
Güneyde Rum tarafının baskı girişimleri sürerken, kuzeyde “omurga” ve “beyin” tartışması yaşanıyor
İÇERİDE AYRI, DIŞARIDA AYRI KAVGA… Rum tarafının diplomasi, kültür, eğitim ve spor alanlarında Kıbrıs Türk tarafının uluslararası faaliyetlerine yönelik girişimleri tartışılırken, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu arasında çözüm iradesi, omurga, beyin ve mücadele yöntemi üzerinden tartışma meydana geldi.
“OMURGASIZLIK TESLİMİYETİ DAVET EDER”… Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Erhürman’ın Hristodulidis görüşmesi sonrasında yaptığı “çözüm iradesi” vurgusuna sosyal medya paylaşımlarıyla yanıt verdi. Ertuğruloğlu, “Çözüm iradesi, omurgasızlık diye yorumlanmamalı” derken, ardından “Omurgasızlık çözüm yaratmaz, teslimiyeti davet eder” ifadelerini kullandı. Bir başka paylaşımında ise Rum tarafına yönelik sert eleştirisini, “Mümkün olsa ‘adamlar’ teneffüs ettiğimiz oksijeni kesecekler; siz daha neyi görüşüyorsunuz?” sözleriyle dile getirdi.
“OMURGA KADAR BEYİN VE YÜREK DE ÖNEMLİ”… Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise yaptığı kapsamlı açıklamada “omurga” tartışmasına yanıt verdi: “Omurga önemlidir! Ama omurga kadar beyin ve yürek de önemlidir.” Kıbrıslı Türklerin uluslararası toplumla temasını kesmesinin, süreçlerden uzaklaşmasının ve dünyayla bağlarını koparmasının doğru olmadığını savunan Erhürman, Rum tarafındaki politikalarla kuzeydeki bazı yaklaşımların aynı noktada buluştuğunu ileri sürdü.
BU KAVGA KİMİN İŞİNE YARIYOR?… Bir tarafta Kıbrıs Türk tarafının uluslararası görünürlüğünü koruma ve artırma mücadelesi, diğer tarafta bu mücadelenin nasıl yürütüleceğine ilişkin kendi içindeki siyasi ayrışma. Uluslararası alanda Kıbrıslı Türklerin görünür olması için mücadele edilirken, içerideki sert siyasi çatışmanın da aynı hedefe ulaşmayı zorlaştırıp zorlaştırmadığı sorusu gündeme geliyor. Dışarıdan gelen baskılarla mücadele ederken içeride birbirimizi yıpratmak, kimin işine yarıyor?




































