HP Genel Başkanı Özersay’dan ekonomik sorunlara yönelik çözüm önerileri
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay ülkedeki ekonomik sorunların çözülebilir olduğunu, kısa sürede değilse bile orta vadede olumlu sonuçlar alabilmek için bir ekonomik seferberlik ilan edilmesi gerektiğini vurgulayarak Halkın Partisi’nin hem kamuda gerekli reformları yapmak hem de özel sektörü destekleyerek yeniden ayağa kaldırmak için gereken iradeye, cesarete ve kadrolara sahip olduğuna dikkat çekti.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay ülkedeki ekonomik sorunların çözülebilir olduğunu, kısa sürede değilse bile orta vadede olumlu sonuçlar alabilmek için bir ekonomik seferberlik ilan edilmesi gerektiğini vurgulayarak Halkın Partisi’nin hem kamuda gerekli reformları yapmak hem de özel sektörü destekleyerek yeniden ayağa kaldırmak için gereken iradeye, cesarete ve kadrolara sahip olduğuna dikkat çekti.
Ekonomik sorunların sadece kamuda çalışanların hakkı olan hayat pahalılığı konusuna indirgenmeye çalışıldığını, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını vurgulayan HP lideri Özersay “özel sektöre ve lokomotif nitelikli sektörlere sahip çıkmazsak devlet hem maaş ödemeleri hem de hizmet için yatırım yapma görevlerini yerine getiremez. Yani kamu ile özel bütünlüklü bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Bencilce yaklaşımlar bir kenara bırakılmalı ve her kes elini taşın altına koyarak çalışmalıdır. Bunun için de toplumdaki tüm paydaşların güven duyabileceği meşru bir hükümete ihtiyaç vardır” dedi.
Özersay açıklamasında Halkın Partisi’nin ülkenin ciddi, planlı, liyakata dayalı ve verimlilik esaslı yönetilmesi için Halkın Partisi olarak göreve hazır olduklarına da vurgu yaptı.
Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay’ın ekonomiye yönelik olarak yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar neredeyse tüm sektörleri kaygılandıran, gelecek belirsizliğine iten bir düzeye ulaştı. Meseleyi sadece kamu maliyesinin sürekli borçlanarak maaş ödemesinden ibaret kabul etmek, çalışanların en doğal hakkı olan hayat pahalılığının nasıl ödeneceğine indirgemek yerine ekonomiyi bir bütün olarak ele almak gerekir. Sağlıklı verilere dayalı, BÜTÜNLÜKLÜ bir ekonomik yaklaşımla EKONOMİK SEFERBERLİK ilan etmemiz ve çok çalışmamız gerekir.
1- Turizm sadece küresel düzeyde savaş ve benzeri olumusuz gelişmeler nedeniyle değil aynı zamanda çeşitli alanlardaki girdi maliyetleri sıkıntısı nedeniyle (elektrik, maaş giderleri, bilet fiyatları, pazarlama giderleri ve dahası) SOS veriyor. Otelciler Birliği bazı otellerin işten çıkarma ve/veya kapatma yoluna gidebileceğine dikkat çekiyor. Hem casinolu otellerin hem de daha küçük ölçekteki butik otellerin ayakta kalmasını sağlamak ama bunu palyatif tedbirlerle değil kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacak SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ esas alan adımlarla yapmak şart. Halihazırda çok geç kalındı ama zararın neresinden dönülse kardır.
2- İnşaat sektörü yabancılara mal satışı konusunda düzenleme yapalım derken acemilikten mi, iş bilmezlikten mi bilemiyorum ama adeta paralize olmuş durumda. Kuralların sürekli değiştirilmesi; bazı kuralların geriye doğru uygulanmaya kalkılması; akıl dışı şartların uygulamaya konulması ve özellikle ciddi bürokratik eziyet nedenleriyle emlak piyasasında GÜVEN ADETA ÇÖKMÜŞ durumda. Kıbrıs Rum tarafı inşaat sektörümüzü çökertmek için ciddi saldırılar yaptı ama bizimkilerin yaptığı yasa sanırım daha da büyük hasar yarattı. Acilen bu konularda adım atarak emlak piyasasında güveni yeniden sağlamak ve yaratıcı hamlelerle sektörü yeniden canlandırmak şart.
3- Taşımacılık alanında akaryakıt fiyatlarında küresel krizin de etkisiyle yaşanan sorunlar bu sektörü kendi içinde de bölmüş durumda. Bugün taksiciler yaşadıkları sorunları, muhatap bulamıyor olmalarını ve SESLERİNİN DUYULMUYOR olmasını dile getirmek için eylem yapmaya başladılar. Korsan taksi taşımacılığı, fiyat politikalarına dair hükümetin kayıtsız kalması ve dahası bu sektörü de ciddi şekilde bunaltmış durumda.
Bu liste ekonominin çok farklı alanlarıyla, sektörleriyle ilgili olarak uzayıp gidiyor. Ekonomik sorunlarla bilinçli mücadele ve ciddi bir devlet yönetimi bugün en önemli ihtiyacımız. Bunun için ülkede toplumun tüm kesimlerine GÜVEN VERECEK, paydaşların muhatap kabul edebileceği güven DUYULAN bir hükümetin göreve gelmesi ve EKONOMİK BİR SEFEREBERLİK İLAN EDİLMESİ kaçınılmazdır.
Biz bu konuda elimizi taşın altına koymaya hazırız. Çok zor da olsa ülkemizi YÖNETMEYE TALİBİZ”.






































