GenelKıbrısManşet

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan öngörülen hayat pahalılığı hakkında açıklamalarda bulundu

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, Ada TV'de katıldığı programda, temmuz ayında açıklanacak 6 aylık hayat pahalılığı oranına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Beş aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 14,33'e ulaştığını hatırlatan Atan, elektrik, tüp ve birçok ürüne yapılan son zamların da hesaba katılmasıyla 6 aylık oranın yüzde 17-18 bandında gerçekleşmesini beklediğini söyledi.

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, Ada TV’de katıldığı programda, temmuz ayında açıklanacak 6 aylık hayat pahalılığı oranına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Beş aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 14,33’e ulaştığını hatırlatan Atan, elektrik, tüp ve birçok ürüne yapılan son zamların da hesaba katılmasıyla 6 aylık oranın yüzde 17-18 bandında gerçekleşmesini beklediğini söyledi.
Atan, “Bu ciddi bir rakam. Ancak bu zamlar zaten yapılırken vatandaşın cebinden çıktı. İnsanlar zamlı fiyatlardan alışveriş yaptı. Yani bu para peşinen vatandaşın cebinden alınmış oldu” ifadelerini kullandı. Maliye Bakanlığı’nın daha önce yaptığı yüzde 12’lik hayat pahalılığı öngörüsünün de gerçekleşmediğini savunan Atan, denetim eksikliği, kayıt dışılık ve fiyat kontrolünün sağlanamamasının hayat pahalılığını artırdığını dile getirdi.

“HAYAT PAHALILIĞI KISILMASIN DEĞİL, HAYAT UCUZLASIN”
Yılda iki kez hayat pahalılığı ödeneğinin verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Atan, mart ayında gerçekleştirilen grev ve eylemlerin ardından hayat pahalılığı ödeneğinin kısılması, dondurulması ya da farklı dönemlerde ödenmesine yönelik tartışmaları kabul etmediklerini söyledi. Sendika olarak hayat pahalılığı ödeneğine karşı olmadıklarını belirten Atan, asıl hedefin hayatın ucuzlatılması olması gerektiğini ifade etti. Hayatın ucuzlaması için etkin piyasa denetimi yapılması, vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışı ekonominin önlenmesi gerektiğini kaydeden Atan, emeğin korunmasının önemine dikkat çekti.

“VATANDAŞ TEMEL GIDADA DAHA UCUZ OLDUĞU İÇİN GÜNEY’E GİDİYOR”
Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki fiyat farkına da değinen Atan, vatandaşın özellikle et, süt ve tavuk gibi temel gıda ürünlerinde oluşan ciddi fiyat farkı nedeniyle Güney Kıbrıs’tan alışveriş yaptığını söyledi. Güney’de 12 euroya satılan bir kilogram etin yaklaşık 700 TL’ye geldiğini belirten Atan, aynı ürünün Kuzey Kıbrıs’ta kasaba göre 1.600 ila 1.900 TL arasında satıldığını ifade etti. Fiyat karşılaştırmalarında temel gıda ürünlerinin esas alınması gerektiğini söyleyen Atan, yalnızca belirli sayıdaki ürün üzerinden yapılan karşılaştırmaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Temizlik ürünlerinde de benzer bir tablonun bulunduğunu belirten Atan, birçok kalemde Kuzey’in daha pahalı olduğunu dile getirdi.

“ELEKTRONİK FİYAT ETİKETİ UYGULANMADI, TÜKETİCİ SEPETİ GÜNCELLENİYOR”
Elektronik fiyat etiketi uygulamasının hayata geçirilmediğini öne süren Atan, marketlerin ürün fiyatlarını paylaşmaktan kaçındığını belirterek, devletin serbest piyasa gerekçesinin arkasına sığınmadan gerekli denetimleri yapması gerektiğini söyledi. Hükümeti eleştirirken doğru yapılan çalışmaları da dile getirmek gerektiğini ifade eden Atan, son dönemde Meclis’te yoğun yasa çalışmaları yürütüldüğünü ancak seçim dönemlerinde birçok konuda taviz verildiğini savundu.
Hayat pahalılığı beklentisinin yüzde 17-18 seviyesinde olduğunu yineleyen Atan, tüketici sepetinin güncellenmesi çalışmalarının sürdüğünü, gerçek etkisinin ise ancak bir yıl sonra görülebileceğini söyledi. Atan ayrıca, yaklaşık bir ay önce Maliye Bakanı’nın sendikalarla yaptığı gelir-gider dengesi toplantısına katıldıklarını ve görüşlerini Bakanlığa ilettiklerini de sözlerine ekledi. Atan, Maliye Bakanı’nın daha önce sendikalara yaptığı sunumda çeşitli gelir artırıcı tedbirlerle hayat pahalılığı ödemesinin yüzde 12 seviyesinde kalacağını öngördüğünü hatırlattı.

“HP ÖDENEĞİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ”
Hayat pahalılığı ödeneğinin pazarlık konusu yapılamayacağını vurgulayan Atan, bugüne kadar vatandaşın cebinden çıkan paranın hesabının yapılmadığını belirterek, zamlar vatandaşın cebinden çıktıktan sonra ödeme aşamasında bunun ne kadarının verileceğinin tartışılamayacağını söyledi. Hayat pahalılığı ödeneğinin bir bölümünün sonraki döneme bırakılması yönündeki önerileri de eleştiren Atan, “Neden kalan kısmı ocak ayında vereceksiniz?” diye sordu. “Verebileceğimizi şimdi verelim, sonrasını gelecek hükümet düşünsün anlayışıyla hareket edilmemeli. Çalışanın hakkı ertelenemez” diyen Atan, hayat pahalılığı ödeneğinin eksiksiz ve zamanında ödenmesi gerektiğini kaydetti.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu