Kızılyürek özür diledi, İsak’ın kızı reddetti; tartışma bu kez 1963 ve 1974’e uzandı
30 yıl sonra gelen özür karşılık bulmadı: Kızılyürek’in Derinya çıkışı yeni polemiğe dönüştü

30 yıl sonra gelen özür karşılık bulmadı: Kızılyürek’in Derinya çıkışı yeni polemiğe dönüştü
Önce 1996 için “vicdan borcu” dedi, özür diledi; karşılık bulmayınca geçmişin tamamını masaya getirdi
30 YIL SONRA ÖZÜR
AKEL’in eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek, 1996’da Derinya’da hayatını kaybeden Tasos İsak’ın kızı Anastasia İsak’tan özür diledi. Kızılyürek, 1996’daki olaylar sonrasında kamuoyu önünde görüş belirtmenin kendisi açısından “vicdan borcu ve siyasi sorumluluk” olduğunu söyledi. Ancak İsak, Kızılyürek’in özrünü kabul etmedi ve sorumluların cezalandırılması gerektiğini savundu. Böylece Kızılyürek’in doğrudan Anastasia İsak’a yönelttiği özür, beklenen uzlaşmayı sağlayamadan yeni bir polemiğin başlangıcı oldu.
ÖZRÜN ARDINDAN 1963-74 HATIRLATMASI
İsak’ın yanıtı üzerine Kızılyürek bu kez Alpha TV’de yaptığı açıklamada, 1996’daki olaylarla ilgili sorumluların bulunması ve hesap vermesi gerektiğini belirtirken, geçmişte yaşanan suçların yalnızca bir taraf üzerinden ele alınmaması gerektiğini söyledi. 1958’den 1963-64’e ve 1974’e kadar uzanan dönemleri gündeme getiren Kızılyürek, her iki toplumdan da suç işleyenlerin yargılanması gerektiğini savundu. İlk açıklamasında tek bir olay ve tek bir aile üzerinden yaptığı özürden sonra tartışmayı iki toplumun geçmişte yaşadığı acılara genişletmesi dikkat çekti.
BİR TARAFTA ÖZÜR, DİĞER TARAFTA RET
Kızılyürek’in özrüyle başlayan tartışmada tarafların yaklaşımı birbirinden ayrılırken, Anastasia İsak özrü yeterli bulmadığını ortaya koydu; Kızılyürek ise söylemini 1996’nın dışına taşıyarak karşılıklı sorumluluk ve geçmişle yüzleşme vurgusu yaptı. Böylece kişisel bir özür olarak başlayan açıklama, “Geçmişin hangi bölümü hatırlanacak, hangi acılar birlikte konuşulacak?” tartışmasına dönüştü. Kıbrıs’ın geçmişinde yalnızca tek bir toplumun değil, her iki toplumun da ağır bedeller ödediği gerçeği bir kez daha siyasi tartışmanın merkezine geldi.




































