GenelKıbrısManşetSiyaset

HP Parti Meclisi Üyesi Özbir Akbaşak: Sağlıkta sınıfta kalan bir memleketiz

Halkın Partisi (HP) Parti Meclisi Üyesi Özbir Akbaşak, SİM TV ekranlarında yayınlanan Serhat İncirlinin sunduğu ‘’Günaydın Kıbrıs’’ programında, ülkenin sağlık, tarım ve siyaset gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Akbaşak, sağlık sektörünün "sınıfta kaldığını" belirterek, özellikle Pergama'daki mandıracıların yaşadığı mağduriyete dikkat çekti.

Halkın Partisi (HP) Parti Meclisi Üyesi Özbir Akbaşak, SİM TV ekranlarında yayınlanan Serhat İncirlinin sunduğu ‘’Günaydın Kıbrıs’’ programında, ülkenin sağlık, tarım ve siyaset gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Akbaşak, sağlık sektörünün “sınıfta kaldığını” belirterek, özellikle Pergama’daki mandıracıların yaşadığı mağduriyete dikkat çekti.

Lefkoşa doğumlu olan Özbir Akbaşak, ailesinin işçilik ve hayvancılıkla geçindiğini, kendisinin ise Trakya Üniversitesi’nde kimya ve organik kimya yüksek lisansı yaptığını anlattı. Başlangıçta bilim insanı olmayı hedeflediğini, ancak ülkedeki şartlar nedeniyle sağlık sektöründe laboratuvar ve medikal estetik alanlarında faaliyet gösterdiğini belirtti. Siyasete Pergama Belediye Başkan adayı olarak TDP’den başladığını, ancak uzun yıllardır HP çatısı altında siyaset yaptığını ifade etti. Akbaşak, “Halkın Partisi siyasete hazır. İnsanlar mevcut yönetimin kötü izlerini gördükçe bizi arıyorlar ve HP’ye ciddi bir şans vereceğine inanıyorum” dedi.

Pergama’daki Çayhan Düzü Mağduriyeti: Akbaşak, Pergama’daki “Çayhan Düzü” bölgesinin Birleşmiş Milletler kontrolünde bir ara bölge olmasına rağmen tapularının Türk tarafına ait olduğunu vurguladı. Bölgedeki 8 mandıracının yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: “Hayvancılara zamanında kooperatif kredileriyle mandıra yapmaları için teşvik verildi, sonra sütlerini güneye satmaları için yönlendirildiler. Şap hastalığı bahanesiyle tankerlerin geçişine izin verilmemesi, yem tedarikinin engellenmesi ve veterinerlerin aşılama yapmasına engel olunması nedeniyle mandıracılar mağdur edildi. Hayvanlar aç bırakıldı, aşılamaya izin verilmedi. Mağdur eden biziz.”

Pergama futbol sahasının yarısının İngiliz, yarısının KKTC toprağı olmasının ilginç bir durum olduğunu söyleyen Akbaşak, Kıbrıs’ın önemli yerel ürünlerinden badades (patates) üretiminin de eskisi gibi olmadığını ve üreticinin önüne sürekli engel konulduğunu savundu. Ayrıca Pergama sınır kapısının yıllardır çözülemeyen bir sorun olduğunu, Pile’de yaşayan vatandaşların günlük yaşamını, özellikle çocukların okula gidiş gelişlerini olumsuz etkileyen büyük bir ızdırap kaynağı olduğunu belirtti.

Sağlık Sektörüne Sert Eleştiriler: Akbaşak, sağlığın sadece hastane binalarından ibaret olmadığını vurgulayarak, “Sağlık, tohum ekiminden gıda denetimine, kozmetikten fabrika ürünlerine kadar her aşamada denetim mekanizmalarının yetersizliğinden başlar” dedi. Kanser vakalarındaki artışı denetimsiz kimyasallara ve gıdalara bağlayan Akbaşak, Teknecik elektrik santralinde ne yakıldığının belli olmaması nedeniyle bölgedeki kanser oranlarının yüksek olduğunu iddia etti.

Sağlık bütçesinin (yüzde 9.4) büyük kısmının maaşlara gittiğini, yatırım yapılamadığını ve Sağlık Fonu’nun nereye kullanıldığının belli olmadığını belirtti. Hastanelerde MR gibi görüntüleme randevularının 3 ay sonraya verilmesini “anlamsız” bulduğunu dile getirerek, “Sağlıkta yatırım kimse bana var demesin, yoktur. Biz sağlıkta sınıfta kalan bir memleketiz” ifadelerini kullandı. İlaç sistemindeki israfı ve eczacıların yok edilmeye çalışılmasını da eleştiren Akbaşak, sağlıkta disiplin ve hiyerarşinin önemini vurguladı ve hasta memnuniyetinin göz ardı edildiğini belirtti.
Mağusa ve Kapalı Maraş Sorunu: Mağusa’nın limanı gibi önemli potansiyellerine rağmen yeterli ilginin gösterilmediğini, ” laguna beach” binaları gibi sorunların yıllardır çözülememesini eleştirdi. Kapalı Maraş’ın açılışının bir “seçim yatırımı” olduğunu ve Mağusa’daki turizme dayalı esnafı baltaladığını savunan Akbaşak, “Maraş’ın belediyeye hiçbir katkısı olmadı, ücretsiz giriş yanlış. Toplanacak bir ücretle Mağusa’ya yatırım yapılması, esnafın yüzünün gülmesi gerekir” dedi. Ülke genelinde siyasetçilerin “seçilebilme korkusuyla” doğru kararları almaktan kaçındığını ifade etti.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu