 halkın alım gücünün vergiler yoluyla gasp edildiği bir yıl olarak tarihe geçecektir.”
Yıllık Matrah ve Vergi Oranları
45.000 45.000 %10
45.000 90.000 %20
120.000 210.000 %25
190.000 400.000 %30
400.000 + %37
(Yıllık kişisel indirim:655.000)


































