Avukat Aslı Murat, 3 Eylül 2024 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararına tepki gösterdi
Avukat Aslı Murat, eski partnerine şiddet uygulayan ve şu anda yargılanmayı cezaevinde bekleyen Ufuk Murat Gezer hakkında açıklamalarda bulundu. Murat, Gezer’in daha önce de suç işleyip hapis cezası aldığını ve vatandaş olmadığı için sınır dışı edildiğini belirtti.

Avukat Aslı Murat, eski partnerine şiddet uygulayan ve şu anda yargılanmayı cezaevinde bekleyen Ufuk Murat Gezer hakkında açıklamalarda bulundu. Murat, Gezer’in daha önce de suç işleyip hapis cezası aldığını ve vatandaş olmadığı için sınır dışı edildiğini belirtti.
Murat, “Sistem bir noktada çalışmıştı. Ancak 3 Eylül 2024 günü alınan Bakanlar Kurulu kararıyla bu sınır dışı kararı kaldırıldı ve söz konusu kişi yeniden ülkeye giriş yaptı. Ardından kamu düzenini bozmaya ve insanlara zarar vermeye devam etti” dedi.
Murat, Gezer’in daha önce de başka kadınlara yönelik şiddet uygulaması nedeniyle hakkında işlemler yapıldığını, teminata bağlandığını, ancak teminat şartlarına uymadığını ve mahkeme emirlerini ihlal ettiğini vurguladı.
Murat, açıklamasında şu soruları yöneltti: “Sınır dışı kararı neden kaldırıldı? Bakanlar Kurulu üyeleri bu riski neden göze aldı? Ve en önemlisi, bu kişi neden durdurulmadı?”
Aslı Murat, “Bu tablo sadece bireysel vakalarla açıklanamaz. Alınan siyasi kararlar, denetimsizlik ve keyfilik sonucu oluşmuştur. Bir kişiyi ülkeye geri almak basit bir idari işlem değildir. Bu kararın bedelini bir kadın hayatıyla ödeyebilir. 3 Eylül 2024 günü bu kararı alan Bakanlar Kurulu üyelerinin her biri bu tablodan sorumludur” ifadelerini kullandı.
Aslı Murat’ın tam paylaşımı şöyle:
“Bugün size bir şey anlatacağım.
Bir müvekkilimden… ama aslında ondan öte, bir kız kardeşten.
Çok detaya girmeyeceğim.
Çünkü bu ülkede kadınlara yönelik şiddetin detaylarını hepimiz zaten biliyoruz.
Ama bu olayda başka bir şey var.
Ufuk Murat Gezer.
Eski partnerine şiddet uygulayan ve şu anda yargılanmayı cezaevinde bekleyen bir kişi.
Şikayet ediliyor ve ardından ortaya çıkan tablo şu:
Bu kişi daha önce de suç işlemiş.
Hapis cezası almış.
Vatandaş olmadığı için sınır dışı edilmiş.
Yani sistem aslında bir noktada çalışmış.
Peki sonra ne olmuş?
3 Eylül 2024 günü alınan bir Bakanlar Kurulu kararıyla bu sınır dışı kararı kaldırılmış.
Bu kişi yeniden ülkeye giriş yapabilmiş.
Ve ardından…
Söz konusu kişi kamu düzenini bozmaya ve ülkede yaşayan insanlara zarar vermeye devam etmiş.
Yani bugün anlattığım ilk olay değil.
Daha önce de başka kadınlara yönelik şiddet uygulaması sebebiyle hakkında işlemler yapılmış, teminata bağlanmış bir kişi.
Ama ne olmuş?
Teminat şartlarına uymamış.
Mahkeme emirlerine riayet etmemiş.
Hakkında birden fazla emre riayetsizlik süreci başlatılmış.
Şimdi durup çok basit sorular sormamız gerekiyor:
Sınır dışı kararı neden kaldırıldı?
3 Eylül 2024 günü bu kararı alırken Bakanlar Kurulu üyeleri bu riski neden göze aldı?
Ve en önemlisi:
Bu kişi neden durdurulmadı?
Bu soruların cevabı verilmeden,
hiçbir kadın güvende olmayacak.
Çünkü mesele tek bir kişi değil.
Mesele, bu kişilerin önünü açan kararlar.
Bugün ülkede artan suç oranlarını sadece bireysel vakalarla açıklayamayız.
Bu tablo, alınan siyasi kararların doğrudan sonucudur.
Denetimsizliktir.
Keyfiliktir.
Sorumluluktan kaçış ve yönetememektir.
Bir kişiyi ülkeye geri almak basit bir idari işlem değildir.
Bu, toplumun güvenliği hakkında alınmış bir karardır.
Ve bu kararın bedelini bir kadın hayatıyla ödeyebilir.
Bu yüzden açık söylüyorum:
3 Eylül 2024 günü bu kararı alan Bakanlar Kurulu üyelerinin her biri bu tablodan sorumludur.”





































